Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 05/07/2019 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin başta Almanya olmak üzere birçok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her an geri çekilebileceği sözü verilerek binlerce Türk Vatandaşı'ndan mevduat toplandığını, söz konusu tahsilatların şirket adın adına çalışan ve şirket temsilcilerince yürütülen temsilciler tarafından yürütüldüğünü, tahsilatların bireylerin parasını her an geri alabileceği ve yüksek oranda kar getireceğinden bahisle belge karşılığı yapıldığını, daha sonra bu belgelerin geri toplandığını, hiçbir şekilde ortaklık ilişkisi kurmak istemeyen bireylere ortaklık durum belgesi, hisse senedi vs. adında derhal istendiği an bununla yatırdıkları paraları yüksek faiziyle geri alabileceğinden bahisle belgeler verildiğini, bireylerin paralarını geri istediğinde ise bu taleplerin reddedildiğini ve şirketlere verdiği paraları hiçbir şekilde tahsil edemediğini, bununla beraber şirketlere para yatıran bireylerin hisselerini SPK'ya aykırı olarak izinsiz olarak halka arz ettiklerini, şirketlerin para toplama işini yasa dışı kurye ve kargolarla yaptığını, ilgili şirket ve yöneticileri hakkında cürüm işlemek amacıyla çete oluşturma vs. suçlarından birçok ceza davaları açıldığını, birçok devlet kuruluşunca davalı tarafın denetlendiğini ve rapor düzenlendiğini, şirketin bu şekilde para toplamasının Bankalar Kanunu, TTK, BK ve diğer kanunların açık hükmüne aykırı olduğunu, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arzının da SPK'ya aykırı ve yasa dışı olduğunu, davalı şirketin bu şekilde hukuka ve yasaya aykırı olarak bütün birikimlerini topladığını ve müvekkilinin yatırdığı parasını geri istemesine rağmen hiçbir şekilde iade etmediğini, müvekkilinin yatırdığı paranın davalı şirketin muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığını ve davalı şirketçe usulsüz olarak ikincil bir muhasebe kaydı tutulduğunu, bu nedenlerle taraflar arasında ortaklık ilişkisinin olmadığının ve müvekkili tarafından davalı şirkete verilen tüm paraların tespitine, şimdilik 2.000,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.