12. Ceza Dairesi 2023/5116 E. , 2024/3779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/77 E., 2015/318 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in mahkumiyetine ilişkin kurulan hükümler, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı t
**12. Ceza Dairesi 2023/5116 E. , 2024/3779 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/77 E., 2015/318 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in mahkumiyetine ilişkin kurulan hükümler, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4.maddelerine göre 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istemleri hakkında hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş olup, Dairemizin 01.12.2022 tarihli tevdii kararı üzerine, kararda belirtilen eksiklikler mahkemesince giderilerek dosya gereği için tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıkların öngöremedikleri bir durumla karşı karşıya kalmaları sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanmadan sorumlu olmadıkları yerel mahkemece eksik değerlendirilmiş olduğuna, Yerel mahkemece sanıklar hakkında tayin edilen cezada kusur durumu eksik değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaştırılarak verilen cezaların hakkaniyete aykırı olduğuna, sanıkların yıkılan binada mülkiyet ortağı olduklarına, binanın yapım aşamasında kendilerinden beklenen gerekli dikkat ve özeni göstermiş olmalarına rağmen bina meydana gelen büyük deprem neticesinde ve diğer binaların sanıkların binasını sıkıştırmasından dolayı çökmüş olduğuna, mahkemece tanık beyanlarını dikkate alınmadan karar verilmiş olduğuna, sanıkların binanın yapımında kullanılan malzemeleri bina yapıldığı tarihte ilçede satılan ve ilçede hemen hemen her binanın yapımında kullanılan kalitesini tahmin etmenin kendilerinden beklenmeyecek derecede olan malzemelerden yapmış olduklarına, Yerel mahkeme kusur miktarını değerlendirirken bu hususu eksik değerlendirmiş olduğuna, yerel mahkemece eksik değerlendirme ile alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesinin hakkaniyete aykırı bir durum oluşturmuş olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ...'nin temyiz isteği; eksik incelemeye, lehe hükümlerin ihlal edilmiş olduğuna, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğine, kusur tespitine, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye mahallesi, Vanyolu Mahallesinde bulunan Örnek Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu sekiz kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, yapılan ölü muayene ve otopsi işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe(depreme) bağlı olarak öldüklerinin belirlendiği olayda; sanıklar ... ve ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahhitleri sanık ...'nin ise binanın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen fenni mesul olduğu olayda; Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekle olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre bina 1990 yılından önce yapıldığı, ancak yapı ruhsatlı istek dilekçesi 31.12.1999 tarih ve 99/248 numaralı yapı ruhsatı, 26.07.2005 tarih ve 2005/25 numaralı yapı kutlanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1997 yılından sonra yapıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında apartmana ait mimari ve statik projelerin bulunduğu ancak elektrik tesisat projesi, statik hesap raporları ile zemin raporunun bulunmadığının tespit edildiği, Örnek Apartmanının yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu, 31.12.1999 tarihli yapı ruhsatı ve 26.07.2005 tarihli yapı kullanma izin belgelerine göre bina, dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 4 normal olmak özere toplam 5 kattan oluştuğu, mimari projeden binanın zemin ve 4 normal kat olmak özere toplam 5 kattan oluştuğu, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde belirtilen zemin ve normal kat yüksekliklerinin, mimari ve statik proje ile uyumlu olduğunun belirlendiği, Örnek Apartmanına ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımının 13.61N/mm2 olarak elde edildiği, karot basınç dayanımlarının 6.50- 20.10N/mm2 arasında değiştiği, bunun da binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, elde edilen ortalama basınç dayanımı, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönelmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı sağlamadığı, yönetmeliğe göre, birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C 20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresinin bulunduğu, Örnek Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporlarına göre, etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, kolon boyutları, sayı ve yerleşim akslarında farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar mevcut olduğunun tespit edildiği, ayrıca proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temelerin zemin emniyet gerilmesi açısından %4'ünün yetersiz olduğu, sonuç olarak dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği, Mahkemece hükme esas alınan 29/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu depremde yıkılan Örnek Apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizlikler olduğu, binaya ait karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda betonunun ortalama basınç dayanımının minimum beton sınıfı olan C 16'yı sağlamaması, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında ve etriye aralığı açısından yetersiz olması, beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar mevcut olması hususlarının yıkım nedeni olarak belirlendiği, buna göre; binanın sanık ...'nin teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen fenni mesul inşaat mühendisi olarak, işin bitimine kadar teknik uygulama sorumluluğunu almayı, gerek malzeme, gerek işçilik yönünden TSE’ye uygun hareket etmeyi 07.04.1999 tarih ve 2649 numaralı noter onaylı taahütname ile taahhüt ettiği, 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanığın fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, Sanıklar ... ve ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahitleri olarak yapımdan sorumlu oldukları halde, gerek etüt ve projelendirme gerekse uygulama ve yapım aşamalarında fenni mesul ile birlikte hareket etmeyerek fen, sanat, sağlık kurallarına, mevzuata ve standartlara aykırı bir yapı ortaya çıkmasında etkili oldukları, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle meydana gelen ölümler nedeniyle sorumlu olduklarının kabul edildiği anlaşılarak yapılan incelemede; IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan ifadesinde şizofreni hastası olduğunu ve doktor raporu bulunduğunu beyan ettiği, UYAP'tan alınan nüfus kayıt örneğinde de sanık ...'in vesayet altına alınmış olduğu ve hakkında kısıtlılık kararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'in atılı bilinçli taksirle öldürme suçuna ilişkin iddia olunan suç tarihinde TCK'nın 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalmaya neden olacak bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı ya da aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca akıl hastalığı derecesinde olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan, bir üniversite araştırma hastanesinin psikiyatri ana bilim dalı başkanlığından ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden cezai ehliyetinin belirlenmesi hususunda rapor alınarak sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik, sanık ... müdafii ile sanık ... Kazancinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... müdafinin ve sanık ...'nin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan Örnek apartmanının tamamen çökmesine ve 8 kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanıklar ... ve sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması, 2-Erciş’de yıkılan birinci derece deprem bölgesinde olan Örnek apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar ... ve sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi, 4-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.