1. Hukuk Dairesi 2026/44 E. , 2026/1656 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2738 E., 2025/3001 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/287 E., 2025/121 K. Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davalının, müvekkillerinin amca çocuğu olan ...'ün eşi olduğunu, dava dışı ...'ün ise müvekkillerini…
1. Hukuk Dairesi 2026/44 E. , 2026/1656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2738 E., 2025/3001 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/287 E., 2025/121 K. Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacılar vekili; davalının, müvekkillerinin amca çocuğu olan ...'ün eşi olduğunu, dava dışı ...'ün ise müvekkillerinin öz kardeşi olduğunu, müvekkillerinin beşinin aile yadigarı bir kısım tarlaların satışı için öz kardeşleri dava dışı ...'e noterden "özel satış vekaleti" verdiğini, müvekkillerinden ...'ın ise aile yadigarı tarlaların ve ata yurdu bahçenin satılmasına rıza göstermeyip ...'a vekalet vermediğini, bu sebeple tarlaların satışının belli bir süre yapılamadığını, ancak müvekkili ...'ın 21 yıl önce dava dışı ...'e ...'da yapılan inşaat işleri için vermiş olduğu vekaletnameyi tapuda kullanmak suretiyle müvekkillerinin anne ve babasından miras kalan ... ili, ... ilçesi, ... köyünde mukim 9 adet tarla vasfındaki taşınmazın 635.000,00 TL bedel karşılığında davalı ...'e satıldığını dava dışı ...'ün müvekkillerine bildirdiğini ve ödemelerin yine dava dışı ... tarafından müvekkillerine yapıldığını, ancak tarlaların güncel piyasa değerinin satış tarihi olan 08.09.2023'te 2.590.000,00 TL olduğunun SPK Lisanslı bilirkişi raporu ile tespit ettirildiğini, yapılan satış işlemi neticesinde davacılar ve davalı arasında herhangi bir para alışverişi de yapılmadan ve satış muvazaalı olarak sırf müvekkilleri üzerindeki tarlaların devri için dolandırıcılık amacıyla yapıldığını, bu sebeple davalı ve dava dışı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1193 Soruşturma sayılı dosyası nezdinde şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup savcılık soruşturmasının devam ettiğini, zira an itibariyle tarlaların dönümü ortalama 60.000,00 TL civarında olup güneş enerji firmalarınca güneş tarlası olarak satın alındığını, dava dışı ... ve davalının bu yolla firmalar ile yapacağı pazarlık ve devir işlemleri için uygun zemini hazırladıklarını, ayrıca müvekkillerinin vermiş oldukları vekalet sadece ekime uygun tarlaların satışı için verilmiş olup anne ve babadan kalan aile yadigarı ev ve bahçe için verilmemiş olmasına rağmen güvenin kötüye kullanıldığını ve müvekkillerinin üzerindeki tüm taşınmazların bu yolla davalıya devredildiğini, yapılan devir işlemleri yolsuz olup usulüne uygun yapılmış bir satış işleminin de bulunmadığını ileri sürerek dava konusu 1 13... , 1 15... , 56, 70, 108, 1 16... , 1 17... ve 1 35... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde satışa konu taşınmazların ayrı ayrı rayiç bedellerinin tespit edilerek gerçek muammen bedel üzerinden müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı yanın dava dilekçesinde dava dışı ...'ün müvekkillerini dolandırdığını, taşınmazların satılması için vekalet verilmediği halde taşınmazları muvazaalı olarak sattığını, üstelik bu taşınmazları ucuza sattığını, bu şekilde tarlaların güneş enerjisi firmalarına satılmasının amaçlandığını, davalı ile davacılar arasında para alış verişi olmadığını iddia ettiklerini, davacı yanın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, muvazaa iddiasının ciddiye alınacak bir iddia olmadığını, bu iddia ile davacı yanın taşınmazları aslında vekil ...'ün satın aldığını, ancak vekil olması sebebiyle kendi adına işlem yapamayacağı için muvazaalı olarak davalı adına tescil yapıldığını iddia ettiklerini, oysa müvekkili ve eşinin bu taşınmazların bedelini yıllarca çalıştıkları birikimlerini kullanarak, altınlarını bozdurarak denkleştirdiklerini, yani müvekkili yönünden bu satış işleminin gerçek bir satış olduğunu, taşınmaz bedelinin vekile ödendiğini, vekilin de davacılara payları oranında ödeme yaptığının dava dilekçesinde zaten ikrar edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ... vekili; dava konusu tarlaların, davacıların istekleri ve talimatları doğrultusunda satıldığını, nitekim ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/1193 Soruşturma numaralı dosyasından bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının içeriğinde yer aldığı üzere davacılardan ... müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde "Yaklaşık 44 yıldır Avustralya ülkesinde yaşadığını, kardeşi olan ... hariç hepsinin yurt dışında yaşadıklarını, tarlalar ile ilgili olarak amcası olan ...'