21. Hukuk Dairesi 2013/18031 E. , 2013/24076 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düş…
**21. Hukuk Dairesi 2013/18031 E. , 2013/24076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava 03.05.2000 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu sigortalının ölümü nedeniyle eşi ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, 81.264,68 TL maddi tazminatın davacı ... ’e, 59.866,80 TL maddi tazminatın davacı ... ’e, 1.312,04 TL maddi tazminatın davacı ... ’e, 28.455,16 TL maddi tazminatın davacı ...’e, 30.022,76 TL maddi tazminatın davacı ...’e, 128,66 TL maddi tazminatın davacı ... ’e, 412,17 TL maddi tazminatın davacı ... ’e kaza tarihi olan 03/05/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile ödenmesine, davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin reddine, her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/05/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile her bir davacıya ayrı ayrı ödenmesine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin kesinleşen ilamı ile tespit edildiği, hükme esas alınan maddi zarar hesap raporunda davacının emeklilik dönemi de denilen pasif dönem hesabında aktif dönem gelirinin % 70'i oranında gelir elde edebileceği farzolunarak bulunan ücretin esas alındığı anlaşılmaktadır. Dava niteliği itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin olup, bu nitelikteki davalarda (tazminat davaları) haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için (TBK’nun 55. Maddesi ile getirilen düzenleme de dikkate alınarak) Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak hak sahiplerine iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda tazminattan indirilmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine; gelir bağlanması için Sosyal Sigortalar Kurumuna başvuruda bulunması giderek dava açılması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Öte yandan; iş kazalarında maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşup 60 yaşına kadar (aktif)olan dönemde ve 60 yaşından sonra da bakiye ömrüne kadar olan (pasif) dönemde elde edeceği kazançları ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanarak bulunur. Bu hesaplamada pasif dönemde esas alınması gereken ücret ise net asgari ücrettir. Somut olayda, pasif dönem hesabında aktif dönem gelirinin % 70'i oranında gelir elde edebileceği farzolunarak bulunan ücretin esas alınarak hesaplama yapılması ve Kurum tarafından davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirler tenzil edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.