T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2407 KARAR NO: 2025/2376 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI: 2025/334 D.İş - 2025/334 K DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2407 KARAR NO: 2025/2376 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI: 2025/334 D.İş - 2025/334 K DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden (davacı) dava dilekçesinde; Müvekkilinin fatura konu adresindeki ticari faaliyetlerinin yürütülmesi amacı ile ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisinin temini için karşı taraf ile elektrik enerjisi satış sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket tarafından her ay tahakkuk olunan faturaların düzenli olarak ödediğini, ... tarafından ,kaçak elektrik kullanıldığından bahisle müvekkili adına tutanak düzenlenmiş ve fatura tahakkuk edilmiş ise de, sayaçtaki S1 ve S2 uçlarının karşı tarafın çalışanları tarafından ters ve usulsüz bağlanması nedeniyle faturaların %33 eksik yazıldığını, sayacın mühürlü olması nedeniyle bu bağlantının karşı tarafın kontrolünde oldu- ğunu, eldeki davaya konu somut olayın kaçak elektrik değil, eksik tüketim olduğunu, karşı tarafın müvekkiline kaçak ve usulsüz enerji tüketim bedeli adı altında düzenlediği ... nolu 10.06.2025 tarihli, 838.502,10-TL bedelli ve 20.06.2025 son ödeme tarihli faturanın haksız ve fahiş miktarda olduğunu, söz konusu faturaların ödenmemesi halinde müvekkilinin elektrik enerjisinin kesilme tehdidi ile karşı karşıya olduğunu beyanla; elektrik enerjisinin kesilmemesi ve ödenmemesi için teminatsız olarak/veya mahkemece takdir olunacak teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 23.06.2025 tarihinde;"1-İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile tedbire konu ... tesisat numaralı abonelikle ilgili tahakkuk edilen 10.06.2025 tarihli, ... numaralı, 838.502,10-TL bedelli fatura bedeli olan 838.502,10-TL üzerinden sınırlı olmak üzere, 838.502,10-TL'nin % 20'si olan 167.700,42-TL oranında teminatın ihtiyati tedbir talep eden tarafça nakit veya kesin ve süresiz banka teminatı olarak yatırılması kay- dıyla, tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir isteyen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticari işletmesi olan ... tesisat numaralı, fatura adresi ... Mahallesi ... . Blok no:... Esenyurt İstanbul'daki aboneliğine istinaden ELEKTRİĞİNİN KESİLMEMESİNE, KESİLMİŞ İSE ELEKTRİĞİN AÇILMASINA, 2-İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık 1 haftalık kesin süre içinde HMK 392 maddesi gereğince talep eden tarafından borcun %20'si oranında 167.700,42-TL nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, kesin süre içinde teminat şartı yerine getirilmediği halde kararın kendiliğinden ortadan kalkmasına,28.07.2025 tarihli ara karar ile "TEDBİRE İTİRAZIN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: 28.07.2025 tarihli ara karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaçak elektrik tutanaklarının aksi ispat oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığı hususunun müvekkili şirket tarafından düzenlenen tutanak ile tespit edildiğini, söz konusu faturanın bu tutanağa istinaden düzen- lendiğini ve faturalamada her hangi bir hata bulunmadığını, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, tedbirin kaldırılması aksi halde teminatın % 100 oranında alınmasını talep etmiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı vekili kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura nedeniyle elektriğin kesil- memesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece % 20 oranında teminat takdir edilmiş, davalı ...'ın tedbir kararına itirazı reddedilmiştir." İTİRAZIN REDDİNE " dair ara karar istinafa getirilmiş olmakla uyuşmazlık somut olay- da tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı ve "İTİRAZIN REDDİNE" dair ara kararın yerinde olup olma- dığı hususunda toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi,"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aran- mayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belir- tilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.Bundan başka, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memur- ların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatu- ralar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönüyle verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır.3. Teminata ilişkin istinaf sebepleri yönünden ;ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde alınacak teminat miktarı mahkemenin takdirine bırakılmış olup mahkemece uyuşmazlığa konu dava değerinin % 20'si oranında teminat takdir edilmiş olup bu miktar dosya kapsamına göre az değildir. Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.4. Tedbirin uygulanması; HMK'nun "İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanması" başlıklı 393/1. Maddesinde "İhtiyati Tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar. " denilmiştir.Dosya kapsamında ,mahkemece takdir olunan teminatın nakdi olarak yatırıldığına dair makbuz dosyaya sunulmuştur.5.İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemlerHMK'nun 397. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar." denilmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ekinde, tedbir kararını takiben esasa ilişkin menfi tespit davası açıldığına dair tevzi formu vs ibraz etmiştir.Bu tespitlere göre, ilk derece mahkemesince "ihtiyati tedbir kararına vaki itirazın reddi" yönünde verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/10/2025