1. Hukuk Dairesi 2012/9441 E. , 2012/12671 K. "" MAHKEMESİ : KAYNARCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan R... K... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil …
**1. Hukuk Dairesi 2012/9441 E. , 2012/12671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYNARCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/03/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan R... K... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı A...'im miras bırakan K... K...'In oğlu olduğu, davalı R...'in keza oğlu A...'nin kızı olduğu, murisin 187 parseli davalı A...'ye, 172, 185, 1246, 1266, 1194, 1207, 1233, 1236, 1258, 1262, 1272, 2725 parselleri ise 30.120.2005 tarihinde resmi akitle davalılardan R...'e satış suretiyle temlik ettiği, çekişmeli 1236, 1266 parsellerin ise kadastro tesbiti sırasında davalı R... adına senetsizden tespit ve tescil edildiği görülmektedir, Davalılar, miras bırakanın davacıya da taşınmaz devrettiği bildirmek suretiyle paylaştırma (denkleştirme)savunmasında bulunmuşlardır. Ne var ki, mahkemece bu husus kayden araştırılmadığı gibi savunma üzerinde de durulmamıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.