4. Hukuk Dairesi 2022/3242 E. , 2024/9707 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2021/1053 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı sonrasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Tic. A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle
**4. Hukuk Dairesi 2022/3242 E. , 2024/9707 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2021/1053 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı sonrasında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Tic. A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ... Tic. A.Ş. ve fer'i Müdahil Samsun Su ve Kanalizasyon İdaresi adlarına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 04.07.2012 tarihinde Samsun'da meydana gelen kuvvetli yağış neticesinde müvekkili Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.'ye İş Yeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin ... alışveriş merkezinde büyük hasar meydana geldiğini, eksper tarafından düzenlenen 22.08.2012 ve 16.10.2012 tarihli raporlarda sigortalı işyerinde 586.471,00 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, sel hasarından sonra Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/58 D. İş sayılı dosyası ile tüm hasarların meydana geldiği mahallelerde delil tespiti yapılmış olup, inşaat mühendisi, çevre yüksek mühendisi, mimar, jeoloji yüksek mühendisi bilirkişi heyeti tarafından dosyaya bilirkişi raporu sunulduğunu, bilirkişi raporunda tüm Samsun genelinde ... Alışveriş Merkezinde Gülsan ve Eski Sanayi Sitesindeki işyerlerinde TOKİ Konutlarında bulunan mesken ve iş yerlerinde meydana gelen hasarlarla ilgili olarak; davalı şirketler ile birlikte DSİ, Samsun Büyüşehir Belediyesi ve Canik Belediyesinin kusurlu bulunduğunu, ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/14389 sayılı soruşturma dosyası açılmış olup, yine hasarın ve ölüm vakalarının meydana geldiği mahallelerde mimar, jeoloji yüksek mühendisi, çevre yüksek mühendisi, inşaat mühendisi bilirkişi heyetince ayrı bir rapor sunulduğunu, bilirkişi raporunda Mert Irmağı havzasında sel kapanı bulunmadığı ve bu ırmak üzerinde sel olayının yaşanmasının nedeninin davalı kurumlarca açıklanması gerektiğini, ... alışveriş merkezindeki hasarların sebeplerinin dereyatağına imar ve iskan ruhsatı verilmesinden dolayı Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Canik Belediyesi ile proje sahiplerine ait olduğunu belirtip fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 586.471,00 TL'nin (150.000,00 TL için 12.09.2012 ve 436.471,00 TL için 29.11.2012) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... Tic. A.Ş. ve ... San. Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiğini, husumete ilişkin itirazlarının bulunduğunu, Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/58 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirkete yüklenen herhangi bir kusur bulunmadığını, ... AVM içerisinden geçen İncirli Deresi ile ilgili DSİ Bölge Müdürlüğünün görüşleri ile Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı SASKİ Genel Müdürlüğü'nden onay alındığını, müvekkilinin işletmecisi olduğu ... AVM'ye yasal mevzuata uygun inşaat ruhsatı verildiğini, ruhsata ve projelere uygun inşaat yapıldığından yapı kullanma izin belgesi verildiğini, keza Samsun Valiliğinin 11.07.2012 tarihli yazısında, sel ve verdiği zararlarla ilgili Valilik tarafından tespitlerin yapıldığını, sel ve zararlardan kurumların sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin 17.06.2015 tarih 2014/629 Esas 2015/572 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararı davalı ... Tic. A.Ş. vekili ile feri müdahil Samsum Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 05.10.2020 tarih 2019/867 Esas 2020/5053 Karar sayılı ilamıyla ''Davacı tarafın aynı zarar için, zararın meydana geldiği yapıyı inşa eden davalı ...'ye yapım izni veren, yapıyı yeterince denetlemeyen ve hizmet kusuru olduğu iddia edilen idareler (eldeki davada fer'i müdahil olan) aleyhine de idari yargıda dava açtığı; idareler aleyhine açılan dava hakkında idari yargıda verilen kabul kararının bozulduğu; idari yargıda verilen bozma kararında, yapıya ilişkin yapım izni ile kullanım belgesini veren idarelerin zarardan sorumlu olup olmadıkları ve zarar ile idarelerin eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmanın yetersiz bulunduğu; sigortalı işyerinin bulunduğu ana yapıyı inşa eden- işleten davalıların, idareler tarafından verilen izin ve onaylara bağlı olarak yapıyı inşa ettiği ve işlettiği dikkate alındığında; idareler yönünden yapılacak illiyet bağına ilişkin araştırmanın, eldeki davanın davalılarının durumunu da etkileyeceği gözetilip, idari yargıda süren davanın sonuçlanmasının beklenmesi, orada yapılacak tespitler ve verilecek karar dikkate alınmak suretiyle, davalıların hukuki durumlarının takdir edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; davacı tarafın aynı alacak için hem idari yargıda hem de adli yargıda eldeki davayı açıp alacak talebinde bulunduğu, iki ayrı yargı kolunda açılan davalar sonunda alınacak kararlar ile aynı alacağın iki kez tahsili ihtimalinin bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, idari yargıda verilen hükümle tahsilde tekerrür oluşturmayacak biçimde tazminatın hüküm altına alınmayışı da doğru olmamıştır'' gerekçeleriyle bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerek bozmadan önce ve gerekse bozmadan sonra alınan bilirkişi raporlarında, AVM'nin maliki ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ayrıca bu dosyadaki fer'i müdahil ve ihbar olunan ..., ..., ... ve dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de olayda ihmallerinin bulunduğu belirlenmiş olup, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağından tarafların olayın meydana gelmesinde ne oranda kusurlu olduklarının bir önemi bulunmadığı, bozmadan önceki kararda da AVM'yi işleten ...ile AVM'nin maliki ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin birlikte sorumluluklarına hükmedildiği, davalı ... Tic. A.