6. Hukuk Dairesi 2013/10386 E. , 2014/5341 K. MAHKEMESİ : İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2012 NUMARASI : 2012/1374-2012/1486 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,yapı malikinin sorumluluğu kapsamında ödenen rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın zamanaşımı nedeni…
**6. Hukuk Dairesi 2013/10386 E. , 2014/5341 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/12/2012 NUMARASI : 2012/1374-2012/1486 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,yapı malikinin sorumluluğu kapsamında ödenen rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 26.03.2006 tarihinde kiralananın banyo kısmına su bastığını ve alt katta bulunan beyaz eşya dükkanının hasar gördüğünü, müvekkilinin dava ve icra takibi neticesinde hasarı tazmin eden sigorta şirketine ödeme yapmak zorunda kaldığını, kira sözleşmesinin 3. maddesine göre kiracının bu gibi durumlarda kiralayana haber verme zorunluluğunun olduğunu, aksi halde zarardan sorumlu olacağının öngörüldüğünü, kat malikinin yaklaşık 8 ay sonra olaydan haberdar olduğunu,müvekkili hakkında görülen davada alınan raporda su basmasının dairenin banyosundaki taharet musluğu veya sifon ve şofbene giden PVC temiz su borusu tesisatındaki delinme ve çürümeden kaynaklandığı tespitinin yapıldığını, kiralayanın üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen kiracının gereken dikkat, özen ve ihbar yükümlülüğü ile dürüstlük kurallarına aykırı davranışları sonucu yüklü miktarda ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek, 17.546,00-TL alacağın yasal faiziyle tazminine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 01.02.2002 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur.26.03.2006 tarihinde kiralanan taşınmazda meydan gelen su sızıntısı nedeniyle kiralananın alt katında bulunan dükkanda oluşan hasarın tazmini için sigorta şirketi tarafından 13.11.2006 tarihinde yapı maliki aleyhine açılan rücuen tazminat davasında, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2008 tarih ve 2008/333 - 547 sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/6702 esas ,2010/12511 karar sayılı 06.12.2010 günlü bozma ilamı üzerine İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.09.2011 tarih ve 2011/74 -313 sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne 9.060,79 TL.nin 20.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte A.. S..'dan alınarak davacı sigorta şirketine verilmesine karar verilmiştir.Anılan mahkemece verilen ilk karar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından davalı A.. S.. aleyhine 10.04.2009 tarihinde icra takibi başlatılmış, takip borçlusu tarafından 23.06.2011 tarihinde 15.000,00 TL, 30.11.2011 tarihinde 2.547,00 TL ödeme yapılarak icra dosya borcu kapatılmıştır.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 73. maddesinde yer alan düzenlemeye göre “ Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar. ” Somut olayımızda ; Kiraya veren yapı maliki tarafından tazminatın tamamı 30.11.2011 tarihinde ödendiğine göre mahkemece yukarıda yer alan düzenleme gereği davanın süresinde açıldığı gözetilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.