8. Hukuk Dairesi 2013/4320 E. , 2013/5941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine,... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve müşterekleri ..., ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.02.2011 gün ve 114/55 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde
**8. Hukuk Dairesi 2013/4320 E. , 2013/5941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine,... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve müşterekleri ..., ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.02.2011 gün ve 114/55 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Hazine temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde; babası ve annesinden miras yoluyla intikal eden ve taksim ile kendisine düşen, 60 yıldan uzun süredir eklemeli zilyetliğindeki taşınmazların, kadastro sırasında 255 ada 3 ve 285 ada 31 parsel numarasıyla Hazine adına, 311 ada 21 parsel numarasıyla ... adına tespit ve tescil edildiğini, 266 ada 263 parselin mera niteliği ile sınırlandırıldığını; taksim ile kardeşi ...'a intikal eden ve kadastro sırasında İbrahim adına tespit ve tescil edilen 266 ada 34 parseli 1981 yılında haricen kardeşinden satın aldığını; ... adına tespit ve tescil edilen 174 ada 35 parselin mirasbırakanı eşi İnci Akcan'dan kendisine intikal ettiğini, taşınmazın davalı ... ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak; söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir. Mahallinde yapılan keşfe katılan teknik bilirkişi 6.12.2010 tarihli raporunda, davacının keşifteki yer göstermesi sonucu, dilekçesinde 255 ada 3 parsel olarak bildirdiği taşınmazın 255 ada 48 parsel; 266 ada 263 parsel olarak bildirdiği taşınmazın 266 ada 269 parsel olduğununun tespit edildiğini açıklamıştır. Davalı Hazine temsilcisi duruşmada davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi ve diğer davalılar cevap vermemiş, yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; 285 ada 31 parsel kapsamındaki teknik bilirkişi İsmail Kavak'ın 06.12.2010 havaleli raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renk ile boyalı 2.609,65m2 yüzölüçümdeki bölümün Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; 311 ada 21 parselin ..., adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; 266 ada 34 parselin davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; teknik bilirkişinin 01.02.2011 havaleli ek raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı renk ile boyalı dere yatağı olarak tescil harici bırakılan 515,45 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline; 174 ada 35, 255 ada 48 ve 66 ada 269 parsellere yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davası reddedilen 255 ada 48 parsel ve 266 ada 269 parseller yönünden davacı tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 174 ada 35 parsel 20.10.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden ölü ... adına tespit edilmiş, tespitin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile 29.01.2009 tarihinde tapu oluşmuştur. Anılan parsele yönelik Mahkemenin red kararı davacı tarafından temyiz edilmemiştir. 266 ada 34 parsel 01.12.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden davalı ... adına tespit edilmiş, tutanağın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile 29.01.2009 tarihinde tapu oluşmuştur. Mahkemenin sözkonusu parsele yönelik iptal ve tescile ilişkin hükmü, kayıt maliki ... tarafından temyiz edilmemiştir. Davacının hükme yönelik temyiz itirazları bakımından; 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 255 ada 48 parsel belgesizden tarla niteliği ile dava dışı... adına tespit edilmiştir. 266 ada 269 parsel kadimden beri ve halen... Köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı açıklanarak mera niteliği ile tespit edilmiş, her iki tutanak itirazsız 29.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Mahallinde 10.11.2010 tarihinde yapılan keşifte tespitlerini yapan uzman ziraatçi bilirkişi raporu ile davaya konu edilen 266 ada 269 parsel kapsamındaki 6904,19m²lik bölümün mera niteliğinde olduğu anlaşılmakla; Mahkemece anılan parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan, tapu iptali ve tescil davalarında davanın, tapu sicilinde malik olarak gözüken gerçek kişi ya da tüzel kişiler aleyhine, gerçek kişilerin ölmesi durumunda ise yasal mirasçılarına yöneltilmesi gerekmektedir. 255 ada 48 parsel bakımından, kayıt maliki ...'a husumet yöneltilerek açılmış bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece sözkonusu parsele yönelik davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Açıklanan nedenlerle, davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 266 ada 269 ve 255 ada 48 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin bölümlerinin ONANMASINA, Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince; az yukarıda açıklandığı üzere, 174 ada 35 parselle ilgili dava reddedilmiş olup davacının temyizi bulunmamaktadır. Eldeki dava, tapuda kayıt maliki olarak görülen ölü ...'e husumet yöneltilerek açılmış olmakla Mahkemenin red kararı da sonucu itibariyle doğrudur. Ancak; dinlenen yerel bilirkişiler taşınmazın bitişiğinde dere yatağında kalan kısmın davacının vefat eden eşine ait olduğunu bildirmişlerse de; ziraat mühendisi ... 