T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1283 KARAR NO : 2026/31 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında çimento alım satımına ilişkin anlaşma yapıldığı, bu anlaşma gereğince davalı şirketin söz konusu malları m…
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1283 KARAR NO : 2026/31 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında çimento alım satımına ilişkin anlaşma yapıldığı, bu anlaşma gereğince davalı şirketin söz konusu malları müvekkili şirkete teslim etmesinin gerektiği, davalı şirkete mal karşılığı olarak avans çeki verildiği, ancak bahse konu işbu avans çeki karşılığında davalının edimini yerine getirmediği ve fatura dahi mevcut olmadığı, çekin vadesinin gelmesi nedeniyle halihazırda davalının çeki tahsil etmeye çalıştığı, müvekkilinin olmayan bir borcu ödemesine ve mağduriyet yaşamasına yol açabileceği, anlaşma gereğince müvekkilinin edimlerini yerine getirdiği ancak davalının edimlerini yerine getirmediği, bu kapsamda davaya konu çekin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla haksız icra takibini önlemek amacıyla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davaya konu çekin ödenmemesi yönünde ilgili bankaya müzekkere yazılmasına ve çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesine eklenen 5/A maddesiyle "Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. 6325 Sayılı kanuna eklenen 18/A- maddesiyle ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmişse arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereğini yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkartılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yukarıda belirtilen bu yasal düzenlemeler kapsamında 05.04.2023 tarihli ve 32154 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 Sayılı "İcra Ve İflas Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31.maddesinde "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." şeklinde yasal düzenleme mevcuttur. Mahkemece dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 Sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 30.12.2025 tarihli ara kararıyla "Dosyanın incelenmesinden davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekine 6325 Sayılı Yasa' ya eklenen 18/A-2 maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini eklemediğinden, davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak, davadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş ise arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini tebliğden itibaren geçerli olmak üzere 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi halde TTK 5/A maddesine göre dava şartı yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına" şeklindeki ara karar kapsamında davacı vekiline ihtaratlı tebligatın 04.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 11.01.2026 tarihli dilekçe ile arabuluculuk başvuru formunun sunulduğu, ancak arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edildiği, ancak işbu davanın 30.12.2025 tarihinde saat 14:21'de açılmış olduğu, davacı tarafça sunulan dilekçe ile arabuluculuk sürecinin ise 30.12.2025 tarihinde saat 17:46 itibariyle başlatılmış olduğu, yukarıda anlatılan yasal düzenlemeler karşısında arabuluculuk dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı anlaşıldığından işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verme gereği doğmuştur. (İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas , ... Karar, ... Esas, ... Karar, ... Esas, ... Karar, İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar kararı, İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı, İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 6102 Sayılı TTK'nın 5/A-1 maddesi ve 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi gereğince Arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafça başlangıçta yatırılan 29.885,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.153,63 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerine bırakılmasına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının davacı tarafa iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/01/2026 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı