Başvurucu, kasten adam öldürme suçundan yargılandığı davada, makul süre aşılarak ve yasal sınırlar gözardı edilerek uzun süre tutuklu bırakıldığını, tutukluluğun devamına ilişkin kararlardaki gerekçelerin yasal ve yeterli olmadığını ve tutukluluğun cezanın infazına dönüştürüldüğünü belirterek, Anayasa’nın 19. ve 38. maddelerinde düzenlenmiş olan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tahliye talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, kasten adam öldürme suçundan yargılandığı davada, makul süre aşılarak ve yasal sınırlar gözardı edilerek uzun süre tutuklu bırakıldığını, tutukluluğun devamına ilişkin kararlardaki gerekçelerin yasal ve yeterli olmadığını ve tutukluluğun cezanın infazına dönüştürüldüğünü belirterek, Anayasa’nın ve maddelerinde düzenlenmiş olan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tahliye talebinde bulunmuştur. Başvuru, 2/9/2014 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde, başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 26/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A.Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca, kasten adam öldürme suçundan hakkında yapılan soruşturma nedeniyle, Beykoz Sulh Ceza Mahkemesinin 9/5/2007 tarih ve 2007/76 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında kasten adam öldürme suçundan Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 17/7/2007 tarih ve E.2007/21806 sayılı iddianamesiyle, aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Başvurucu, Üsküdar Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2007 tarih ve E.2007/253, K.2007/337 sayılı kararıyla atılı suçtan müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş ve hükmen tutukluluk kararı verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 5/10/2011 tarih ve E.2011/75, K.2011/5732 sayılı ilamıyla Mahkeme kararını bozmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılamada başvurucu, İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 14/3/2013 tarih ve E.2011/394, K.2013/78 sayılı kararıyla atılı suçtan tekrar müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş ve hükmen tutukluluk kararı verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine dosya Yargıtay Ceza Dairesinde temyiz aşamasında derdesttir. Başvurucu, 2/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),…(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.”5271 sayılı Kanun’un maddesi (1) şöyledir:(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.(3) Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay’a geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de verilebilir.