10.12.2010 tarihli raporunda; "bu yerin tamamının sel deresi yatağı içerisinde kaldığı, üzerinin sel deresinin taşıdığı metaryellerle (taş, kum, mil vs) kaplı olup üzerinde herhangi bir bitki yetişmediği, yüksek derecede erezyona (su) mahsur kaldığı, konumu itibariyle herhangi bir rehabilitasyon (taş temizliği, gübreleme, teraslama, bakım) çalışması sonucu tarıma elverişli hale getirilemeyeceği, ham toprak vasfında olup maddi değer taşımadığını" açıklamıştır. Uzman ziraatçinin taşınmazın niteliğine ilişkin belirtilen saptamaları karşısında, dava konusu teknik bilirkişinin ek raporunda (A) harfi ile gösterilen 515,45 m2'lik tescil harici taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece kısmen iptal ve tescile karar verilen 285 ada 31 parsel, 03.11.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 62.697 m2 yüzölçümü ile ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, tutanak itirazsız 29.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, taşınmazın miras bırakanları anne ve babasından intikal ettiğini, taksim ile kendisine düştüğünü, taşınmaza eklemeli 60 yılın üzerinde zilyet olduğunu iddia ederek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, yargılama aşamalarında davacıya tanık ve delillerini bildirmesi için süre ve imkan tanınmamıştır. Bundan ayrı, 21.05.2010 tarihli keşif ara kararında, yerel bilirkişilerin jandarma komutanlığı tarafından keşif mahallinde hazır edilmelerine, tarafların delillerini keşifte hazır etmelerine karar verilmiştir. Mahkemenin yazısı gereğince, jandarma tarafından yerel bilirkişilere keşif tarihi ve saatinin tebliğ edilmiş, 10.11.2010 tarihinde yapılan keşifte anılan parsel yönünden sadece yerel bilirkişiler dinlenmiş; yerel bilirkişiler beyanlarında, sınırlarını göstermeksizin davacının burada 2-3 dönüm civarında yerinin olduğunu bildirmişlerdir. Yerel bilirkişiler taşınmazın mevkii, sınırları ve niteliği bakımından bilgi sunarlar, zilyetlik hususu tanıkla ispat edilebilir. Davacı tarafa tanık ve delillerini bildirmesi için süre ve imkan tanınmadan, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin yetersiz beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan; nizalı taşınmaz 62.697m2 yüzölçümü ile ham toprak niteliğinde tespit ve tescil edilmiştir. Bilindiği üzere bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı, tarihin en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu nedenle, tespitin yapıldığı tarihten geriye doğru en az yirmi yıl öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının...Komutanlığı'ndan, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere, paftaların ise düzenlendiği tarihlere göre dava konusu taşınmazların kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi konumda bulundukları hususunda uzman bilirkişiden gerekçeli, denetime açık rapor istenmesi ve böylece taşınmazların gerçek niteliğinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekmektedir. Mahkemece 285 ada 31 parsel yönünden yapılacak iş; davacıya tanık ve delillerini bildirmeleri konusunda süre ve imkân tanınması, yöntemine uygun bir biçimde keşif ara kararının alınarak, yerel bilirkişi ve tarafların bildirdiği tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, nizalı yerin kadastro tespitinden önce çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla ve ekonomik amaca uygun zilyetliğinin kimde olduğunun, taşınmazın davacıya mirasbırakanlarından intikal şeklinin (satış, bağış, taksim vb) belirlenebilmesi için detaylı beyanlarına başvurulması, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde olayın aydınlatılması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HUMK'nun 265. (HMK' nun 261) maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle yukarıdaki açıklamalar gereğince iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun şekilde ... Komutanlığı'ndan sorularak getirtilmesi, stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman başladığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi sözlerinin, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın niteliği ve tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ile süresi ayrı ayrı tespit edilmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı; Mahkemece iptal ve davacı adına tescile karar verilen 311 ada 21 parsel, tapuda ..., Hacer Güven ve kadastro tutanağında ölü olduğu açıklananan ... adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu halde, bunlardan sadece 1/3 pay maliki ...'e husumet yöneltilerek, diğer paydaşlar...mirasçıları hakkında usulüne uygun açılmış dava olmadığı halde, bu kişilerin mülkiyet haklarına tecavüz edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile; Yerel Mahkeme hükmünün 1. fıkrasında yeralan 285 ada 31 parsel; 2. fıkrasında yeralan 311 ada 21 parselde kayıt malikleri Ahmet ... payları; 4. fıkrasında yeralan tescil harici taşınmaza yönelik bölümlerinin 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5,90 TL'nin temyiz davacıdan alınmasına 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.