T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/28 Esas KARAR NO: 2026/320 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 2025/1236 D.İŞ Esas, 05/11/2025 tarihli ek karar DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/28 Esas KARAR NO: 2026/320 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 2025/1236 D.İŞ Esas, 05/11/2025 tarihli ek karar DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talebinde bulunan vekili; Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralanan emtianın taksitleri yönünden 8 adet senet aldıklarını, senetlerin sıra senedi olduğunu, bu nedenle biri ödenmeyince kalan senetlerin muaccel hale geldiğini, 16/05/2025 tarihli ilk vade tarihli 2 senedin ödenmemesi ile tüm senetlerin muaccel hale geldiğini, 8 adet senedin toplamının 4.304.287,10 TL olması nedeniyle bu bedel üzerinden ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ HACİZ KARARI: İlk derece mahkemesinin 29/09/2025 tarihli ihtiyati haciz kararında;''...İhtiyati hacze dayanak edilen senetlerin tamamı 02/05/2024 tarihinde tanzim edilmiş olup, vadesi ilk gelen 16/05/2025 tarihli olan 2 adet senedin hiçbirinin ödenmediği, bu nedenle diğer senetlerinde muaccel hale geldiği iddia edildiğinden ve senet asıllarının halen talep edenin elinde olması nedeniyle alacağın kuvvetle muhtemel olduğu görülerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, söz konusu senetlerde borçlu olan......Limited Şirketi ile kefil sıfatıyla yer alan ... ve ... Limited Şirketinin de senetlerden dolayı senet bedelinden sorumlu oldukları nazara alınarak 4.304.287,10 TL alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere; itiraz edenlerin aleyhine %15(645.643,06TL) teminat karşılığında talebin kabulüne" karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraflar vekili itirazında; tacir olan müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olmadığını, sözleşmedeki yetki şartı gereği mahkemenin yetkisiz olduğunu, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkiller ihtar edilmeden henüz muaccel olmayan bonolar hakkında da ihtiyati haciz kararı verildiğini belirterek ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ KARARI: "...Yetki sözleşmeleri tacirler arasında yapılması halinde geçerli olup; senedin taraflarının ihtiyati haciz isteyen şirket ve aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen şirket olduğu, onlar yönünden geçerli olduğu; ancak kefalet durumunda, borcun tarafları tacir olur ve yetki düzenlemesi bulunur ise o borca kefil olan ve tacir olmayan şahıs için de yetki sözleşmesi bağlayıcıdır. Bu TTK'da düzenlenen ''teselsül karinesinde'' kaynaklanmaktadır. Bu nedenle itiraz eden ... de yetki sözleşmesinden faydalanabilecektir. Senetler üzerinde yer alan yetki düzenlemesi alternatif bir yetki düzenlemesi olmayıp; İstanbul Mahkemesi yönünden tek mahkemeye yönelik bir düzenleme olduğu için mahkememizce yetki itirazının yerinde olduğu; İstanbul Mahkemelerinden kastın Çağlayanda kurulu bulunan İstanbul Adliyesindeki Mahkemeler olduğu, senet tarihi itibari ile HMK hükümlerine tabi olunacağı, HMK gereği yetki sözleşmesi düzenlendiğinde diğer mahkemelerin yetkilerinin sona ereceği; ihtiyati haciz istemlerinde mahkemenin YETKİ İNCELEMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI, İİK'nunda yetki itirazının tahdidi olarak sayılan "ihtiyati hacze itiraz" sebepleri içerisinde yer alması sebebi ile ancak yetki itirazı ileriye sürüldüğünde incelenebileceği; ileriye sürüldüğü ve yerinde görüldüğü sebebi ile yetkisiz olan mahkememizde verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına" Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Talep eden vekili istinaf isteminde özetle;takibe konu edilen senetler, finansal kiralama sözleşmesi için alınan ödeme senetleri olduğunu, sözleşmenin 35. maddesinde “işbu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkların çözümünde istanbul çağlayan mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğunu iş bu sözleşmeye taraf olan kişiler kabul ederler. bu mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılınması kiralayan’ın (sözleşmede kiralayan ...) isterse kendi ikametgahının veya kiralananın ve değerlerinin bulunduğu yerdeki mahkeme ve icra dairelerine başvurmasına veya takip yapmasına engel teşkil oluşmaz. taraflar şimdiden bunu kabul eder.” hükmü kurulduğunu, İİK'nun 50/1.maddesi uyarınca para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK'nın 447/2. Maddesi atfıyla aynı kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağını, takip dayanağı akdin yapıldığı yer icra dairesi de yetkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan yetki sözleşmesi maddeleri hem de genel yetki kuralları incelendiğinde yetki itirazının kabulü kararın hatalı olduğunun görüleceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Talep ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati hacze yetki yönünden itirazın kabulüne ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.YHGK'nun 2017 /(13) 3-1991E, 2020/803 Karar sayılı 21.10.2020 Tarihli kararı; "...Kanun’un 17. madde hükmüne göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinin söz konusu olmaması kaydıyla ve (HUMK düzenlemesinde bu yöne ilişkin ayrım bulunmamaktayken) yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri yetki sözleşmesi yapabilir ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava ancak sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir. HMK’nın 17. maddesinin “Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” şeklindeki ikinci cümlesi hükmüne göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin, kanunda bu tabir kullanılmamış ise de münhasır yetkili mahkeme olacağı kabul edilmelidir. Münhasır yetki sözleşmesinden kasıt, tarafların yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede dava açılamaması üzerinde anlaşmalarıdır. Görüldüğü üzere, HUMK hükümlerinden farklı olarak HMK uygulamasında, taraflar salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırabilmektedirler. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yetki sözleşmesinde bunu ayrıca belirtmek zorundadırlar." şeklindedir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 35. maddesinde “..."Bu mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılınması kiralayanın isterse kendi ikametgahının veya kiralananın ve değerlerinin bulunduğu yerdeki mahkeme ve icra dairelerine başvurmasına veya takip yapmasına engel teşkil oluşmaz." şeklinde ayrıca düzenleme de yer almaktadır. Bu durumda karşı tarafların adresinin Anadolu adliyesinin yargı çevresinde olduğu dikkate alınarak karşı taraf vekilinin ihtiyati hacze yetki yönünden itirazının reddi ile esasa ilişkin itirazların incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, karşı tarafların ihtiyati hacze "esas yönünden itirazlar hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmakla" bu husustaki itirazın incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu ....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/...... D.İŞ Esas sayılı ve ......11.2025 Tarihli ek kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3, 353/1-a- 6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yargılamaya devam olunmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde ihtiyati haciz talep edene iadesine, 5-İstinaf aşamasında haciz talep tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 315TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.998,10TL'nin karşı taraflardan alınarak talep edene verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/02/2026