Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işveren davalının, dava dışı Adalet Bakanlığı'ndan Kayseri Ceza İnfaz Kurumu yapım işini 18/11/2013 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, bu işin bir kısmını 10/07/2014 günlü KDV hariç 4.182.000,00-TL bedelli Jandarma ... ve jandarma ... Blok binalarının yapım sözleşmesi, 26/08/2014 günlü KDV hariç 2.889.000,00-TL bedelli, ek sözleşme 1 başlıklı Atölye, Sağlık Ocağı, Mutfak, Çamaşırhane binalarının yapımı sözleşmesi, 26/08/2014 günlü KDV hariç 2.029.000-TL bedelle ek sözleşme 2 başlıklı Açık Cezaevi Binası, Çöp Deposu, Ana Giriş Kontrol Binası 2 ve Kademe Binasının yapımı sözleşmeleri ile müvekkiline verdiğini, sözleşmelerde belirtilen işlerin eskalasyon ve fiyat farkları hariç toplam 9.100.000-TL+ KDV tutmakta olduğunu, davalı işverenin temel ediminin yapım seviyelerine uygun biçimde ve yapım ile orantılı olarak davacının yaptığı işin parasını vermek, tamamlanması ile eseri teslim almak, davacı/taşeronun temel ediminin ise kademeli ve davalının ödemelerine bağlı olarak işi yapıp tamamlayarak eseri oluşturmak olduğunu, sözleşmelerin 3. sayfalarının 6. maddelerine göre Adalet Bakanlığı ve davalı/işveren arasındaki 18.11.2013 günlü Kayseri Ceza İnfaz Kurumu yapım işi sözleşmesi ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sözleşmeleri ve diğer sözleşmelerin tarafları bağlayacağı, Kamu Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin de sözleşmelerin eki olduğu, tarafların delil sözleşmesi niteliğinde olan bu şartname hükümleri dışına çıkamayacakları ve başka delile dayanamayacaklarını, işlerin götürü bedelli emanet usulü ile yapılacağını buna göre davalının, davacının edimini yerine getirmesine katılacak olduğu belirlenen yapım seviyelerine göre davacıya ödeme yapılacağını, her ne kadar sözleşmelerde ek 1 ve ek 2 başlıkları bulunmakta ise de her sözleşmenin ayrı ayrı yapıldığı ve birbirinden bağımsız olduğu diğerlerinin eki olmadığını, sözleşmelerde işin bitim tarihinin 31/12/2014 olarak gösterildiğini, davalı ile Adalet Bakanlığı arasındaki Kayseri Ceza İnfaz Kurumu yapım işi sözleşmeleri içerisinde de eskalasyon ve yıl içi fiyat farkları ödeneceği düzenlenmiş bulunduğundan davacı ve yaptığı işler için davalıdan eskalasyon ve yıl içi fiyat farklarını isteyebileceklerini, teknik yapım verilerinin, poz numaralarının, hesap yöntemlerinin ve davalının almış olduğu bedellere ilişkin yöntemlerin aynen uygulanarak bedellerin davacıya ödeneceğini, sözleşmelerin 7. maddesinin davacı taşeron olacağından %8 oranında teminat kesintisi yapılacağını kesintilerin 5/8'inin geçici kabulü ile kalan 3/8'inin de kesin kabul ile geri ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmelerden 10/07/2014 günlü sözleşmenin 9/2. maddesinde yer alan hükmün davalı işveren yetkilisi ... tarafından ve tutanak baskılı belge ile değiştirilmiş olduğunu, buna göre tüm sözleşmelerde süre uzatımı yapılabileceğini, sözleşmenin konu ve kapsamının yer aldığı 3., bedellerin yer aldığı 5., iş güvenliği kapsamındaki giderlerin yer aldığı 19. maddeleri dışında kalan tüm maddelerin ise aynı olduğunu, davalı işverenin Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/7 D. İş dosyasına tespit yaptırdığını, sözleşmeye