10. Hukuk Dairesi 2025/10440 E. , 2025/17074 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/680 E., 2025/962 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/93 E., 2025/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim…
10. Hukuk Dairesi 2025/10440 E. , 2025/17074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/680 E., 2025/962 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/93 E., 2025/26 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 07.10.2016 başlangıç tarihli belirsiz süreli sürekli iş sözleşmesiyle davalı işverenliğin saç kesme bükme, çatı yapımı iş yerinde saç kesme bükme ustası olarak çalıştığını, 05.12.2018 tarihinde işverenin işçi sağlığı, iş güvenliği kurallarına aykırı davranışı sonucu saç kesme makinesinde saç keserken sol elini makineye kaptırarak iş göremez duruma geldiğini, durum üzerine Trabzon 2. İş Mahkemesinin 2019/25 Esas sayılı dosyaya bağlı olarak maddi, manevi ödence alacakları konusunda dava açıldığını, açılan davanın 03.10.2019 tarihli 2. celsesinde iş kazasının saptanmasına ilişkin dava açılması için süre verildiğini beyanla 34823076-204.01.03-E.100242560 sayılı, 16.07.2019 tarihli kararın iptali ile oluşan olayın iş kazası olduğunun saptanmasıyla başvuru tarihinden geçerli olmak üzere geçici ve sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasının sağlanmasına karar verilmesini talep etmiş, davacının talepleri yönünden dava dosyalarının tefrik edilmesine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.12.2018 tarihli iş kazası iddiası olayı ile ilgili olarak Kurumdan iş kazasından dolayı sürekli iş göremezlik geliri talebinde bulunduğunu, davacının iddia ettiği iş kazası ile ilgili olarak Kurum merkezine iş kazası ile ilgili herhangi bir iş kazası bildiriminde bulunulmadığını, davacının almış olduğu iş göremezlik ödemelerinin ise hastalık vaka türünden ödendiğini, Kurum merkezince düzenlenen 11.07.2019 tarih ve 40 karar numaralı ünite kararı ile 05.12.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeni ile iş kazası sayılmadığına karar verildiğini, davacının iş yeri ... ... Yapı Ltd. Şti. vekili tarafından Kuruma 10.07.2019 tarihinde verilen bilgilendirme dilekçesinde ... hakkında iş yeri muayene formu doldurduğunu daha sonra, daha önce iş kazası geçirip birkaç parmak kesik olduğundan ve doktorlarından sakladığından bahisle tutanak tutulduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.12.2018 tarihinde ... acil servise gidip "köyde orakla parmağımı kestim" diye beyanda bulunduğunu, gittiği hastanede ne doktorlara ne de hastane kolluğuna yaralanmasının iş kazası olduğunu belirtmediğini, bunun yanında iş yeri arkadaşlarına da "kendim yaptım" diye beyanda bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan 2019/25 E. sayılı dosya dava dilekçesinde görüleceği üzere, davacının "usta" olduğunu beyan ettiğini, dosyaya sunulan sözleşme ve iş yeri özlük dosyasında da görüleceği üzere davacının "beden işçisi, yardımcı personel" olduğunu, dolayısıyla davacının sac kesme makinesi ile hiç bir işi olmadığını, davacıyı bu makinede çalışırken kimsenin görmediğini ve asli personel dışında başka birinin kullanmasına asla izin verilmediğini, davacının sürekli iş göremezliğinin olmadığını, davacının raporlarından da anlaşılacağı üzere bir adet parmak ucunda onarım yapıldığını, bunun da sürekli iş göremezlik için yeterli olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; Davacının sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebinin reddine, Davacının geçici iş göremezlik geliri bağlanması talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eylemli iş göremezlik durumuyla varılan sonucun hiç bir biçimde örtüşmediğini, davacının yaşanan kazanın ardından yaptığı iş düşünüldüğünde yaptığı işi yapmayı sürdürmesini sol elini kullanamadığından bu bakımdan kendi işini yapmasını hafif işlerde dahi sol elini kullanarak çalışamadığını, ancak düzenlenen raporda değinilen durumlar değerlendirme dışı tutulduğu gibi davacının yaptığı iş yani mesleği de gözetilmediğinden mesleğinden ötürü sürekli olarak ellerini kullanmak zorunda olduğunu, elleri de yapılan işten ötürü yaşamsal öneme sahip olduğundan bu bakımdan davacının yaptığı işin hiç bir biçimde gözetilmeksizin davacıya düz işçi bakımından yapılmayacak değerlendirme yapılarak olağanüstü düşük buyutlarda sürekli iş göremezlik oranı belirlendiğini, kimsenin tıbbi terimleri bilmeye zorlanamayacağını, tıbbi terimlerin anlaşılır biçimde aktarılması da bu anlamda raporu düzenleyenin görevi olduğunu, raporun “Sonuç” başlıklı bölümünden hiçbir şey anlaşılamadığını, kaldı ki davacının eylemli durumu da yapılan saptamalarla taban tabana zıt olduğunu, düzenlenen raporun açık biçimde çelişir durumda olmasına karşın Mahkemece de itiraza konu rapor düzenleme yönteminin hukuka uygun görülerek davacının sürekli iş göremezlik oranının %10'un altında olması nedeniyle davacıya gelir bağlanması isteminin reddine karar verilmiş ise de varılan yargının yargıcın dava aydınlatma yükümlülüğü kurallarına bütünüyle aykırı olarak eksik inceleme ile kurulduğunu beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının 05.12.2018 tarihli iş kazası olayı ile ilgili olarak geçici ve sürekli iş görmezlik geliri talebinde bulunduğunu, davacının iddia ettiği iş kazası ile ilgili olarak Kurum merkezine iş kazası ile ilgili herhangi bir iş kazası bildiriminde bulunulmadığının tespit edildiğini, davacının almış olduğu iş görmezlik (rapor) ödemelerinin ise hastalık vaka türünden ödendiğinin saptandığını, 2016/21 sayılı genelge gereğince Kurum merkezince düzenlenen 11.07.2019 tarih ve 40 Karar numaralı ünite kararı ile 05.12.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeni ile iş kazası sayılmadığına karar verildiğini, davacıya sürekli iş görmezlik geliri bağlanmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının iş yeri ... ... Yapı Ltd. Şti. vekili tarafından Kuruma 10.07.2019 tarihinde verilen bilgilendirme dilekçesinde ... hakkında iş yeri muayene formu doldurulduğunu, daha sonra, daha önce iş kazası geçirip birkaç parmağı kesik olduğundan ve doktorlarından sakladığından bahisle tutanak tutulduğunu, yani dikkat edilirse şu an ... ... Yapı Ltd. Şti. ile davalık olduğu, bir parmağın uç ampute kalmasının yanında, diğer el parmaklarında da anormaller mevcuttur, şeklinde dilekçe verildiğini ve dilekçede belirtilen diğer hususun ise bu olayın iş kazası olmadığı yolunda davacının ikrarlarının olduğunun belirtildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik gelirine hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.