(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3044 E. , 2009/3762 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten so…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3044 E. , 2009/3762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar arsa maliki ... ile diğer davalı ... Konut Yapı Kooperatifi arasında 29.12.1993 tarihinde düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca 294 ada 7 parselde inşa edilen binadaki 4 numaralı bağımsız bölümü 7.9.1995 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile aldığını belirterek adına tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı ..., satış vaadi sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalı ise inşaatın devam ettiğini, kat irtifakı yada kat mülkiyeti kurulmadığından tescil olanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılmıştır. Ancak, dosya kapsamına göre davacı arsa maliki ile yaptığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanmakta olup, arsa malikinin yüklenici sıfatı bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı, dava konusu bağımsız bölümü davalı kooperatiften edinmiş olsa dahi, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1.maddesi kooperatifleri tacir saymamış, “teşekkül” olarak tanımlamıştır. Kooperatifler ortaklarına belirli ekonomik yararlar sağlamak üzere mevcut yararlarını koruma, arttırma amacını taşır. Bu özellikleri gereği de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1.maddesindeki satıcı tanımı içinde düşünmek mümkün değildir. Eldeki davacı, bağımsız bölümü yüklenici-satıcı sıfatı bulunmayan arsa maliki ile düzenlenmiş olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile edinmiş bulunmasına göre uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi kapsamında değerlendirilerek Tüketici Mahkemesinde görülmesi olanaksızdır. Görevli mahkeme dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesidir. Kamu düzenine ilişkin olan görev hususunun resen gözetilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ...’in temyiz itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.