6. Hukuk Dairesi 2023/2127 E. , 2024/4395 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/224 E., 2021/284 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca istirdat davasında, davalı kooperatif tarafından taraflar arasında imza altına alınan sözleşmeler ile ilgili Çiğli Vergi Dairesine ödenen damga vergisi, vergi ziyai, gecikme faizi ve gecikme zammı toplam tutarının 24.373,80 TL tutarında bulunduğunun alınan ayrıntılı ve…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2127 E. , 2024/4395 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/224 E., 2021/284 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1- İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesi uyarınca istirdat davasında, davalı kooperatif tarafından taraflar arasında imza altına alınan sözleşmeler ile ilgili Çiğli Vergi Dairesine ödenen damga vergisi, vergi ziyai, gecikme faizi ve gecikme zammı toplam tutarının 24.373,80 TL tutarında bulunduğunun alınan ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu ile belirlendiği, sözleşme hükümleri göz önüne alındığında davalı kooperatif tarafından yapılan bu ödemelerin davacıdan talep edilebileceği, Karşıyaka Vergi Dairesine yapılan veya yapılması gereken ödemenin davalı tarafça icra takibine konu edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafça yapılan İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6617 Esas sayılı dosyasında davacının, davalıya 24.373,80 TL borçlu olduğunun fazlası kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/3895 Esas, 2020/1590 Karar, 16.06.2020 tarihli ilamıyla tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davanın İİK'nın 72. maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği kabul durumunda borçlu olunmayan miktarın belirlenmesi ve bu miktar yönünden borçlu olunmadığına dair hüküm kurulması ve HMK'nın 297. maddesine göre borçlu olunmayan miktarın infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; icra takip dosyasında 30.764,42 TL asıl alacak üzerinden takipte bulunulduğu, davalı kooperatif tarafından taraflar arasında imza altına alınan sözleşmeler ile ilgili Çiğli Vergi Dairesine damga vergisi, vergi ziyai, gecikme faizi ve gecikme zammı ödemesi yapıldığı, anlaşmaya göre bu ödemelerin davacı yükümlülüğünde olduğu, dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 24.374,11 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, buna göre 6.390,31 TL'lik kısım yönünden borcunun bulunmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalı tarafça yapılan İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6617 Esas sayılı dosyası dolayısıyla davacının davalıya 6.390,31 TL'lik asıl alacak ve buna düşen faizden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu, davalı kooperatifin icra takibine dayanak gösterdiği Çiğli Vergi Dairesine yapılan ödemeler üzerinde inceleme yapıldığı ve ispatlanan ödemelerin hesaplamada dikkate alındığı anlaşılmakla, taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararına ilişkin taraflar vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden taraflardan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 27.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.