Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---------------- müvekkili arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca söz konusu şirkete kredi kullandırıldığını, davalı tasfiye memurunun da sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip borçlu şirket ve kefil hakkında İstanbul 18.İcra Müdürlüğü ----------- ve İstanbul 10.İcra Müdürlüğü ----------- sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğlerinin iade olduğun
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eşinden boşanmış olduğunu, çocukları ile izmitte kirada oturmakta ve evlere temizliğe giderek geçimini sağlamaya çalışan bir bayan olduğunu, boşanmadan önce hem çalışarak ve hem de boşandığı eşinin desteği ile kötü günlerinde kendisi için bir güvence olması amacı ile tasarruf ederek biriktirmiş olduğu 3.886,84 EURO'yu değerlendirmek amacı ile .......na yatmış ve kurum batınca müvekkiline alacağını bir türlü ödemediklerini ve zorda olan durumunu iyice zorlaştırdığını, defalarca ...... kurumundan alacağını almak için gittiğini ve her seferinde eli boş döndüğünü, son olarak 11/05/2011 senesinde, davalı borçlu müvekkiline sözleşme imzalamış ve davalı borçlunun sözleşme ile borcu üstlenmiş olduğunumüvekkilinin de bunu kabul ederek davalıya sözleşme imzalamış olduğunu, davalı müvekkiline karşı borçlu konumuna geçmiş ve tasfiye halindeki ........'ın kendisine ibra ettirdiklerini, müvekkilinin tahsili olmayıp bu tür sözleşmelerden de hiç anlamayan biri olarak ''sana iyilik yapalım bari'' denilmesi üzerine bir an için alacağına kavuşacağını umarak önüne konulan bu sözleşmeyi imzaladığını, davalının borcunun yüklendikten sonra alacaklı müvekkili ile yapmış olduğu söz konusu borcu yüklenmes sözleşmesinden sonra yine sözleşme içerisinde 2 ve 3 sayfalarda davalı borçlunun müvekkiline ödeme planı çıkartmış ve borcunun takside bölerek her bir taksiti vadesi gelince ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, yine müvekkilinin ilk taksidi ödeyeceği 28/01/2012 tarihinden bu yana oyalanmış ve kandırılmış ve bu güne kadar 1 kuruş para ödenmemiş oludğunu, bunun üzerine müvekkilinin artık dayanacak gücünün kalmadığını ve son çare olarak borcu yüklenen davalı borçluya icra takibine geçtiğini, maalesef davalı borçlu sözleşme gereği borcunun ödemek yerine haksız ve kötü niyetli bir şekilde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, sözleşmeye göre davalı borçlunun ikematgahının Pendik olduğunu, icra dosyasından tebligatın da bu adrese yapıldığını, davalı borçlunun borcundan 1 kuruş ödemediği halde kötü niyetli bir şekilde borcum yoktur şeklinde itiraz ettiği için alacağın ve ferilerinin % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.