plan ve proje yüksek fen Kurulu kararlarına aykırı biçimde ve davacının yaptığı işlerin gerçek tutarı miktarı ve bedelleri ile gösterilmediği, yapılmış iş kalemlerin tamamının metrajlarının eksik alındığını, davacı alacaklarının da düşük gösterilmeye çalışıldığı, yapılmamış işlerinde metrajların yüksek gösterilerek davacının yaptığı imalat düzeyinin düşük gösterilerek davalının kusurlarının gizlenmesine yönelik bu tespitte dahi diğer haksız kesintiler ve teminat parası hariç davacının yaklaşık 333.000,00-TL alacağı olduğunun rapor edildiğini, davalı tarafça fayans yapıştırıcılar davacıyı verildikten 2 gün sonra davalının sözleşmeyi fesih ettiğini bildirdiğini, fayans ve yapıştırıcılardan kullanılmayan kısmın yaklaşık 80.000,00-TL tutarlı olduğu, davacıya ait diğer malzemeler ile birlikte sahada durmakta olduğunu, davalı işveren tarafından temini gereken ve yapım sırası gelen malzemelerin davacı taşerona zamanında verilmemiş, kısmen verilmiş ve/veya hiç verilmemiş olduğunu, davalının malzemeyi getirmemesi başlıklı kısmında tüm kampüse aynı marka asansör kullanılacağı nedeni ile davalı tarafından temin edilen bedelin hesaplarından kesileceği bildirilen asansörün, ortaklaşa alınması kararlaştıran elektrik pano montaj malzemelerinin, taşerona hiç verilmemiş yapım sırası gelen fayans ve yapıştırıcı malzemelerinin kısmen sözleşme süresinin son günü teslim ve fatura edildiğini, ayrıca yapının boyanıp tamamlanması için gerekli boya renginin davacıya bildirilmediği, süre uzatmama başlıklı kısmında bunların zamanında kısmen veya hiç verilmemesi nedeniyle işin tamamlanması için davacının istediği uygun ve objektif sürenin verilmemiş olduğu, bunun yerine uygun olmayan 7 günlük süre verildiğini, oysaki sözleşmelerde yer almasına ve fiili durumlara göre, ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istemi ve Bünyan Belediyesi gerekçeleri ile şantiye şefinin işi durdurmaları sonucu yapım işinin zorunlu olarak uzaması gerektiği, davacı ile davalı işverenin tüm kampüs inşaatında kullanılan betonu sağlayan ... Beton Firması'ndan beton almak için anlaşmış olduklarını, davalı işveren beton firmasına baskı kurarak davacıya beton verilmesini önlediğini, davacının da zaman kaybı yaşadığını ve başka yerden yüksek fiyata beton almak zorunda kaldığını, bu arada inşaat faaliyeti nedeniyle cezaevi kampüsüne giden yolun bozulduğu ve tamirat yapılmadığı içerikli ... Belediyesi yazısı gerekçe gösterilerek inşaatın davalının şantiye şefi ... tarafından belirsiz süreli olarak keyfen durdurulduğunu, sonrasında iş güvenliği gerekçesi ile tüm kampüsteki inşaat yapımı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince bir aya yakın süreli olarak durdurulduğunu; davalı/işverenin kontrol ve yönetimindeki cezaevi kampüs inşaatına elektrik ve su sağlayan sistemden sözleşmeler 20.9 maddesine göre ve bedeli karşılığı davacıya da elektrik ve su verileceği, davalı/işverenin elektrik ve suyu kötü niyetle keserek davacının kullanımına kapattığını ve bu yolla fiilen davacının iş yapmasının da engellediğini, davacının da inşaat yapımını tamamen durdurmak zorunda kaldığını; davalının davacının İnşaat sahasına girmesini engellediğini, davalının avans niteliğindeki ödemeler konusunda en son