Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/183 E. , 2024/3848 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/183 Karar No : 2024/3848 Temyiz İsteminde Bulunanlar : I- (Davacı) ... Mağazacılık Alışveriş Merkezleri ve Beyaz Eşya, Mobilya, Tekstil, Gıda, Tarım, Hayvancılık, İnşaat, Nakliye, Turizm, İthalat, İhracat Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. ... II- (Davalılar) 1- ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlı…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/183 E. , 2024/3848 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/183 Karar No : 2024/3848 Temyiz İsteminde Bulunanlar : I- (Davacı) ... Mağazacılık Alışveriş Merkezleri ve Beyaz Eşya, Mobilya, Tekstil, Gıda, Tarım, Hayvancılık, İnşaat, Nakliye, Turizm, İthalat, İhracat Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. ... II- (Davalılar) 1- ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... Diğer Davalı : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av. ... İstemin Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:... , K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce tarafların, davacı tarafından davalıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davanın diğer taraflarınca savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü: Dava, ... Alışveriş Merkezi içindeki davacı şirkete ait işyerinin 04/07/2012 gününde Samsun ilinin genelinde yağan aşırı yağışlar sonrasında İncirli Deresinin taşması üzerine hasar görmesi nedeniyle oluştuğu öne sürülen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL (ıslah sonrası 645.924,04 TL) maddi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve K:... sayılı kararda; davacıya ait işyerinde meydana gelen zararda davalı idarelerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için ayrı bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, aynı olaya ilişkin dava dışı bir sigorta şirketinin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasıyla ... AVM'nin yapımcısı şirket ile davalılar aleyhine açtığı davada, yaptırılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda; AVM müteahhidiyle birlikte davalıların ortak kusurlu olduğunun çeşitli yönleriyle irdelenerek ortaya konulduğu, bu raporda yer alan tespitler değerlendirildiğinde; yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlama amacına aykırı biçimde, davalı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Canik Belediye Başkanlığı tarafından dere yatağında plan değişikliği yapılarak bahse konu alana ticaret fonksiyonu verilmek suretiyle büyük bir nüfus artışı sonucunu doğuracak biçimde yerleşime açıldığı halde taşkın riskine yönelik hiçbir tedbirin öngörülmediği, söz konusu mahalde yapılacak alışveriş merkezi için yapı ruhsatı verilirken İncirli Deresinin ıslahı anlamında yeterli düzeyde gerekli önlemin alınmadığı, alışveriş merkezi yapımı sırasında derenin üzerinin müteahhit şirket tarafından kapatıldığı, bu durumun idarelerce görüldüğü ve bilindiği halde ... Alışveriş Merkezine yapı kullanma izni verildiği, önerilen ıslah projesinin eksik ve hatalı inşa edildiği hususları dikkate alındığında, alışveriş merkezinin yapımcı şirketi, Canik Belediye Başkanlığı ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının söz konusu sel olayının meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu olduğu, bu idarelerin ve şirketin fiil ve faaliyetlerinin içiçe geçmiş olması ve birbirini tetikler nitelikte olması hususları da göz önüne alınarak, Canik Belediye Başkanlığı'nın 1/3, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 1/3, alışveriş merkezi yapımcı şirketin 1/3 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, sel nedeniyle oluşan ve takdir komisyonu tarafından Altınyıldız-Beymen markalı ürünler ile hasarlı dekorasyon için belirlenen 645.924,04 TL miktarın kusurları oranında Canik Belediye Başkanlığı ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığından tahsil edilerek davacıya verilmesi gerektiği, öte yandan, davacı tarafından sorumlu ve kusurlu olduğundan bahisle davalı konumda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü de gösterilmiş ise de, sel hadisesinin yaşandığı İncirli Deresinin genel ıslahının Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, yaşanan yoğun yağış nedeniyle alışveriş merkezi dışında İncirli Deresi üzerinde başkaca bir taşkın olayı meydana gelmediği, taşkın olayının ... Alışveriş Merkezinin olduğu noktada yaşandığı, söz konusu mahalde ise davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün herhangi bir ıslah görevinin olmadığı görüldüğünden, bahse konu