10. Hukuk Dairesi 2023/1738 E. , 2023/3497 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2012/269 E., 2015/617 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Mahkemesi kararı davacı kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucu…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1738 E. , 2023/3497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2012/269 E., 2015/617 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Mahkemesi kararı davacı kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava, 04.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkindir. II. CEVAP Davalı ... Petrol Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davanın 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine dayandığını, yasanın işverenin sorumluluğunun işverenin kastı veya mevzuata aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi halinde bulunduğunu, kaza sonrası yapılan incelemeler ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/47 Esas sayılı dosyasında yapılan keşifte verilen bilirkişi raporlarında işverenin gerekli tüm önlemleri almış olduğunun belirlendiğini, olayın oluş şekli itibariyle işverene izafe edilecek bir kusurun olmadığını, işçinin deneyimli bir işçi olduğunu, yüklü vagonla kafese binilmesinin yasak olduğunu bildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, davanın 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince rücuan tazminat davası olduğu, davacı kurum tarafından 04.06.2011 tarihinde meydana gelen işkazası nedeniyle vefat eden sigorta ... 'un hak sahibi davacı... 'a 26.384,39 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığı, olayın meydana gelmesinde davalı işveren şirket Tamer Madencilik Ltd. Şti. 'nin % 75 ve olayda vefat eden birleşen dosyanın davalılarının murisi sigortalı ... 'ın % 12,5 olmak üzere toplam % 87,5 oranında kusurlu olmaları nedeniyle davacı kurumca bağlanan ilk peşin değerli gelirin 23.086,34 TL'sinin davalılardan talep edilebileceği ancak davacı kurumca % 75 kusura isabet eden 19.788,29 TL'nin talep edilmiş olması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ile davalılardan ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, kusura ve hesaba itirazla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, müvekkillerin babası olan ve maden kazasında ölen ...' ın kusuru olduğuna ilişkin hususları kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabulü mümkün olmadığını, ölen kişilerin maden ocağının altında ve su içinde ölü vaziyette bulunduklarını, bilirkişilerin, kaza anında olayı görmüş gibi rapor oluşturduklarını, diğer davalı şirketin, mevzuat ve işin gereği gereken önlemleri almayarak sorumluluklarını ihmal ederek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde tek asli kusurlu olduklarını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 04.06.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun'un 21 inci ve 76 ıncı maddeleridir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21 inci maddesine göre; iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. Diğer taraftan 510 sayılı Kanun'un 76/4 fıkrasında "iş kazası ve meslek hastalığı işverenin kasdı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunda kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" hükmü mevcuttur. Anılan madde ile de aynı şekilde işverenin, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir. Bu yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Diğer taraftan, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Ceza Mahkemesinde verilen kararla kesinleşen maddi olguya dayalı olarak, vefat eden kazalı ... ile davalı ..., ...ve ... murisi ..., mesai saatleri içerisinde maden cevheri taşımakta kullanılan asansöre cevher yüklü vagonla birlikte binmeleri yasak olmasına rağmen binmeleri neticesinde düştükleri, bu kaza neticesinde ölmeleri şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle verilen %25 kusurun her birinin işverene karşı kusuru olup birbirlerinin ölümünden dolayı kusurlarının bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.