Ş. birlikte sorumluluğa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyip reddedildiği, bu nedenle hasardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği, Yargıtay (kapatılan)17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı sonrası Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 2017/803 Esas 2019/186 Karar sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklendiği, bu dosyada dava konusu işyerine ait işyeri açma çalıştırma ruhsatının sigorta sözleşmesinin imzalandığı tarihte ve en geç rizikonun gerçekleştiği 04.07.2012 tarihi itibariyle mevcut olmaması sebebiyle davacının sigortalısının ağır kusuru sebebiyle tazminat talebi reddedilmiş ise de, her iki yargı kolunda zarar ve sorumluluğa dolayısıyla illiyet bağına ilişkin yapılan değerlendirmede dikkate alınan unsurlar birbirinden farklı olmakla TBK'nın 69. maddesi kapsamında İdare Mahkemesince davacının sigortalısının ağır kusuruna ilişkin tespitlerin kabulünün mümkün görülmediği, İdari Yargı gibi poliçenin geçerli olmadığı değerlendirmesi yapıldığı ancak ''alacağın temliki'' hükümlerinin uygulanması ile sonuca gidildiği, buna göre; davanın kabulü ile; 586.471,00 TL'nin; 150.000,00 TL'lik kısmının 12.09.2012 tarihinden, 436.471,00 TL'lik kısmın 29.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Ticaret A.Ş vekili ile feri müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; taraf oldukları pek çok dosyada çelişkili kararlar verildiğini, sigortacının kanuni halefiyetinden söz edilebilmesi için öncelikle geçerli bir sigorta sözleşmesinin olması gerektiğini, dolayısıyla sigorta tazminatı ödemesinin geçersiz ve yürürlükte olmayan bir sigorta sözleşmesine dayalı olarak yapılmış olması durumunda sigortacının kanuni halefiyetinden söz edilemeyeceğini, davacı ... tarafından davalı ..., SASKİ Genel Müdürlüğü, ... ve ...'na karşı açtığı Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 2017/803 Esas sayılı dosyasında sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayan bir işyeri hakkında poliçe düzenlemiş olması sebebiyle ağır kusurlu olduğu ve bu ağır kusurun idarelerin kusurlu eylemleri ile zarar arasındaki illiyeti kestiği gerekçesi ile davanın reddedildiği, kararın taraflarca temyiz ve karar düzeltme sonucu kesinleşmiş olduğu, anılan İdare Mahkemesi dosyasında verilen kararda; sigorta şirketinin olay tarihi itibariyle işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayan bir işyeri hakkında poliçe düzenlemiş olması, bir başka anlatımla sigortacının sigortaladığı işyerinin kanunen bulunması gereken ruhsatlar ve/veya izinlerine ilişkin bir araştırma yapmaksızın sigortalaması basiretli bir tacir gibi hareket etmemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu ve bu ağır kusurun idarelerin kusurlu eylemleri ile zarar arasındaki illiyeti kestiği gerekçesi ile aynı konuda aynı zarar için açılan tam yargı davasının reddedildiğini, kaldı ki temyiz öncesi dosyaya sunulan 12.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda hukuk bilirkişi "davalı ... A.Ş'nin gerek AVM'nin yapımında ve gerekse AVM içerisinden geçen İncirli Deresinin ıslah projesinin yapılması ve projenin uygulanması aşamasında herhangi bir katkı ve etkisi bulunmadığının dosya kapsamına göre sabit olması nedeniyle, bu bağlamda kendisine affedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı" kanaatine varıldığı, yine temyiz sonrası celebedilen 11.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda da davalı ... Turizm ve Yönetim Hizm. Tic. A.Ş. yönünden bir kusur tespiti yapılmadığını, davalı ... Turizm ve Yönetim Hizm. Tic. A.Ş. yönünden kusuru hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber yerel mahkemece müterafik kusurla ilgili indirim yapılmamasının da hatalı olduğunu, ayrıca Yargıtay'ın kanuni halefiyet koşullarının gerçekleşmemesi halinde alacağın temliki hükümlerine göre karar verilmesi gerektiği yönündeki içtihadının uygulanabilmesi için öncelikle TBK'nın 183 vd. maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğini, temlik edilmeyen bir alacak hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Feri Müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde, meydana gelen zarar ile kurum tarafından gerçekleştirilen kamu hizmeti arasında nedensellik bağı bulunmadığını, zarara aşırı yağışın neden olduğunu, yağış miktarının doğal afet niteliğinde olduğunu, meydana gelen olay nedeni ile pek çok tazminat davası açıldığını, bu davalarda iş yeri çalışma ruhsatı bulunmayan iş yerlerine sigorta poliçesi düzenleyen ve rücuen tahsil talebinde bulunan sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu durumun zarar ile fiil arasındaki illiyet bağını kestiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından İş Yeri Sigorta Poliçesi ile sigorta koruması altında bulunan dava dışı sigortalıya ait iş yerinde 04.07.2012 tarihinde aşırı yağış nedeni ile meydana gelen ve davacı ... tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin sorumlu kurum ve kuruluşlardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427, 428 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Tic. A.Ş. vekili ile Feri Müdahil ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... Tic. A.Ş. vekili ile Feri Müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic. A.Ş.'e alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ...ve ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.