7. Ceza Dairesi 2009/12646 E. , 2012/1226 K. İhtiyati tedbir kararına muhalefet ve basın yoluyla hakaret suçlarından sanık ... ve arkadaşları hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2007 tarihli ve 2007/160-331 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2008 tarihli ve 200…
**7. Ceza Dairesi 2009/12646 E. , 2012/1226 K.** **"İçtihat Metni"** İhtiyati tedbir kararına muhalefet ve basın yoluyla hakaret suçlarından sanık ... ve arkadaşları hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2007 tarihli ve 2007/160-331 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2008 tarihli ve 2008/313 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.06.2009 gün ve 31464 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2009 gün ve KYB. 2009-154771 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.07.2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; T.C. Anayasasının 37. maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.", 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 3/1. maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.", 4/1. maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.", 5/1. maddesinde "İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.", 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında "Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.", 2. fıkrasında ise "Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.", 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 307/1. maddesinde "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.", anılan Kanunun 308. maddesinde "Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır... 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi " hükümlerinin yer aldığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, 12.07.2007 tarihli, 302 ve 16.07.2007 tarihli, 309 sayı ile Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye, ağır olan suça, suç tarihine ve hükmün konusuna, Yargıtay Kanununun 14. maddesine ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 12.05.2011 tarih ve 2011/1 sayılı kararına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.