1. Hukuk Dairesi 2005/12668 E. , 2005/13330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, TARİHİ : 24/06/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,davalıların paydaşı oldukları 1122 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp,tapusunun iptali ile davalıların bu kısma elatmalarının önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar,yargılamaya katılmamış,cevap da vermemişlerdir. Mahkemece,davanın reddine karar ve
**1. Hukuk Dairesi 2005/12668 E. , 2005/13330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, TARİHİ : 24/06/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı,davalıların paydaşı oldukları 1122 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp,tapusunun iptali ile davalıların bu kısma elatmalarının önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar,yargılamaya katılmamış,cevap da vermemişlerdir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, tapu iptali,elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir. Davacı Hazine, anılan taşınmazın 3621 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını iddia ederek tapunun iptali ile davalıların elatmasının önlenmesine ve yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Dosya içeriğinden,toplanan delillerden,1122 parsel sayılı taşınmazda davalılar dışında başkaca paydaşların bulunduğu kayden sabittir. Kural olarak tapu iptali ve tescil davaları ile yıkım istekli davaların kayıt malikleri aleyhine açılması ve tüm malik veya paydaşların davada yer almaları zorunludur.Oysa,davada diğer isteklerin yanında tapu iptali ve yıkımda bulunduğuna göre kayden paydaş oldukları sabit olan dava dışı kişiler davada yer almaksızın mahkemece işin esası hakkında ve tapunun iptali ile yıkım konusunda hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hal böyle olunca, davacı Hazineye önel verilmek suretiyle çekişmeli taşınmazda paydaş olan dava dışı paydaşlar aleyhine de dava açmasının sağlanması,açıldığı takdirde H.U.M.K.'nun 45. maddesi uyarınca eldeki dava ile birleştirilmesi,ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.12.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.