T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1309 KARAR NO : 2025/1743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2024 NUMARASI : 2023/425 Esas - 2024/275 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2023 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1309 KARAR NO : 2025/1743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/04/2024 NUMARASI : 2023/425 Esas - 2024/275 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2023 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2024 tarih 2023/425 Esas 2024/275 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olan .....plakalı aracın ... kullanımında iken, İzmir ili Menemen ilçesinde seyir halinde iken, önünde kırmızı ışık sebebiyle duran ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca dikkat ve özen eksikliği sonucunda görmeyip arkadan çarptığını, Arkadan çarpma asli kusurlu sayılan hareketlerden olduğundan kaza nedeniyle ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ,araç sürücüsünnü ...,aracı sigorta ettiren ise '.... Turizm'' olduğunu ,araç işleteninin de hasarlardan müteselsil sorumlu olduığunu, Ekspertiz raporu ''hasar gören parçalar'' bölümü incelendiğinde;''sol ve sağ arka stop lambaları,bagaj kapağı sol ve sağ stop lamba grupları,model yazısı,bagaj kapağı,bagaj kapağı/arka kapı kilidi,rka tampon sol ve sağ amortisörleri,bagaj kapağı camı'' görülecektir. Parça fiyatı net tutar 21.026,14 TL'dir. İşçilik masrafları ise net tutarı 9.800,00 TL ve KDV tutarı 3.784,71 TL olup net toplam miktar 34.610,85 TL'dir. Bu rakam dışında müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığını , sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. başvuruda bulunulduğunu , herhangi bir cevap alınamadığını ,davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsünün kusurunun tam olarak değerlendirilmesi gerektiğini , gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini ,müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını , ... marka ve ''.....'' modeli olan müvekkili aracının kilometresinin 131.308'km olduğunu , Aynı zamanda müvekkilin aracında kaza tarihinden önce herhangi bir değişen veya boyalı parça bulunmadığını, ağır bir değer kaybına uğradığını ,mevcut kaza sebebiyle, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve Tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Araçta oluşan değer kaybının yaklaşık olarak 60.000,00 TL olduğunu, davalı araç sürücüsünün müvekkilin aracına çarpmış olması nedeniyle tamir süresince kullanılamamasına ve aracın ileriye yönelik olarak değer kaybına uğramasına sebep olduğunu sigorta şirketinin eksik ödemiş olduğu ve ödemesi gereken 34.610,85 TL'lik bedelin yanında aracın değer kaybı tazminatına yönelik olarak da herhangi bir ödeme yapmadığını , bilirkişi raporunda gerçek zarar daha fazla tespit edileceği için talebini HMK 107 kapsamında bedel arttırmak ve ıslah etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen “değer kaybı” için 100,00 TL tamir ve onarım gideri için 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli için 100,00 TL olmak üzere toplamda 300,00 TL maddi tazminat tutarının (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve değer kaybı kalemiyle sınırlı olmak kaydı ile )üzere işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili; Davaya konu trafik kazası 21.12.2022 tarihinde, müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının malik olduğu ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana geldiğini , ... plakalı araç, 100000110793289 poliçe numarasıyla 27/11/2022-2023 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu ,müvekkil sigorta şirketinin ilgili poliçeden doğan sorumluluğunun üst limitinin maddi zararlarda araç başına 100.000,00-TL olup , dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmesine karşın, “fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla” dedikten sonra alacağın toplam 300,00- TL'lik kısmının tahsiline karar verilmesi talep edildiğinden bu haliyle davacı tarafından kısmi dava açıldığının kabulü gerektiği , davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti adına adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini , kaza yerini gösteren kamera kayıtlarının araştırılması ve sigorta bilgi ve gözetim merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın önceki hasar dosyalarının istenmesini daha önceki kazalar dolayısıyla oluşan hasarların değişen parçalar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını ,araç mahrumiyet bedeline ilişkin müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını , Araç üzerinde keşif yapılması gerektiğini, aksinin kabulü hâlinde eksik inceleme ile hüküm tesis edileceğini , davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Anayasa Mahkemesi tarafından genel şartlar tümüyle iptal edilmemiş, hasar bedeli hesapları yönünden genel şartların uygulanmasına öncelikli olarak devam edilmekte genel şartlara göre hasar bedeli hesaplaması yapılırken; aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığı ve aracın daha evvel hasar gören parçalarının neler olduğunun incelenmesi gerektiğini , davacıya ait aracın üzerinde hasar tespiti yapıldıktan sonra hasarlı parçaların onarımı yapılamıyorsa Rekabet Kurumunun 2005/4 Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin 3.maddesi, Hazine Müsteşarlığının 27.10.2010 tarihli 38 numaralı sektör duyurusu ve trafik sigortası genel şartlarında 20.03.2020 tarihi itibariyle yapılan değişiklik gereği eşdeğer parça tedariki ile değişim yapılacağını ,Bu özellikte parça temin edilemiyorsa, hasarlı parça orjinali ile değiştirileceğini , Araç sahibi kendi aracına orjinal parça montajı yaptırması durumunda ilgili parçanın eşdeğer parça fiyatı ile arasında doğabilecek fiyat farkını ödemeyi kabul etmiş sayılacağını ,eşdeğer parça üzerinden belirlenecek hasar bedeli ile müvekkil şirketin sorumluluğunun sınırlı olduğunun açık olduğunu, Aracın bir parçanın hasarlanması sonucunda araçta hasar bedeli meydana geldiğinin kabulü için bu parçanın kazadan önce sağlam ve orjinal olması gerektiğini ,aksi hâlde araçta meydana gelen söz konusu hasarın davaya konu işbu kaza ile mi meydana geldiği anlaşılamayacağını , piyasada davaya konu aracın orjinal yedek parçalarında çok yüksek iskonto oranları uygulanarak tedarik yapıldığı bilindiğinden parça bedeline iskonto uygulanmaması hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını ,tazminat sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kdv hariç olarak hesaplanacak tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulması gerektiğini , kabul anlamına gelmemek kaydıyla; değer kaybı tazminatı, 04/12/2021 tarihli 31679 sayılı resmi gazete'de yayınlanan " karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar " ın ekindeki formüle uygun olarak 2918 sayılı karayolları trafik kanununun 90 ıncı maddesi uyarınca ek-1 de yer alan usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanması gerektiğini ,Değer kaybı hesabında aracın onarımının nerede ve ne şekilde yapıldığı da önem arz etmekte olup, aracın yetkili bir serviste orijinal parçalar kullanılarak onarılmış olması durumunda araçta değer kaybı yaşanmadığı hatta davacıya ait araçtaki eskiyen ve yıpranan parçaların yenilenmesi nedeniyle araçta değer artışı meydana geleceğini, değer kaybından söz edilebilmesi için aracın ilk ve tek hasarı olması gerektiğini, Araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmayıp temerrüt koşulları oluşmadığını, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talebinde bulunulmasının kabulünün mümkün olmadığını ,tazminat yönünden faiz başlangıç tarihi, güncel eksper hesabının yapıldığı tarihten itibaren başlayacağını, Mahkemece yaptırılacak eksper bilirkişi hesabı, başvuru tarihine göre değil en güncel hâli ile yapılacağından faiz başlangıç tarihi de eksper hesaplamasının yapıldığı tarihten itibaren yapılması gerektiğini yoksa hem güncel hesap yapılıp, hem de geçmiş dönem için ayrıca faiz işletilmesinin, faize faiz yürütmek olacağını, davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmamış olup temerrüt koşullarının oluşmadığını, 01/01/2006 Tarihinden itibaren ise yasal faiz oranı %9 olup yasal faiz talep edilmesi gerektiğini bildirerek haksız davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Şirketi vekili; Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacağın zamanaşımına uğradığını,zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini davacı yan talep etmiş olduğu alacaklara ilişkin davanın belirsiz alacak olduğunu belirtse de dava değeri, belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu ,yrıca, yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre Bu nedenle, davacı yanın fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı işbu davanın dava şartı (hukuki yarar) yokluğundan dosyanın esasına girilmeksizin ve davacı tarafa süre verilmeksizin usulden reddine karar verilmesini talep etkilerini ,davanın kısmi alacak davası olarak görülmesi gerektiğini ,şirket nezdinde bulunan .... plakalı araç, şoför ...'ın kullanımındayken 21/12/2022 tarihinde davacı'nın ... plakalı aracı ile trafik kazasına karıştığını, tam kusurlu tarafın davacı taraf oldğunu ,olayda kusur oranlarının belirlenmesinin büyük önem arz ettiğini kusur oranlarının belirlenmesi için rapor alınmasını talep ettiklerini ,kazanın aydınlatılması için olay yeri kamera kayıtlarına bakılması ve incelenmesinin de gerektiğini ,araç üzerinde inceleme yapılması ve araçta oluşan hasarın doğru şekilde tespit edilmesi gerekkiğini, aracın bir parçasının hasarlanması sonucunda araçta hasar bedeli meydana geldiğinin kabulü için parçanın/parçaların kazadan önce sağlam ve orjinal olması gerektiğini ,araç mahrumiyeti adı altında istenilen tazminatı ise müvekkil şirket hukuken karşılamakla yükümlü olmadığını ,aracın ilk ve tek hasarı olması gerekip araçtaki değer kaybının tespit edilebilmesi için aracın önceki hasarlarının da incelenmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini , tazminat yönünden faiz başlangıç tarihi, güncel eksper hesabının yapıldığı tarihten itibaren başlayacağını, hem güncel hesap yapılıp hem de geçmiş dönem için ayrıca faiz işletilmesi faize faiz yürütmek olacağından kabulü de mümkün olmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama konusu kazanın oluşumunda davacıya ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz, davaalı sigorta nezdinde sigortalı, diğer davalı şirketin maliki olduğu .... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...in tam kusurlu olduğu, davacı aracında konu kaza sebebiyle 59.795,78 TL hasar, 40.000,00 TL değer kaybı ve davacı nezdinde 11.000,00 TL ikame araç zararı oluştuğu, davalı yanca gerek davacı vekilinin hesabına gerekse de tedarikçilere olmak üzere toplamda 34.610,84 TL hasara yönelik ödeme yapılmakla davacının karşılanmamış 25.184,94 TL hasar bedelinin kaldığı, bakiye hasar ve ikame araç zararına yönelik talebin sigorta haricindeki diğer davalılardan tahsil talebinin kısmen kabulüne, sigortadan sadece değer kaybı zararı talep edilmekle bu kalem tazminat yönünden ise tam kabule, bununla birlikte sigorta yönünden talep konusu edilen hasar ve ikame araç yönünden taleplerin ise reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili; dava dilekçesinin konu kısmında davalılardan tahsil istemi açıkça belirtilmesine rağmen mahkemece sigortadan sadece değer kaybı talep edildiği yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığı, davalı sigortadan limit dahilinde zarar tazmin talebi ileri sürüldüğü, davalı sigorta yönünden hasar bedeli ile ikame araç bedeli yönünden istemin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı aleyhine iki ayrı vekalet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığı, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe vekaletin tek vekalet ücreti olması gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta vekili; mahkemece kusura yönelik değerlendirmenin eksik yapıldığı, davalı araç sürücüsü yönünden kaçınma halinin değerlendirilmediği, davacıya ait araç sünücüsünün kural ihlali niteliğinde davranışı yönünden yeterli inceleme yapılmadığı, değer kaybı hesabı reel piyasa şartlarına göre yapılmış ise de genel şartlarda belirtilen formülasyona göre yapılması gerektiği, bununla birlikte mahkemece değer kaybı bedeli yönünden belirlenen bedelin fahiş miktarda