olayda anılan idarelerin kusurlu ve sorumlu olmadığı sonucuna varılarak, davanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü açısından reddi gerektiği gerekçesiyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile tazminat isteminin alışveriş merkezi yapımcısı şirketin kusuruna isabet eden 215.308,01 TL'lik kısmı yönünden reddine, Canik Belediye Başkanlığı ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı bakımından ise kabulü ile kalan 430.616,02 TL zararın davalı Canik Belediye Başkanlığı ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinin 03/04/2017 tarihli ve K:2017/2277 sayılı kararı ile; davacı şirkete ait işyerinin, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunup-bulunmadığı hususunun anlaşılamadığı; söz konusu ruhsat ve/veya izinlerin bulunmamasına karşın davacının davalı idareler tarafından sunulan kamu hizmetlerinden faydalandığının anlaşılması halinde davacının olay nedeniyle meydana gelen zararın tamamına katlanmasını beklemenin davalı idarelerin yürüttüğü hizmetten kaynaklanan sorumluluğunun yok sayılması anlamına geleceğinden ve bu durum Anayasaya, hukukun genel ilkelerine, hakkaniyete uygun olmayacağından davacının da zarar doğuran fiile katkısı nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği belirtilerek "oluşan zarardan, dere yatağında yerleşime müsaade eden ve taşan derenin bakımı ve yağmur sularının tahliyesi konusunda Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile birlikte sorumluluğu olan davalılar Samsun Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin ve İncirli Dere'nin ıslahı sırasında Canik Belediyesinin hazırladığı derivasyon tünelinin uygun olduğunu onaylayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün hizmet kusuru nedeniyle birlikte sorumlu olması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da özellikle imar planlarıyla ilgili olarak yürüttüğü bir kamu hizmetinden kaynaklanan hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının ortaya konulması ve tespiti halinde davalı konumunda bulunmayan anılan idarelerin de hasım mevkine alınması suretiyle, belirtilen olaya ilişkin olarak tüm Mahkemelerce yaptırılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporları da gözetilerek, ilgili idarelerin kusur durumlarının birlikte değerlendirileceği yeni bir bilirkişi raporuyla bulunacak kusur oranları çerçevesinde ve davacının gerçek zararının araştırılması sonrasında, (maddi zararların ispatlanması ve polis, itfaiye tutanakları ile olay yeri görüntüleri gözetilip, makul görülenlerin belirlenmesi sağlanarak) bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda anılan gerekçelerle tazminat isteminin yalnız dava açılan idarelerin ikisi yönünden ve kusur oranıyla ilgili resen değerlendirme yaparak kısmen kabul-kısmen reddine karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İdare Mahkemesince bozma kararına istinaden 07/02/2022 tarihinde gerçekleştirilen keşif sonucu düzenlenen 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin dava dışı bir şirketten münhasıran sözleşmede belirlenen marka malları satmak üzere 08/06/2012 tarihli sözleşme ile kiraladığı ... (Tapu kaydında ... Mah), ... Sokak, No.... ... AVM ... Blok BZ ... nolu bağımsız bölümlere ilişkin ... tarihli ve ... sayılı yapı ruhsatı ile ... tarihli ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu, Çarşamba Vergi Dairesince düzenlenmiş iş yeri vergi levhası olduğu, işyeri açma ruhsatının ise olmadığı, 04/07/2012 tarihinden bir gün öncesi sele maruz kalan iş yerinde 40.713,71 TL tutarında emtianın olduğu, şirket merkezi adresine düzenlenmiş 318,391,90 TL tutarlı ... Marka emtianın da dahil edilmesi halinde bu miktarın 359,105,61 TL olacağı, işyerinde hesaplanan tutarların %1,12 oranında (485.724,61/491.227,05) sağlam mal/emtia olduğu, 40.713,71 TL için (40.713,71 TL x %1,12) 455,99 TL eksiği ile 40.257,71 TL tutarında malın zayi olduğu, toplam emtia zararının 355.083,62 TL olduğu, davacı vekilinin dosyaya sunduğu demirbaş ve dekorasyon faturalarının tutarının 237.998,73 TL olduğu, bir kısım demirbaşın ve dekorasyonun ise zarar görmediği, davacının 160.199,43 TL demirbaş ve dekorasyon zararı olduğu, buradan toplam talep edilebilecek zararın (40.257,71 + 160.199,43) 200.457,14 TL olduğu, Şube adına tanzim edilmiş ... Marka ürünlerin de selden bir gün öncesi envantere dahil edilmesi halinde davacının toplam zararının (355.083,62 +160.199,43) 515.283,05 TL olduğu" yönünde kanaat bildirildiği; bilirkişilik görev sınırları gözetildiğinde bilirkişilerce kusur ve kusur oranına ilişkin değerlendirme yapılamayacağının