3. Hukuk Dairesi 2025/844 E. , 2025/2967 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2564 E., 2024/2439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/589 E., 2020/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…
**3. Hukuk Dairesi 2025/844 E. , 2025/2967 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2564 E., 2024/2439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/589 E., 2020/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı ... Yapı şirketi arasında adi yazılı şekilde 19.04.2018 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi imzalandığını, taşınmazın satışında davalı şirket yetkililerinin, ... Yapı şirketinin ... Holding bünyesinde bulunan bir şirket olduğunu, yakın zamanda da bu şirketin tamamen davalı ... şirketi altına alınacağını söyleyerek müvekkillerini kandırdıklarını ve sözleşme ile sözleşmede belirtilen senetlerin imzalanması sağladıklarını, davalı şirketlere 295.000,00 TL ödendiğini ve 3 adet emre yazılı senet düzenlendiğini, bu senetlerden 350.000,00 TL'lik senedi ödemek zorunda kaldıklarını, bu sebeple davalı şirketlere toplam 645.000,00 TL ödediklerini belirterek, sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitini, kanuna aykırı olarak düzenlenmiş senetlerin geçersizliğinin tespitini, bugüne kadar ödenen 645.000,00 TL'nin kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ......A.Ş vekili; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu sözleşmenin davalılardan ... Yapı Şirketi ile imzalandığını, müvekkili şirket ile davacılar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Yapı...A.Ş. cevap dilekçesi vermemiştir. 3. Müdahil ... Faktoring A.Ş. vekili; davacının taşınmazı edinme amacını tespit etmeden tüketici olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... Yatırım...A.Ş ile davalı ... Yapı...A.Ş. arasında organik bağ olduğundan 645.000,00 TL'nin davacı tarafa iadesinde her iki şirketin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu, senet keşidecisinin davacı tüketici Muharrem, diğer davacı ...'nin senetlere kefil olduğu, senetlerin nama yazılı değil emre yazılı düzenlendiği, bu senetlerin tüketici olan davacı yönünden geçersiz sayılacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne; davacı ve davalı ... Yapı...A.Ş arasında akdedilmiş olan dava konusu "Düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi" başlıklı adi şekilde yapılmış sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, 02.05.2019 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli, 30.04.2019 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli, 07.05.2018 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli emre yazılı senetlerin davacılar yönünden geçersizliğinin tespitine, 645.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiş; süresi içinde, davalı ... Yatırım...A.Ş. vekili ve fer'i müdahil ... Factoring A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fer'i müdahil ... Faktoring A.Ş. davaya konu senetten etkilenecek konumda olup husumet ehliyetinin olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın konut olması nedeniyle davacının tüketici sıfatında olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, feri müdahil vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil ......A.Ş. vekili; dava konusu bonolardan biri müvekkilinin elinde olduğundan İlk Derece Mahkemesinin müvekkilini kapsayacak şekilde hüküm kurduğunu, davacıların icra dosya borçlusu olduğunu ve müvekkilinin elinde yer alan bononun davacılar açısından geçersizliğine karar verildiğinden müvekkilinin alacağını tahsil etme imkanını tamamen yitirdiğini, istinaf ilamında 83.219,60 TL harcın fer'i müdahil olan müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, ancak fer'i müdahil olan müvekkilinin yargı harçlarından sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkilinde yalnızca 30.04.2019 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bir adet bono olduğunu, müvekkilinin diğer bonolarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkilini tüm dava değeri üzerinden hesaplanan 83.219,60 TL harçtan sorumlu tutmanın doğru olmadığını, somut olayda davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesine dayalı olarak yapılan ödemenin iadesi ve sözleşme nedeniyle verilen senetlerin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Fer'i Müdahale" başlıklı 66. maddesinde; "Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Fer'i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer'i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesinin verdiği ara kararıyla ... Factoring A.Ş.'nin davaya fer'i müdahil olarak kabul ve kaydına karar verildiği anlaşılmaktadır. Müdahale talebinin kabulü halinde fer'i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, HMK'nın 68. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer'i müdahil, yalnız başına kararı istinaf veya temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur. 2. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararının (4) numaralı bendinde, hakkında hüküm kurulmayan fer'i müdahil aleyhine harca hükmedildiği de anlaşılmaktadır. 3. O halde Bölge Adliye Mahkemesince; hükme karşı istinaf yoluna başvurma hakkının, hakkında hüküm tesis edilen davanın taraflarına ait olduğu, fer'i müdahilin hükmü lehine katıldığı taraf ile birlikte istinaf edebileceği, tek başına istinaf talebinde bulunamayacağından fer'i müdahilin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi ve aleyhine harca hükmedilmemesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ve aleyhine harca hükmedilmiş olması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.