11. Ceza Dairesi 2024/513 E. , 2024/11519 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2017/25 Esas, 2020/518 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/737 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.…
**11. Ceza Dairesi 2024/513 E. , 2024/11519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2017/25 Esas, 2020/518 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/737 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/23468 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1632 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1632 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık Burçin Uslu'nun, anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2020 tarihli ve 2017/25 esas, 2020/518 sayılı kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2021/1201 esas, 2021/1794 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleşmesini müteakip, 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7394 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince uyarlama kararı verilmesi talebi üzerine, dava konusu olay nedeniyle verginin ziyaa uğratılmasına bağlı olarak sanığa vergi tarh edildiği ve ceza kesildiği, söz konusu tarhiyat ve cezaların bir kısmının iptal edildiği, ancak bir kısmına yönelik açılan davanın reddedildiği ve kesinleştiği, kesinleşen cezalı tarhiyatların ödenmediği, bu hâliyle 7394 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddede belirtilen etkin pişmanlık koşullarının yerine getirilmediğinden uyarlama yapılmasına yer olmadığına bahisle uyarlama talebinin reddine ilişkin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2023 tarihli ve 2017/25 esas, 2020/518 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/09/2023 tarihli ve 2023/737 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 34/1. madde metnine göre "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.." şeklindeki düzenleme ile, Yine Geçici madde 34/5. madde hükmüne göre ise "359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır." şeklindeki düzenlemeler ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince verilen vergi suçu ve cezalarına ilişkin lehe olarak değerlendirilebilecek düzenlemeler getirildiği, Bu doğrultuda anılan kararın infazı durdurulduktan sonra sanık hakkında uyarlama yargılaması yapmak için duruşma açılmasını takiben, sanığın vergi mahkemesinde dava açıp açmadığı, açılmışsa feragat edip etmediği, kanun yollarına başvurup başvurmadığı veya başvurulmuşsa vazgeçilip vazgeçilmediği hususlarının kontrol edilmesini takiben tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının miktarının sanık tarafından belirtilen süre içerisinde ödeme yapıp yapmadığı kontrol edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın belirtilen sebeplerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. ... 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Uyap üzerinden de yapılacak inceleme ile hükümlünün başkaca vergi dosyası bulunup bulunmadığı tespit edilerek, farklı takvim yılları yönünden zincirleme suça ilişkin koşulların mevcut olup olmadığının duruşma açılmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verilmesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli ve 2023/737 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.