belirtildiği görülmektedir. ... İdare Mahkemesince kusur değerlendirmesi içermeyen bilirkişi raporunda yer alan tespitler çerçevesinde Canik Belediye Başkanlığı, SASKİ Genel Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının söz konusu sel olayının meydana gelmesinden sorumluluğu bulunduğu ve Canik Belediye Başkanlığı'nın 1/3, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 1/3, SASKİ Genel Müdürlüğünün 1/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne yönelik kısmı yönünden reddine, Canik Belediye Başkanlığı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve SASKİ Genel Müdürlüğü yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 515.283,05 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı, SASKİ Genel Müdürlüğü ve Canik Belediye Başkanlığı'nca kusur oranlarına göre davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 130.641,00 TL maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletilmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün kurulduğu" belirtilmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin (b) bendinde; "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", (d) bendinde; "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış, 25. maddesinde de; "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." ve Ek 5. maddesinde, "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır" kurallarına yer verilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7/r maddesinde; "Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak." büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/e maddesinde; müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmenin; kaynak sularını işletmek veya işlettirmenin, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında olduğu belirtilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31 ve 32. maddelerinde kullanma izni alınmamış yapılar ve ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinde; taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek, DSİ'nin görevleri arasında sayılmıştır. Müşterek heyetçe verilen bozma kararında DSİ Genel Müdürlüğü'nün olaydan sorumluluğu tespit edilmesine rağmen bozma kararı doğrultusunda karar verdiğini belirten Samsun 1. İdare Mahkemesince DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verildiği, davaya konu işyerinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı hususu gözetilmeksizin sorumluluk atfedilen idarelerin kusur oranlarının resen belirlendiği; polis, itfaiye tutanakları ile olay yeri görüntüleri gözetilip, makul görülenlerin belirlenmesi sağlanarak davacının gerçek zararının araştırılması gerekirken, bu hususta bir araştırma yapılmadığı gibi Mahkemece uygun görülmesi halinde şirketin Samsun ili, Çarşamba ilçesinde bulunan merkez adresine düzenlenmiş "... Marka" emtianın da zarar kalemine dahil edilebileceği ve bu halde davacının toplam zararının 515.283,05 TL olacağına yönelik ifadelerin de yer aldığı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Öte yandan; UYAP üzerinden yapılan araştırmada, ... AVM içinde bulunan başka bir iş yerinde meydana gelen zararın tazmini istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada -bozma kararı sonrasında E:... sayılı dosyada- Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ve "Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın % 30, DSİ’nin % 20, Canik Belediyesi'nin % 40, SASKİ Genel Müdürlüğü’nün % 10 kusurlu olduğu"na yönelik görüş ve kanaat içeren 12/10/2018 tarihli rapor hükme esas alınıp sel tarihinde işyerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmaması sebebiyle davacının da %50 oranında müterafik kusuru olduğu gerekçesiyle verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kararın Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairesinden oluşan müşterek heyetçe verilen 06/07/2020 tarihli ve K:2020/3146 sayılı kararla onandığı, 21/06/2021 tarihli ve K:2021/3294 sayılı kararla da karar düzeltme isteminin reddedilerek kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, hizmet kusuru bulunan idarelerin tespiti ve olaydaki kusur sorumluluklarının oranı yönünden yukarıda yer verilen dava dosyasında yer alan bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, kesinleşen yargı kararında diğer davanın davacısına atfedilen kusur oranının bakılmakta olan işbu davanın davacısı yönünden de aynı olduğu anlaşıldığından, Mahkemece yeniden bir karar verilirken davacının %50 oranındaki müterafik kusuruna denk gelen miktar düşüldükten sonra kalan kısmın davalı idarelerce kusurları oranında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.