10. Hukuk Dairesi 2012/16341 E. , 2013/11279 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılara ait ... diye bilinen…
**10. Hukuk Dairesi 2012/16341 E. , 2013/11279 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, davalılara ait ... diye bilinen işyerinde, bekçilik ve bakım işlerinde kesintisiz çalıştığı halde, bildirimlerinin yapılmadığını beyanla; 2003/5.ay-2010/9.ay arası dönemdeki sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir. Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 5510 sayılı Yasanın Geçici 7. maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” hükmü uyarınca, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeniyle ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmelidir. Bu nedenle, öncelikle davaya konu çalışmanın geçtiği çiftliğe ait tapu kayıtları celbedilerek, taşınmazın kaydi malikleri ve bu anlamda davalıların işverenlik sıfatlarının varlığı usulünce araştırılmalı; sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; bu çalışmalara ilişkin kurum tespitleri(müfettiş ve yoklama memuru raporları,mahalli denetim tutanakları v.s)sorularak celbedilmeli; çalışmanın geçtiği arazinin niteliği,yüzölçümü,kullanım şekli,üzerindeki ağaçların cinsi ve nitelikleri, yapılan tarımın niteliği belirlenmeli, taşınmazın bağlı bulunduğu mahalle muhtarlığından, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve çalışma şekline dair varsa ilgili kayıt ve belgeler celbedilmeli; bu konuda gerekirse ve mümkün olduğu takdirde talebe konu dönemde görev yapan muhtarların bilgilerine başvurulmalı;varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenilen tanık anlatımları ile işbu davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları karşılaştırılarak varsa çelişkiler giderilmeli;davacıyla ilgili tüm işyeri kayıtları davalı işverenden istenilmeli; aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler,komşu işyeri tanıkları re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı;çalışmanın varlığı ve niteliği yöntemince araştırılmalı ve toplanan tüm kanıtlar yeniden değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir Açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.