5. Ceza Dairesi 2008/13425 E. , 2011/1943 K. Zorla kaçırma, ırza geçme, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma, aile efradına sui muamele ve çocuk düşürtme suçlarından sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in aile efradına sui muamele ve çocuk düşürtme suçlarını işlediğine ve sanık ...’ın ırza geçme suçuna iştirak ettiğine dair delil yokluğundan, sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin 15 yaşından büyük mağdureyi alıkoyma nit…
**5. Ceza Dairesi 2008/13425 E. , 2011/1943 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırma, ırza geçme, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma, aile efradına sui muamele ve çocuk düşürtme suçlarından sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’in aile efradına sui muamele ve çocuk düşürtme suçlarını işlediğine ve sanık ...’ın ırza geçme suçuna iştirak ettiğine dair delil yokluğundan, sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin 15 yaşından büyük mağdureyi alıkoyma niteliğinde görülerek rıza nedeniyle suçun oluşmadığından bahisle beraetlerine, sanık ...’in eyleminin kül halinde reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile lehe kabul edilen 765 sayılı Yasa hükümlerine göre mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2007 gün ve 2003/160 Esas, 2007/31 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii ve katılan ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Katılan vekilinin mahkemeye vermiş olduğu 19.02.2007 havale tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ... hakkında temyiz isteminde bulunmayıp, 02.04.2007 havale tarihli temyiz dilekçesinde bu sanık yönünden de temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmış olup temyiz istemi bu sanık yönünden süresinde olmadığı gibi mağdurenin 15.01.2004 günlü celsede alınan beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ifade etmesi, yine 09.11.2006 günlü celsede sanıklar ... ve ... hakkında şikayetçi olduğunu ancak kamu davasına katılma talebi olmadığını beyan etmesi karşısında katılmanın hükümsüz kaldığı, asil adına vekilin bu nedenle temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı, sanık ... müdafiin bu sanık yönünden verilen beraet hükümlerinin gerekçesine yönelik temyiz talebi olmadığından temyizde hukuki yararının bulunmaması nedeniyle temyiz istemlerinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık ... hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığın işlediği iddia olunan reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsel ilişkide bulunma suçunun 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemesince değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.