kabul ettikleri 10/09/2015 günlü ara hakediş belgesine kesin hakediş şeklinde kabule dahi zorladığını, davacının malzeme temin ettiği üçüncü kişilere davacı taşeronu karaladığını, sözleşmeleri fesih edeceklerini bildirerek davacının üçüncü kişiler önünde itibar ve güvenilirliğini tartışılır hale getirdiğini, davalı adına gönderilen Bünyan Noterliği'nin ... gün ve ... nolu ihtarnamesi ilgi tutularak ... gün ve ... nolu Ankara 41. Noterliği düzenlemeli ihtarnamesi ile ... günü sözleşmenin feshine dair ihtarnameleri düzenleyen keşidecinin fesih yetkisinin olmadığını, 31/07/2015 günü ve dilekçelerine ... numaralı ekli delili olan davalı düzenlemeli tutanak başlıklı belgede sözleşmelerin 9.2 maddesini atfen ve davacının süre uzatım talebinde bulunabileceğinin yazılı olduğunu, gösterilen fesih gerekçesinin belirsiz anlamsız ve dayanıksız olduğunu, davalının sözleşmeyi engelleme ile haksız feshinin sonuçları üst başlıklı kısmında davalı adına yetkisiz kişi tarafından düzenlenen ve süre uzatım talebinin reddine dayanılarak 10/07/2014 günü sözleşmeli feshedildiğine dair ihtarnameleri kabul etmediklerini, sözleşmeler 9/2. maddesine göre süre uzatım talebinde bulunabileceğinden fesih gerekçesinin haksız olduğunu, keşidecinin fesih yetkisi bulunsaydı dahi ihtarnamesinde yer alan nama ifa isteminin feshi kaldıracağı görüşünde olduklarını, davacı sözleşmelerinde belirtilen sürenin bitiminden sonra fiilen iş programına göre iş yapımına devam ettiğinden meydana gelen gecikme nedeniyle davacının süre uzatma hakkının da doğacağını ve sürenin uzayacağını belirtilen durum nedeniyle davalının ihtarnamelerinde nama ifa istemi, davacının sözleşme bitiş süresi ve fesih bildirimleri sonrasında iş yerinde çalışıyor olmasının ayrı ayrı feshi de engelleyeceğini, sürenin bitiminden sonra avans şeklinde kısmi ödeme yapması ve fiilen ve iş programına göre işi devam ettirmesi sözleşmelerinin kendiliğinden süresiz hale gelmesi ve feshi kaldırmak için yeterli olduğunu, davalının fesih beyanı kabul edilmediğinden TBK'nun 123. maddesine göre süresiz hale dönüşen sözleşmenin meydana gelmiş olduğunu, yazılı fesih bildirimi geçersiz olduğundan ve tüm ferileri ile birlikte sonuç doğurmayacağından davacı hakkında cezanın kesilemeyeceğini, para mektup nakit teminat vesaire irat kaydedilemeyeceğini, sözleşme süresi ile dönüşmüş olmakla dönme hakkı kullanılamayacağı gibi feshe ilişkin ihtar dahi çekilemeyeceğini, ek-1 ve ek-2 nolu sözleşmelerin feshedildiğine ilişkin davacıya yapılmış bir bildirim bulunmamakta olup davacının fesih iddiasının sadece 10/07/2014 günü sözleşme ile sınırlı kalacağını, somut olayda inşaatın kazılarının tamamlanarak yükleniciye tesliminin yapılmaması, ara ödemelerinin zamanında yapılmaması yapı malzemelerin zamanında verilmemesi, elektrik ve su gibi enerji kaynaklarının kesilmesine rağmen davacının işi yaklaşık %70 seviyesine çıkarttığını, davalının, davacının yaptığı işi sürekli düşük gösterdiğini pursantaj edilen yapım seviyesinin davalı tarafça %46 seviyesinde olduğunu, ortada yaklaşık % 25 oranında yapım seviyesi eksikliğinin olduğunu, gerçek yapım seviyesinin tespiti yapıldığında yapım yüzdesinin davacı lehine çoğalacağını ve yaptığı iş bedelinin 2.000.000-TL'den fazla