10. Hukuk Dairesi 2022/12137 E. , 2023/13484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/633 E., 2021/43 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/603 E., 2019/313 K. Taraflar arasındaki meslek hatalığına dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**10. Hukuk Dairesi 2022/12137 E. , 2023/13484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/633 E., 2021/43 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/603 E., 2019/313 K. Taraflar arasındaki meslek hatalığına dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın davalı şirkete ait bor madeninde ekskavatör operatörü olarak 24 yıl 6 ay çalıştığını, ağır arsenik etkisine maruz kaldığını, Meslek Hastalıkları Hastanesi raporunda ağır metal etkilenmesi teşhisi konulduğunu, malulen emekli olduğunu, SGK raporunda sürekli iş göremezlik oranının %100, işverenin %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, muris hayatta iken ... 18. İş Mahkemesi'nin 2015/918 Esas sayılı dosyasında meslek hastalığı nedeniyle iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, bu dosyada alınan kusur raporuna göre işverenin %90 oranında kusurlu olduğunu, meslek hastalığı nedeniyle davalının kusurlu olduğunu, 05.01.2017 tarihinde müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, 18. İş Mahkemesi dosyasında murisin vefatı nedeniyle müvekkillerinin davayı takip ettiğini, bu dosyanın derdest olduğunu, davacıların vefat nedeniyle desteklerini kaybettiklerini, davacı ...'ın üniversite öğrencisi olduğunu, davacı ...'ın %92 oranında engelli olduğunu, vefat nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek davacılar ... için 100,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 70.000,00 TL, ... için 70.000,00 TL, ... için 120.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerinden sigortalının çocuğu müvekkili Mehmet yönünden maddi tazminat istemini 41.367,41 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazları olduğunu, ... Bor İşletmesinde çalışan davacıların murisinin ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlara ait periyodik muayene formu bulunduğunu, muayenelerin 6 ayda bir yapıldığını, gerekli iş güvenliği ve sağlığı eğitimleri verildiğini, koruyucu malzemelerin verildiğini, işyerinde toz ve gürültü ölçümlerinin yapıldığını, bölgede doğal kaynak ve şebeke sularında arsenik miktarının yüksek olduğunun tespit edildiğini, bugüne kadar işletmede çalışanlar arasında meslek hastalığına rastlanmadığını, murisin babasının aynı hastalıktan öldüğünü, annesinin ve kardeşlerinin de aynı hastalığa yakalandığını, hastalığın bölgedeki sularda kaynaklanmış olabileceğini, manevi tazminat talebinin yüksek olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacıların murisinin davalı Kuruma ait ... Bor İşletmesi'nde eskavatör operatörü olarak çalıştığı, meslek hastalığına yakalandığının SGK tarafından tespit edildiği, malulen emekli olduğu, meslek hastalığına bağlı olarak 05.01.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. ... 18. İş Mahkemesi'nin 2015/918 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporuna göre, olayda davacıların murisinin kusurunun bulunmadığı, davalının %90 oranında kusurlu olduğu, %10 kaçınılmazlık olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince derdestlik itirazında bulunulmuşsa da, ... 18. İş Mahkemesi'nin 2015/918 esas sayılı dosyasının murisin meslek hastalığına yakalandığının tespitiyle 06.03.2014-05.01.2017 tarihleri arasındaki maddi zararına ilişkin olduğu, bu dosyanın ise ölümden sonra davacıların uğradığı maddi ve manevi zarara ilişkin olduğu, derdestlik itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacıların, meslek hastalığı nedeniyle eş ve babaları olan desteklerini kaybettikleri, maddi ve manevi olarak zarara uğradıkları, davacılara SGK tarafından gelir bağlandığı, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin kusur oranına denk gelen kısmının gerçek zarardan düşülmesi gerektiği, bu işlem sonunda davacı ...'ın karşılanmayan 41.367,41 TL maddi zararı kaldığı, diğer davacılar ... ve ...'nin karşılanmayan maddi zararlarının kalmadığı, maddi tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacıların eş ve babaları olan murislerini kaybetmeleri üzerine manevi olarak zarara uğradıkları, manevi zararlarının kısmen de olsa giderilebilmesi amacıyla tazminat ödenmesi gerektiği, olayın özelliği, tarafların kusur durumu, davacıların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik durumu dikkate alınarak manevi tazminat oranları belirlenmiştir." gerekçeleriyle "Davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile 41.367,41 TL maddi tazminatın ölüm tarihi olan 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminata ilişkin davalarının reddine, davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 05.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz süreleri dolmadan, Mahkemece davacı tarafa talep artırım süresi verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, defalarca derdestlik itirazında bulunmalarına rağmen, Mahkemece derdestlik itirazlarının kabul edilmediğini, peşin sermaye değerlerinin yapılan tazminat hesaplarından düşülmesi gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Taraflar arasında davalının ek bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan, Mahkemece davacı tarafa talep artırım süresi verilmesinin hukuka aykırı olup olmadığı, derdestlik bulunup bulunmadığı, SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanan tazminatlardan düşülüp düşülmediği ile manevi tazminat miktarları konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davalının ek bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan, Mahkemece davacı tarafa talep artırım süresi verilmesi, davalının ek bilirkişi raporuna itiraz etmesine ve itirazların Mahkemece değerlendirilmesine engel olmadığı gibi, usul ekonomisi açısından talep artırımı süresi verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. ... 