3. Hukuk Dairesi 2024/4270 E. , 2025/3130 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1074 E., 2024/2737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/773 E., 2024/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4270 E. , 2025/3130 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1074 E., 2024/2737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/773 E., 2024/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacılara ait işyerinde, davalıların maliki bulunduğu 32 numaralı binanın su borusunun patlamasından dolayı 26.07.2021 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde uğranılan zarar nedeniyle kiracı ve işletmeci ...'dan zarar gören ve kullanılamaz hale gelen tekstil ürünleri için şimdilik 300.000,00 TL, malik ...'dan işyerinde meydana gelen hasar bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere, toplam 301.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; arızanın meydana geldiği borunun bina dışında olan su borusu olduğunu, davalının kat maliki olarak taşınmazını 2019 yılında aldığını, zararın davacıların kusurundan kaynaklandığını, zarara uğrayan ürünler bakımından sayı ve bedel yönünden zararın denetlenebilir olmadığını, olayda teselsül değil pay sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dernek vekili; taşınmazın bazı bağımsız bölümlerinin 21.09.2020 tarihinde bağış yolu ile tescil edildiğini, bağımsız bölümlerin intifa hakkının eski malik dava dışı ...'nin tasarrufunda olduğunu, tespit raporunun eksik incelemeye dayanması nedeniyle delil niteliğini haiz olmadığını, arızanın meydana geldiği borununu bina dışında olan su borusu olduğunu, meydana geldiği iddia edilen zarar tespitinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olayda patlayan ve hasara sebebiyet veren borunun, dava dışı ... Su ve Kanalizasyon İdaresinin (İSKİ) sorumluluğunda olduğu, İSKİ'nin boruların kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan sorumlu olması nedeniyle illiyet bağı kesildiğinden davalıların sorumlulukları cihetine gidilemeyeceği, bununla birlikte zararın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; değişik iş tespit dosyasında talep konusu dükkana akan ve hasara sebep olan suyun İSKİ'den kaynaklı olmadığı, 32 numaralı binanın su borusu patlağından kaynaklandığı şeklindeki değerlendirme ile zarar tespiti yapılarak rapor tanzim edildiğini, bu nedenle davalı bina maliklerine karşı davanın açıldığını, kök raporda sorumluluğun dava dışı İSKİ'ye ait olduğunun belirtildiğini, itiraz sonrası ek raporda ise itirazlarının etkin olarak değerlendirilmediğini, delil tespit raporu ile Mahkemece alınan raporların çelişkili olduğunu, kira sözleşmesinin yazılı olmasının şartının bulunmadığını, taşınır zilyedinin onun maliki olduğunu, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, su baskını nedeniyle davacıların iş yerinde meydana gelen zararın, kusurlu olduğu iddia edilen davalılar tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, karara esas alınan bilirkişi raporunda, iş yerinde oluşan zararın meydana gelmesinde davalıların kusuru bulunmadığının, zararın üçüncü kişinin kusuru ile meydana geldiğinin belirlendiği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebepler ile; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.