olacağını yani daha da artacağını Kamu İhale kurulu ve yüksek fen kurulunun ... gün ve ... nolu kararının da bu yönde olduğunu, davalının Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/7 D. İş dosyasında yaptırdığı ... günlü bilirkişi tespitinde dahi yapım seviyesinin fiziken %50 civarında bulunduğunu, bilirkişi tespiti doğru olsaydı dahi davacının alması gereken para ile aldığı para arasında davacı lehine fark bulunduğunu, yaklaşık 850.000,00-TL civarında alacağının olacağı ve ayrıca 2014 – 2015 yılı eskalasyonun 1073 olup eskalasyon ayarlandığında ve ayrıca yıl içi fiyat farkları da hesaplandığında alacağın daha da artacağının görüleceği, neticeten yukarıdaki gibi davacının yapılan iş miktarı ve yapım yüzdelerine göre alacaklı olduğunu, sözleşme dışı işler yapımı nedeniyle alacaklı olduğunu, davacının inşaat sahasında bulunan malzemeleri nedeniyle alacaklı olduğunu, sözleşmeler gereği teminat fazla kesinti ve haksız kesintiler nedeniyle alacaklı olduğunu, beyanla şimdilik 400.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davada davalı olarak ... İnşaat Adi Ortaklığına husumet yönetildiğini bu hususun TTK ve TBK hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece de bilindiği üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından adi ortaklık aleyhine davalı sıfatı ile husumet yöneltilemeyeceğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği ekli tüm belgelerin birer suretinin tarafına tebliğinin yasa gereği zorunlu olduğunu, Bünyan Sulh Hukuk Mahkemesince 2015/7 D. İş sayılı dosyası ile davacı yanın yapmayı sözleşme ile taahhüt ettiği işleri yarım bırakmış olduğu dolayısıyla kalan işler taraflarınca tespit edilmiş olmakla sabit hale geldiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan tüm sözleşmelerin 6. maddesinde sözleşme bedelinin artması eksilmesi ve fiyat farkı başlığı altında 2. paragrafta açıkça belirtilmiş düzenleme uyarınca eskalasyon adı altında davacının fiyat farkı taleplerinin haklı ve yerinde olmadığını, davacının sözleşme dışı yapmış olduğu işlerin 05/11/2014 ile 22/12/2014 tarihleri arasında taraflarca düzenlenmiş olunan 4 numaralı hakediş dosyasında ilave işler olarak işlenmiş olup 3.115,64 TL tutarlı hakediş ile birlikte davacıya ödendiğini, taraflarca imzalanmış sözleşmelerin 22. maddesinde sözleşmenin feshi başlığı altında açıkça belirtilmiş olan düzenlemeye rağmen davacıya ait olan herhangi bir malzemenin davalı şirketçe kullanılmamış olduğunu kaldı ki şantiyede kalan bir kısım malzemelerinde davacı 3. kişi konumunda olan alacaklı sıfatıyla ... Limited Şirketi tarafından 18/01/2016 tarihinde İcra Müdürlüğü kanalı ile haciz edildiğini bu sebeple davacının iddiasının aksine davacının şirketler nezdinde herhangi bir malzemesinin de bulunmadığını, sözleşmenin 13. maddesi ara hakedişler başlığı altında sözleşme götürü bedel esasına dönüşmeden hakedişlere esas pursantaj oranları belirlenecektir hükmü ile; şirket yetkilileri tarafından 19/07/2014 tarihli e-mail gönderisi ile sözleşme konusu olan jandarma binası ... blok ve jandarma binası ... blok binalarına ait pursantaj ve dökümleri davacının sözleşmede belirtilmiş olduğu ... adresine yollanmış olmasına rağmen davacı tarafın yollamış olduğu iş programları , sözleşmenin 9. Maddesine göre 48 gün gecikmeli gönderilmiş olup, buna rağmen davacıya gecikme cezası uygulanmadığını, yine sözleşmenin 14. maddesi ödemeler başlığı altında yer alan düzenlemeye göre; taşeronun sahada fiilen tutulan pursantajlara uygun olarak düzenlenen SGK giriş ve aylık SGK bildirgelerine her ay düzenli olarak müteahhide vermek zorunda olduğunu, ilgili belgelerin müteahhide sunulmadığını, müteahhidin hakediş veya ödemeleri belgeler bulunana kadar bekletme hakkına sahip olmasına rağmen davalı şirketlerce hakediş ödemelerinin davacı tarafa ödendiğini, sözleşmenin 18. maddesinde yer alan vergi ve sigorta işçi ücretleri başlığı altında bulunan madde hükmüne de riayet etmeyerek işçilerin ücretlerini ödediğine ilişkin dekontları sunmayan ve sözleşmeye aykırı davranan davacı yana, yine işin devamını sağlayabilmek ve işi sekteye uğratmamak maksadıyla sadece iyi niyetle ve ticari ahlak ile bağdaşır mahiyette davalı şirketçe hak etmediği halde davacı şirket yetkililerince hakedişler düzenlenip hakediş ödemelerinin davacı tarafa ödendiğini, tüm bu aykırılıklar nedeniyle sözleşmenin 22. Maddesine göre sözleşmenin taraflarınca haklı olarak feshedildiğini ve davacının teminat ve birikmiş alacaklarının irat kaydedildiğini, taraflarca imzalanmış 3 adet sözleşmenin de sözleşme numarasının aynı olduğunu ve dolayısıyla taraflar arasında 10/07/2014 tarihli tek sözleşme bulunduğunu, davacı yanın iddiasının aksine davalı şirketlerce ... tanzim tarihli tutanak ile davacı tarafın üstlenmiş olduğu işleri zamanında bitiremeyeceği yönünde oluşan kanaatle davacı yana ekli suretini ibraz ettiklerini uyarı yazısını göndermiş olduklarını, ilgili yazıya istinaden de davacı da önce 25/05/2015 tarih ve 2015/1 sayılı cevabi yazı ile gecikmelerin söz konusu olmadığı işlerin zamanda tamamlanıp teslim edeceklerini belirtmiş olmalarına rağmen sözleşme hilafına hareket edip işi yarım bırakarak işi süresinde tamamlayıp teslim etmediklerini, davacının sözleşmenin 9.2 maddesinde bulunan hüküm gereğince 08/08/2015 tarih ve MN CİK.2015/3 sayılı yazı ile fayans temini ve iş güvenliği sebebiyle bulunduğu süre uzatım talebinin reddedildiğini, teminat kesintisinin sözleşmenin 17. Maddesi uyarınca haklı ve yerinde ve aynı zamanda usulüne göre yapılmış olduğunu, yine şantiye katkı bedeli kesintisinin de sözleşmenin 20.9 maddesine uygun olduğunu, davacının iddia ettiği üzere davalı şirketlerden alacaklı olmadığını, bilakis davacıya fazla ödeme yapıldığını, bu durumun tespit dosyasında alınan raporla da sabit olduğunu, kendisine davalı şirketlerce kati surette fiili engelleri veya yine aynı şekilde herhangi bir fiili engellemelerinin asla olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin tümünde işveren davalı şirketin hiçbir malzemeyi davacı adına veya davacıya direkt vermek gibi herhangi bir yükümlülüğü olmadığını, hattı zatında fayans ve yapıştırıcılar ... 