18. İş Mahkemesi'nin 2015/918 Esas sayılı dosyasının murisin meslek hastalığına yakalandığının tespiti ile 06.03.2014-05.01.2017 tarihleri arasındaki maddi zararına ilişkin olduğu; istinafa konu iş bu dosyanın ise ölümden sonra hak sahibi davacıların uğradığı maddi ve manevi zarara ilişkin olduğu görülmüş olup davalının derdestlik itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 28.01.2019 tarihli ek hesap bilirkişi raporunda, SGK tarafından bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin %90’ının destekten yoksun kalma zararından tenzil edilmiştir. Somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları gözetildiğinde, Yerel Mahkemenin takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararının isabetli olduğu" gerekçeleriyle "Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap raporuna itirazlarının karşılanmadığını, derdestlik itirazı değerlendirilmediğini, davanın açıldığı tarihte sigortalı tarafından açılan ve vefatıyla davacı mirasçıların devam ettiği davanın derdest olduğu halde iş bu davanın açılmasının mümkün olmayacağını aksi halin kabulü halinde o davada hükmedilen tazminatların bu davada hükmedilenden mahsubu gerektiğini, gelir ve aylıkların peşin değerlerinin tenzil edilmeden yapılan hesaba itibar edilemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın da fazla olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince itirazları dikkate alınmadan tesis edilen kararın hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı neticesinde sigortalının vefat ettiği iddiasıyla hak sahibi olarak eş ve çocuklarının maddi ve manevi tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri," Taraflarca Getirilme İlkesi" açısından aynı kanunun 25 inci maddesi, " İspat Yükü" açısından aynı Kanun'un 190 ıncı maddesi, "Tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından, sigortalının vefat ettiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 20 nci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bilindiği üzere iş kazası ve meslek hastalığı sebebinden kaynaklı tazminat davaları niteliği itibariyle sigortalı ve vefatı halinde destekten yoksun kalanlar tarafından açılan ve SGK tarafından giderilmeyen zararın tazminine ilişkin davalardır. 2. Nitekim 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesinde de Daire içtihatları göz önünde bulundurularak düzenleme yapılmak suretiyle bu kuvvetli bağa vurgu yapıldığı ve rücu edilmesi mümkün sosyal güvenlik ödemelerinin zararın belirlenmesinde gözetileceği hususu düzenleme altına alınmıştır. 3. Davanın usul yönünden ispatı noktasında ise 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25 ve 190 ıncı maddelerindeki düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. 190 ıncı maddede açıkça "İspat yükü, Kanun'da özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, Kanuni karinenin aksini ispat edebilir." düzenlemesine "25 inci maddede ise Kanun'da öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanun'la belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. 4. Somut olayda; davacı tarafın tazminat isteminin dayanağını oluşturan asıl iddianın sigortalı ...'ın 05.01.2017 tarihinde gerçekleşen vefatının, sigortalının davalı işveren şirket nezdindeki çalışması nedeniyle sigortalının bünyesinde gelişen meslek hastalığına bağlı olduğu noktasıdır. 5. Dosya kapsamında toplanan deliller incelendiğinde bu iddiayı doğrulayan raporun dosya kapsamında bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan SGK ... Sağlık Kurulunun 06.03.2014 tarihli raporuna göre davacının arsenik etkilenmesine (hiperkeratöz) bağlı olarak %100 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ölümün bu durumla bağlantılı olduğunu ortaya koyan raporun ise dosya içeriğinde bulunmamıştır. 6. Dairemizce verilen geri çevirme kararı ile anılan durumu ortaya koyan bir rapor bulunup bulunmadığının SGK'dan sorulması istenmiş, kararın verildiği tarihe kadar bu nitelikte bir raporun bulunmadığı, geri çevirme kararı üzerine dosya kapsamına dahil edilen SGK ... Sağlık Kurulunun 20.09.2022 tarihli raporuna göre ise sigortalı ...'ın vefatının Akciğer Kanseri (Adeno CA) sonucunda gerçekleştiği, bu nedenle ölümün mesleki olmadığı kanaati bildiren rapor verildiği anlaşılmıştır. 7. O halde Mahkemece öncelikle desteğin ölümünün meslek hastalığına bağlı olup olmadığı irdelenip, bu hususun ispat edilerek ortaya konması açısından, SGK Yüksek Sağlık Kurulundan giderek Adli Tıp 1. İhtisas Dairesinden ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor almak, ölümün mesleki olduğunun kurumca da tespiti halinde sonucuna göre, bağlanacak geliri de gözeterek rücuya kabil kısmını gözeterek davacıların tazminat istemleri hakkında karar vermek, Kurumca ölümün meslek hastalığı kaynaklı olmadığı; ancak Adli Tıp Kurumu raporlarına göre ise bu durumun aksini ortaya koyacak şekilde ölümün meslek hastalığına bağlı olduğunun ortaya konulması halinde, bu durumun Kurumun hak alanını da ilgilendireceği ancak SGK'nın iş bu tazminat davasına taraf olmadığı da gözetilerek, davacı tarafa ölümün meslek hastalığına bağlı olduğunun tespitine dair işveren ve SGK'yı davalı olarak göstererek dava açmak üzere önel vermek, giderek bu davanın sonucunu bekletici mesele yaparak, davanın sonucunda davacı hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuya kabil kısmını da gözeterek davacıların tazminat istemleri hakkında, bozmaya uyulması halinde yapılacak yargılamada davacı tarafın kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı taraf lehine oluşacak usuli kazanılmış haklar (hesapta dikkate alınan işlemiş/bilinen dönem sonu tarihi ile netice tazminat miktarları da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekmektedir. 8. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular, özellikle davanın dayanağını oluşturan ölümün meslek hastalığına bağlı olduğuna ilişkin iddiayı ispata yarar deliller dosyaya getirilmeden yazılı şekilde kabulle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz sebepleri dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.