4. Hukuk Dairesi 2011/14563 E. , 2012/17814 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi M. DAVACILAR : ... vdl. vekili Avukat ... Davacı ... vdl. vekili Avukat...tarafından, davalı .... Şti. aleyhine 06/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten son…
**4. Hukuk Dairesi 2011/14563 E. , 2012/17814 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi M. DAVACILAR : ... vdl. vekili Avukat ... Davacı ... vdl. vekili Avukat...tarafından, davalı .... Şti. aleyhine 06/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kum ocağı işleten davalı şirketin, davacının rızası hilafına taşınmazından kum ve toprak alması sonucu taşınmazın kullanılmaz hale gelmesinden dolayı davacının uğramış olduğu zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı şirketin kum ocağının dışına taşarak kendisine ait taşınmazın bir bölümünün zemininden kum ve toprak alıp taşınmazın bir bölümünü kullanılamaz hale getirdiğini ileri sürerek bu zararının tazminini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taşınmazında meydana gelen zararın, çayın debisinin kışın artmasına bağlı olarak toprağın bir kısmının suya dökülmesi sonucu meydana geldiğini, bunda derenin karşısındaki vatandaşın burun yapmasının da etkisinin olduğunu, suya düşen toprak parçasının iddia edildiği kadar olmadığını savunmuştur. Yerel mahkemece, davalı şirketin, davacının rızası hilafına taşınmazından kum ve toprak aldığı kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi gereğince herkes, yasal yöntem ve yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 73. maddesi gereğince de yasada gösterilen ayrık durumlar dışında yargıç, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun olarak çağırmadıkça karar veremez. 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde de "davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği" biçiminde düzenleme getirilmiştir. Yine aynı yasanın 177/2. maddesinde de ıslah dilekçesinin karşı tarafa bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. -/- -2- 2011/14563-2012/17814