Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş ... Şubesi'nin ... seri numaralı ve ... seri numaraları çeklerinin müşterisi ... Aksesuar Tekstil İnşaat Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketine göndermek iradesiyle kargo şirketine teslim edilmiş olduğunu, kargo şirketinin müvekkilinden Lehtara teslim etmek üzere zilyetliğini devralmış olduğu çeklerin taşındığı kargo paketini kaybetmiş olduğunu, bu hususun kargo kayıtlarının teyidi ile ortaya çıkacağını, bahis konusu çeklerin, müvekkili
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ( küçük ), diğer müvekkilleri ... ve ...'in müşterek çocuğu olduğunu, davalı, Kadın Doğum Uzmanı Dr. ...'ın, tıbbi kötü uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini tanzim ederek, tarifede belirlenen beher poliçe başına 450.000.-TL lik teminat limiti dahilinde maddi manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlendiğini, davalı sigorta Şirketinin sorumluluğunun, TTK'nun 1485/1 hükmünün TTK 1458 hükmüne atfı nedeniyle, geriye dönük 10 yıllık süreyi de kapsadığını, zaman aşımı süresinin ise TTK 1482 nedeniyle de 10 yıl olduğunu, 21/07/2010 tarih, 27648 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarını rizikonun gerçekleşmesi başlıklı B.1 hükmüne göre, riziko sigortacı aleyhine dava açıldığı anda gerçekleşmiş sayıldığını, davalının, dava tarihi itibariyle geçerli poliçesinin mevut olduğunu, müvekkili ...'in, hamileliği boyunca Dr. ... tarafından takip edildiğini, anılan doktorun, genel olarak tbbı kötü uygulaması sonucu Down Sendromu hamilelikte teşhis edilmediğini ve küçük ...'in Down Sendromlu olarak doğduğunu, bu durumun, davalının sigortalısı doktor tarafından yanlış bilgilendirme nedeniyle sağlıklı bir çocuk sahibi olmayı bekleyen müvekkillerinin bir anda şok yaşattığını ve müvekkillerini sakatlığın giderilmesi veya hamileliğin sonlandırılması ihtimallerinden yoksun bırakıldığını, bağlayıcı ve sınırlayıcı olmamak üzere, davalının sigortalısı doktorun tıbbi kötü uygulamalarının; a) bilgilendirmeme, b) aydınlatılmış rıza ( onam ) almama, c) teşhiste kusur, d)ileri testleri önermeme, e)ultrasyon kullanımında ihmal, f) ultrasyon bulgularını değerlendirmeme, g)konsültasyon istememe, h)CVS/amniosentez yapmama olarak sayılabileceğini, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, hasta-hekim ilişkisi vekalet sözleşmesi kapsamında olup, doktor yüksek özen borcu altında olduğundan, hastanın müterafik kusuru bulunmadıkça, gerçekleşen zarardan en hafif kusurundan dolayı zararın tamamından sorumluluğun söz konusu olduğunu, Down Sendromu'nun, hayat boyu devam eden bir iş göremezlik hali olup, öncelikle müvekkili ...'in, bu işgöremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığı ve dahi bizzat bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığı izahtan vareste olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'in hayat boyu çocuklarını Down Sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceklerini, davada, davalının sigortalısının tam kusuruna dayanılmamış olup, müteselsilen talepte bulunulduğunu, kusur dahil her türlü denkleştirme de dikkate alınarak talepte bulunulduğunu belirterek, müvekkili ... için 10.000,00-TL iş göremezlik-maddi tazminat ( bakıcı ücreti dahil)60.000,00-TL manevi tazminat, müvekkili anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 30.000,00-er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 130.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi,mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.