ün 3 çocuğuna cüzi miktarda satılması için aralarında anlaştıklarını, bu anlaşma sonucunda ... ve ... haricinde geri kalan 5 kardesin 2023 yılında bu 9 tarlayı amcalarının gelini olan ...'e toplamda 635.000,00 TL'ye sattığını, bunu tam olarak bilmediğini ancak bu şekilde duyduğunu, kardeşi ...'ın tarlaları neden ...'e vermeyip ...'in eşi olan ... üzerine devredildiğini bilmediğini, kendisinin ve kardeşlerinin yurtdışında olması nedeniyle fazla ihtiyaçlarının olmadığı için sadece iyi niyet gözeterek tarlaları 3 kardeşe vermek istediklerini, tarlaların bir kişiye verilmesinden rahatsızlık duyduğunu bu nedenle ... ve ...'den şikayetçi olduğunu" beyan ettiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından vekil sıfatıyla yapılan satışın vekil eden taraf sıfatına uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar tarafından mirasçı olmayan kişiye karşı vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı elbirliği halindeki miras payı oranında açılan tapu iptal ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, tüm elbirliği hissedarları adına dava açılmadığına göre diğer hissedarların vekaletnameleri sunulmak suretiyle yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini mümkün hale getirmeyeceği, bu nedenle vekalet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı olarak miras payı oranında açılan iptal tescil isteğinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği, eldeki davada vekil ...'e husumet yöneltilmediği, hakkında usulüne uygun bir dava açılmadığı, yargılama sürerken davacılar vekiline dahili davalı ...'e husumet yöneltmek üzere kesin süre verilmesi neticesinde davaya dahil edilmiş ise de olayda zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi dahili dava yoluyla davaya dahil edilen bir kimseye taraf sıfatı kazandırılmasına ve hakkında hüküm kurulmasına yasal olanak olmadığı, dahili dava yolu ile bir kimseye taraf sıfatı kazandırılamayacağı anlaşıldığından dahili davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, dava esastan incelendiğinde ise taraf tanıklarının anlatımlarından da anlaşılacağı üzere davacıların, dava konusu taşınmazların akrabaları olan kişilere devredilmesine izin verdikleri, taşınmazlar için taraflarca belirlenen ücretin 600.000,00 TL olduğu, taşınmazların ise 630.000,00 TL karşılığında devredildiği, bu bedelin taraf tanıklarınca belirtilen yöredeki dönüm başı fiyat ile de uyumlu olduğu, bu suretle vekilin kötü niyetle hareket ettiğinin usulünce ispatlanamadığı anlaşılmakla belirtilen gerekçeler ile davanın her iki davalı yönünden usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; davacılar tarafından vekaletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak dava konusu taşınmazlarda kayıt maliki olan davalı hakkında payları nispetinde tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde rayiç bedel üzerinden tazminat isteminde bulunulduğu, yargılamada dava dışı vekil davaya dahil edilmiş ise de esasen eldeki davada vekil hakkında terditli olarak bedele yönelik bir istem ve dava bulunmadığı, tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde rayiç bedel yönünden tazminat isteminde davaya dahil edilen vekile husumet yöneltilemeyeceği gibi zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığı, bu durumda dava dışı vekilin davaya dahil edilmesi ve dahili davalı yolu ile taraf sıfatı kazandırılmasının yersiz olduğu, hatalı olarak davaya dahili sağlanan vekil ...'ün davada taraf sıfatının UYAP'tan silinerek sonlandırılması gerekirken adı geçen hakkında da hüküm tesis edilmemesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiği; yine eldeki davada dava konusu taşınmazlarda kayıt maliki olan davalı ... yönünden hakkında açılan davanın yazılı gerekçe ile usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, nitekim; vekil eli ile davalıya temlik edilen davaya konu hisseler her bir davacının intikal sonrası belirgin müşterek payları olmayıp verasette iştirak halinde hisseleri olduğu, bu durumda davacılar terekede elbirliği halinde malik olup vekaletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davanın tereke adına açılması gerekmekle mirasçıların bir bölümünün payları oranında açtıkları davanın dinlenilmesine olanak bulunmadığı, ancak Mahkemece bu nedenle davanın usulden reddi ile yetinilmesi gerekirken, karar gerekçesinde esastan incelemeye ve esastan ret gerekçesine de yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, karar gerekçesinin bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçeleri ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince kabulü ile Alaca Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.04.2025 tarih ve 2023/2 87... /121 Karar sayılı kararının düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, dahili davalı ...'ün davada taraf sıfatının sonlandırılarak UYAP kaydının silinmesine, davalı ... hakkında açılan davanın, HMK'nın 114/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.