'de bulunan ... Yapı malzemeleri firmasından alınarak ... Grup adına fatura edilmiş olduğunu, davacı yan ... Grup üzerinde o tarihlerde İcra ve haciz işlemleri olduğundan fatura iptal edilerek davalı şirket ödemeleri de yapılarak ... tarihinde fatura edilmiş olduğunu, davacı firmaya ... tarihinde ... nolu fatura ile numaralandırılmış ve 18/09/2015 tarihinde Ankara'da bulunan davalı şirket merkezinde davacıya şirket yetkililerinden ... ile birlikte hazırlanan hakedişlerde kesinti yapıldığını, hazır Beton tesisi satış sözleşmesindeki tarih dikkate alınınca 30/07/2014 tarihinde ... Beton tarafından tesislerin satışı yapıldığından tesislerin 30/09/2014 tarihinden itibaren ... Madencilik tarafından işletildiğini, davacı tarafın ... Madencilik ile iletişim kurmadan dışarıdan alma yoluyla gittiğinde ise bunun kendi sorumluluklarınında olduğunu, inşaatın 29/08/2014 tarihinde ... Belediyesi encümen kararları ile durdurulduğunun aynı gün şantiyede bulunan tüm taşeronlara telefon edilerek bildirildiğini, aynı gün yine tüm taşeronlar telefonla aranarak çalışmalarına devam edilebileceğini herhangi bir durdurmanın söz konusu olmadığının bildirildiğini ,karşılıklı güven esnasında durdurmanın kaldırıldığını halen dahi hiçbir taşerona yazılı olarak bildirilmediğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın kapatma tutanağından da görüleceği üzere sözleşmenin 19. maddesinde belirtilen iş sağlığı ve güvenliği başlığı altındaki maddelere uyulmadığı ve yeterli güvenlik önlemleri alınmadığı gerekçesiyle kendi sorumluluklarını yerine getirilmediklerinden süre uzatım talebinin uygun bulunmadığını, zira bakanlıkça iş 14 gün süre ile durdurulmasına rağmen davacı tarafça 60 gün ek süre istendiğini, sözleşmenin feshi sonrasında ticari bağın koptuğu aşikar olduğundan elektrik ve su kesilerek işlerin durdurulduğunu, davacının inşaata alınmadığı iddiasının da doğru olmadığını, fesih işlemleri için inşaata geldiğini, sözleşmenin 14. madde olan ödemeler başlığı altındaki hüküm gereğince iddiasının aksine nakit avans ödemesinin yapılmayacağını, taraflarınca yapılmış tüm ödemelerin yapılan ilk hakedişte ödeme olarak kesilmesinin hiçbir yoruma dahi mahal bırakmaksızın açık ve net olduğunu, 25/05/2015 tanzim tarihi ile ilgili tutanakta da görüleceği üzere davacının sözleşme ile yapımını üstlendiği işlerin seyrine uymayarak gerekli çalışmaların yapılmadığını, davacı yanın işçilerine dahi maaş ödemelerinin yapılmadığı alınan belge de sabit iken; davacının davalı şirketlerden alacaklı olmadığı halde tüm bu hakikate aykırılık teşkil edecek şekilde beyanda iddiada bulunmuş olmasının soyut ve afaki beyanlardan öteye geçmemekle birlikte mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, d işveren şirket yetkililerinden ... 'ın yetkili olmadığı yönündeki iddiaların yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanca da gayet iyi bilindiği üzere taraflarca tüm sözleşmeler ile ilgili tüm yazışmaların da bu yetkili tarafınca yapıldığını, yukarıda yapılan beyan ve cevaplar dahilinde mahkemece de yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde öncelikle usule yönelik taraf ehliyeti adi ortaklık aleyhine usul ve yasaya aykırı olarak davalı sıfatıyla yöneltilmiş olunan işbu davanın esasına dahil girilmeksizin ilk itirazlarının kabul edilerekten davanın husumet yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın esasına girilmesi halinde de haksız ve mesnetsizce salt sebepsiz zenginleşmeye yönelik kötü niyetle ikame edilmiş olunan asıl davanın esastan da reddine karar verilmesini talep ettiklerini,