14. Hukuk Dairesi 2011/13025 E. , 2011/13638 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.02.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A…
**14. Hukuk Dairesi 2011/13025 E. , 2011/13638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.02.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır. Davalılar, yetki itirazında bulunmuş, işin esası bakımından da davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, takip yetkili icra dairesinde yapılmadığından bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Belirtildiği üzere dava, icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, icra takibinin Denizli’de yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın da Denizli mahkemelerinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hiç kuşkusuz, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunmasına bağlıdır. Gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse buna bağlı olarak mahkemenin yetkisine itiraz söz konusu ise, mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda icra dairesi yetkili ise çekişmenin esasının incelenmesi, yetkili değilse ortada geçerli icra takibi bulunmadığından şimdiki gibi davayı reddetmesi gerekir (Yargıtay HGK’nun 20.03.2002 tarihli 2002/13 -241 E. 208 K. sayılı İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun 50/1.maddesi hükmüne göre ilamsız icra takiplerinde, HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HUMK m.9). Bunun dışında aktin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HUMK m.10). Ayrıca, taraflar yetki sözleşmesi düzenleyerek yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilir (HUMK m.22). Somut uyuşmazlıkta; davalıların yerleşim yeri takip talepnamesinde belirtildiği gibi Acıpayam ilçesidir. Sözleşmenin icra edildiği yerin ise Denizli olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca taraflar arasında, icra dairesinin yetkisine ilişkin bir yetki sözleşmesi bulunmadığı da çekişmeli değildir. Bunlardan dolayı, yetkili icra dairesi aynı zamanda Denizli İcra Müdürlüğü olup, Acıpayam İcra Müdürlüğünün yetkili olarak kabulüne olanak yoktur. Bütün bu saptamalar doğrultusunda, takip yapılan icra dairesinin yetkili olduğu ve ortada geçerli bir takibin bulunduğu gözetilerek itirazın iptali davasının esasının incelenmesi yerine yetkili icra dairesinin tayininde yanılgıya düşülerek davanın reddolunması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 15.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.