Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle son
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın davalı firmadan alacaklı olduğunu, müvekkili ile davalı firma arasında tedarikçi sözleşmesinin söz konusu olduğunu, davalı www...com internet sitesi üzerinden birtakım malların satışını yaparken davacı müvekkil ise davalıca satış yapılan bu ürünlerden bazılarının tedarikinin sağlandığını, müvekkili yaklaşık 1 asırlık bir firma olarak kırtasiye ürünlerinin üretimi, pazarlama ve satış işleri ile iştigal etmekte ve elliden fazla ülkeye ihracat yaparak ülke ekonomisine de sektörü açısından önemli katkıların sağladığını, karşı yanın takipteki borca itirazının iptali gerektiğini, davalı ile müvekkili arasındaki sözleşme mucibi hesapları cari hesap ile tutulduğu ve davalı sözleşme mucibi yapması gereken ödemeleri sürekli geciktirmesi sözleşmenin 03/01/2022 made hükmüne rağmen ödemelerinde aksamaları sürekli hale getirmesi ile borçluya önelikle Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcunun ödemesi için 16/06/2015 tarihinde ihtar çekildiği ve ekinde cari hesap ekstresi de noter marifeti ile tebliğ edilerek 30.724,05 TL nin ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarname muhataba 19/06/2015 tarihinde tebliğ edildiğini söz konusu keşide edilen ihtarnameden sonra davalı kısmi ödemeler yaparak en son cari hesap bakıyesini 6.726,07 TL rakamına kadar indirgediği ve bu arada hem sözleşme mucibi yapmasaı gereken ödemeleri süresinde yapmayarak sözleşmeye aykırı davarındığı ve hem de sürekli yeni siparişleri vermeye devam ederken kendi edimlerini ifada geikmeye devam ettiğini, müvekilince de ödemeler yapılmadığından siparişlerin haklı olarak yerine getirilmediğini, nihayeten davalının müvekkilince yollanan ihtarnameye sessiz kalması sonucu, daha sonra İstanbul ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile 18/08/2015 tarihinde icra takibine girişildiği, davalı hakkındaki ilamsız takibata girişilirken, meselenin borçlu tarafından da yeterli açıklıkta kavranabilmesi ve borcun kaynağının bilinebilmesi adına taraflara keşide edilen ihtarname sureti de icra dosyasına sunulduğu ve hem de diğer tarafa tebliğ de edildiğini, davalı haklarındaki takibe, edimlerini ifa da hiçbir vakit sebat etmediği sözleşmeye dayanarak sipariş gecikmelerinin gerekçesine dayalı ceza-i şart bahanesine sığınarak va haksız cezai şarta dayalı ve müvekkilice kabul edilmeyen kimi faturalarla borçtan kurtulmaya çabalayarak borçlarının olmadığı içerikli basit, dayanaksız, delildiz itirazda bulunarak takiplerin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı haksız ve kendi edimlerini ifa etmezken işletmeye çalıştığı ceza-i şart müessesesine yasaklanarak bakiye borcunun naktini değil sözleşmeden dayalı fiili bir durum yaratarak kapama kolaylığını seçtiğini, bu hal müvekkili zararına sebbiyet verdiğini, oysa müvekkili taraf ticari defterlerini ve cari hesap ekstrelerini dayanak göstererek hukuki işlemlerin başlatıldığını, müvekkili ile borçlu arasındaki ticari faaliyetten kaynaklı oluşan borcun ödenmemesi için istenen faiz haddinin dahi hukuka uygun iken faiz oranına dahi itirazda bulunulduğunu, halbuki takip tarihinden sonra işleyecek olan %10.50’lik ticari faizinin fahiş görülmesi Merkez Bankası’nın kabul gören faiz oranları karşısında hukuken himaye görebilecek bir hal de olmadığını, aralarındaki ticari faaliyetten ötürü oluşan borca ve borcun ödenmemesi dahilinde hukuken istenebilecek olan ticari faizine itiraz etmekte kötü niyetin göstergesi olduğunu, davacı yanın itirazlarının haklı olup olmadığının dosyaya sunduğu dayanaksız itiraz evraklarına karşın iş bu huzurda açılması zorunda kalınan dava ile anlaşılacak olup bu süreç takibin ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmaya matuf kötüniyetli girişimi olarak kabul edilebilecek bir halin olduğunu, Tazminat Talepleri; davalının yukarıda arz ve izah edilenler dairesinde kötüniyetle hareket ediyor olmasının huzurda açılan dava ile anlaşılması muhakkak olup, müvekkili lehine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere hesap ve taktir edilecek icra inkar tazminatına da mahkum edilmesini talep ettiklerini, muteriz yanın iddiaları takibi geciktirmeye, alacağın tahsilini güç ve hatta ilamsız kılmaya yönelik kabul edilmesini ve yasanın böylesi bir girişim için öngördüğü tazminatına mahkum edilmesi de karşı açısından şüpheye hacet bırakmaksızın gerekli görülmesini, Neticeten; fazlaya dair takip ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla davalı borçlunun, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile yürütülen takipte, icra takibine konu alacağa ilişkin tüm itirazların iptaline, takibin, takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına, karşı yanın borca itirazının kötüniyetli olduğunun açık olmasıyla dosyanın alacağının %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.