(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15869 E. , 2013/8990 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiraya verene karşı rücuan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %40 tazminat istemine …
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/15869 E. , 2013/8990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiraya verene karşı rücuan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %40 tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, %40 tazminata karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı kiracı 10.2.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre, davalı kiraya verene ait aracın şoförü ve muaviniyle birlikte kiralandığını, 19/04/2000 tarihinde meydana gelen kazada araç sürücüsünün vefat ettiğini,SGK tarafından sürücünün yakınlarına ödenen peşin sermaye değerli gelirin dava yoluyla kiracı ve kiraya verenden istendiğini ve mahkemece kurum zararı olan 9169,70 TL'nin kiracı ve kiraya verenden müteselsilen tahsiline karar verildiğini, icra takibi sonucunda davacı şirket tarafından 20.1.2010 tarihinde 34128,50 TL ödeme yapılarak kurum zararının kapatıldığını, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin ikinci maddesine göre zararın tamamından kiraya verenin sorumlu olduğunu,, bu nedenle ödenen miktarın tamamının tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığını, davalı kiraya verenin haksız yere itiraz ettiğini belirterek İtirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, gerçekte işletenin kiracı sıfatı ile davacı şirket olduğunu, davalının ise kaza sırasında sigortalı işçi konumunda bulunduğunu,aynı dönemde sigortalı olan şahsın işveren olmasının hukuken mümkün olmadığını,2918 sy göre, motorlu aracın uzun süre kiraya verilmesinde zarar görenlere karşı sorumlu olan işletenin araç sahibi değil kiracı olduğunu, davalının bir kusurunun olmadığının SGK tarafından açılan iş mahkemesindeki davada bilirkişi raporu ile sabit olduğunu , olayın gerçekleştiği 19/04/2000 tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında 10.2.2000 başlangıç tarihli 31.12.2000 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile davalı işletmeciye ait olan 35 CRC 71 plakalı aracın sürücüsü ve muavini ile birlikte, davacının hizmetine tahsis edildiği, bu sözleşme çerçevesinde davalının, davacının depolarından teslim alacağı malları davacının tanımlayacağı bölgeler içerisinde dağıtma, boşaltma ve istifleme işini yerine getireceği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2. maddesine göre aracı kullanacak sürücünün ve muavinin sigorta ve diğer yasal hakları ve ihtiyaçları (yemek,, yol vs gibi), arac işletmecisi (davalı) tarafından karşılanacak ve bedelleri gene işletmeci tarafından ödenecektir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmenin ikinci maddesine göre sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen zararın tamamından davalı işletmeci sorumludur. Dosyaya ibraz edilen iş mahkemesince alınan bilirkişi raporu işverenlerin sorumluluğuna ilişkin olup, iş ve sosyal güvenlik mevzuatına göre düzenlendiğinden, hükme esas alınamaz. Mahkemece rücu davası niteliğindeki bu davada taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen kira sözleşmesi çerçevesinde değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, sözleşmeye göre düzenlenmeyen iş mahkemesince alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle tarafların % 50 oranında sorumlu oldukları yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.