5. Hukuk Dairesi 2025/17071 E. , 2026/4834 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3713 Esas, 2025/2237 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/333 Esas, 2024/219 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan geçici irtifak ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare ad…
5. Hukuk Dairesi 2025/17071 E. , 2026/4834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3713 Esas, 2025/2237 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/333 Esas, 2024/219 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan geçici irtifak ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ...Mahallesi 6 74... ve 9 parsel sayılı taşınmazların geçici irtifak ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı idarece müvekkillerine ait taşınmazın kamulaştırılması işlemi ve buna yönelik işlemler hukuka aykırı olmakla ve davanın dinlenilme olanağı bulunmamakla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitinde arsa vasfında kabul edilmesine ve davacı idarece belirlenen değerin kabul edilemeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi sebebiyle taşınmazın gerçek değerinin mahkemece tespitine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın vasfının hatalı belirlendiğini, davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, hükme esas rapordaki verilerin doğru olmadığını yasal düzenleme ortaklık payı kesinti oranın %45 olduğunu, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, kapitalizasyon faizinin %6 olarak uygulanması gerektiğini, münavebede kullanılan ürünlerin uygun olmadığını davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, kararda davacı DSİ Genel Müdürlüğü adına tescil hükmü kurulmadığını, takyidatların kaldırılmadığını harçlar hakkında karar verilmediğini kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporundaki özellikleri ve belediye hizmetlerinden yararlanabilecek (yol,su, elektrik) konumda olması ve yerleşim alanı içersinde kalması nazara alındığında, taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer tespit edilesinde, arsa vasfında olmalarına göre, yerel mahkemece 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereği kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre davaya konu yerin değerinin belirlenmesine yönelik mahallinde bilirkişiler huzuru ile yapılan keşif, sonrasında hazırlanan fen bilirkişisi raporu ve taşınmazların değerinin belirlenmesinde yönelik olarak bilirkişi kurulunca düzenlenen 18.02.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile bilirkişi kurulunca resen emsal olarak seçilen ... Mahallesi 4 35... parsel sayılı taşınmazın davaya konu taşınmaza meskun mahal özellikleri, bulundukları bölgelerdeki yapılaşma, coğrafi vb. gibi özelliklerinin benzerlik göstermesi nedeniyle emsal taşınmaz olarak belirlenmesinde, yine emsal taşınmaz ile davaya konu taşınmazların birbirine göre üstün-üstün olmayan yönlerinin mukayese edilip belirlenen kamulaştırma bedeli ile belirlenen bedelin davalıya ödenmesine hükmedilmesinde, davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı gözetilip kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmiş olmasında, yargılama giderlerinin davacı kurum üzerinde bırakılması ve davacı kurum lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2 Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu durumda; eldeki davada yazılı şekilde faiz uygulanması yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.