olduğu, eski hasar kaydına yönelik bir inceleme yapılmaadığı, yine değer kaybı hesabının tespiti konusunda kısıtlı bir inceleme yapıldığı, değer kaybı bedeli belirlenmesine esas alınan hasarlı parçaların aracı değer kaybına uğratmayacağı, hasar ve ikame araç bedelinin tespitine yönelik de bilirkişi raporunun yerinde olmadığı, hasara ilişkin yapılan ödeme ile zararın karşılandığı, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu, talep konusu değer kaybı bedeline yönelik yapılan başvurunun olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası sebebiyle bakiye hasar, değer kaybı ve ikame araç zararı tazmin istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava konusu talepler yönünden açılan iş bu maddi tazminat davasının haksız fiil hükümleri çerçevesinde koşullarının oluşup oluşmadığının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda talebin haklılığına kanaat getirebilmek için davacının zararını, sorumluluk atfedilen davalı/davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışlarının olduğu ve davacı zararı ile bu kusurlu davranış arasında illiyet bağının varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Kusur yönünden mahkemece yapılan incelemenin eksik ve yetersiz olduğu belirtilmiş ise de 21/12/2022 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı aracın İzmir-Çanakkale devlet yolu üzerinde seyir halinde iken Menemen ilçesi trafik ışıklarına geldiği esnada otobüsün ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir halinde olup o esnada kırmızı ışıkta beklemekte olan dava dışı .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ile meydana gelen kazanın oluşumunda,...'nin yolda bulunun işaretçilere uyduğu, herhangi bir kural ihlali niteliğinde davranışının bulunmadığı gibi alabileceği bir önleminin de olmadığı görülmekle olayda kusursuz olduğu, davalı ...'in ise asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu yönden yerel mahkemece yapılan inceleme yeterli görüldüğü gibi dosyaya kazandırılan raporun yeterli teknik incelemeyi içerdiği bununla birlikte raporun hükme esas alınması bakımından değerlendirmeye iştirak edilerek ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından talep konusu değer kaybına dair hükme esas alınan rapordaki hesaplama ve değerlendirmelerin yerinde olmadığı gibi hesaplamanın genel şartlarda belirtilen formüle göre yapılması belirtilmiş ise de davacı tarafın ileri sürdüğü değer kaybına yönelik davalılar nezdindeki tazmin borcunun gerçek değer kaybına ilişkin olduğu, buradan hareketle davacının bu talebe ilişkin gerçek zararının aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark kadar olacağı gözönüne alınmakla İDM'ce hükme esas alınan raporun bu yönden tanzim edildiği, aracın geçmiş hasar kaydı yönünden yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı ve geçmiş hasara yönelik hasar bilgisi belirtilmediği, buna göre gerek piyasa rayiçleri üzerinden hesaplama sebebinin gerekçesinin raporda belirtildiği gerekse yapılan hesaplamaların piyasadaki emsaller yönünden karşılaştırmasının yapıldığı anlaşılmakla raporun denetime elverişli olduğu gibi iddianın aksine yeterli teknik incelemeyi de içerdiği, dolayısıyla davalı sigorta vekilinin genel şartlara göre hesaplama yapılmasına dair isteminin yerinde olmadığı değerlendirilerek bu kapsamda ileri sürülen istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı kabul edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, davalı sigorta tarafından verilen müzekkere cevabı ekindeki belgelere göre değer kaybı talebine ilişkin olarak davacı yanca KTK 97 madde uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmakla birlikte bu yönden davacı yanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmekle davalı sigorta şirketinin davadan önce temerrüde düştüğü ve İDM tarafından bu yönde yapılan değerlendirme yerinde görülerek davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebinin de yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçeler ile 21/12/2022 tarihinde davalı .... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı aracının arka kısımdan olmak üzere yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplamda 59.795,78 TL hasara uğradığı, davadan evvel davalı sigorta tarafından hasara yönelik yapılan 34.610,52 TL'nin tutardan mahsubu neticesi davacı yanın karşılanmamış 25.185,26 TL bakiye hasar bedelinin olduğu, hükme esas alındığı anlaşılan rapor kapsamında davacı aracının bu kazadan kaynaklı 40.000,00 TL değer kaybına uğradığı gibi bu kaza sebebiyle davacının 11.000,00 TL ikame araç zararının oluştuğu, bu yönden hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi heyetince kusur, hasar, değer kaybı ile ikame araç zararının olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına, (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K.,17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.) gerçek zarar ilkesi gereğince onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'nin de zarar görene ödemek zorunda olunmasına (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.), değer kaybı tazminatının aracın kaza tarihindeki el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesine, aracın hasarlı ve hasarsız ikinci el bedelinin piyasa rayiçlerine göre tespit edilmesine, zarar kalemlerinin benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmasına, bakiye hasar bedeli, değer kaybı ile ikame araç zararı yönünden davalı araç sürücüsü ile malikin sorumlu tutulmasına, taleple bağlılık ilkesi gereği değer kaybı talebinden davalı ZMMS şirketinin sorumlu tutulmasına göre her ne kadar daha az bir miktarda bakiye hasar tazminatına hükmedilmiş ise de farkın kesinlik sınırında kaldığı değerlendirilmekle bu husus hariç olmak üzere İDM'ce yapılan değerlendirmeler yerinde görülmekle hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı yanca davalı sigortadan sadece değer kaybı zararı talep edilmediği, bunun aksine İDM'ce yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, davalı sigortadan araç mahrumiyet bedeli hariç hasar, ikame ve değer kaybına yönelik diğer zarar kalemlerinin talep edildiği belirtilmiş ise de harca esas değer olarak belirtilen maddi zarar kalemlerinin değer kaybı, araç mahrumiyet zararı ve hasar bedeli istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda araç mahrumiyetin de neticede ikame araç talebi olarak ileri sürüldüğü göz önüne alınmakla az yukarıda belirtilen hususun incelenmesinde; dava dilekçesinin konu kısmında talep konusu edilen tüm tazminat kalemleri yönünden açıklamada bulunulmuş ise de sonuç ve istem kısmında davalı sigortadan sadece "değer kaybı" isteminde bulunulduğunun belirtildiği, içerik kısmında hasar bedeline yönelik bir miktar davalı sigortanın ödeme yaptığı belirtilmesinin yanında bakiye hasarın adı geçen davalıdan da talep edildiği hususunun açıkça belirtilmediği, davalı yana başvuru yapıldığı belirtilmekle bu yönden kazandırılan müzekkere cevabı ekinde değer kaybı yönünden davalı sigorta şirketine KTK 97 başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakla açıklanan tüm sebeplerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tüm zarar kalemleri davalı sürücü ile malikten talep edilmesine karşın davalı sigortadan sadece değer kaybı isteminde bulunulduğu değerlendirilmekle bu yönde İDM'ce yapılan değerlendirmeye iştirak edilmekle ileri sürülen istinaf istemi yerinde görülmemiş ancak davalı sigortadan sadece değer kaybı talebinde bulunulmuş ve bu hususun da mahkemece kabul edilmiş olması karşısında aksi yönde yapılan değerlendirme ile ikame araç zararı ile hasar bedeli zararı yönünden davalı sigorta aleyhinde istem olmamasına rağmen reddi yönünde değerlendirmenin doğru olmadığı kabul edilerek bu yönden davacı istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Bu nedenle de sigorta aleyhine hasar ve ikame araç yönünden talep olmamakla birlikte aksi yönde yapılan hükmün esas ve ferileri yönünden değerlendirme doğru bulunmamış, diğer yönlerden istinaf istemi yerinde görülmediği göz önüne alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu durumda, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2024 tarih, 2023/425 esas ve 2024/275 karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3- İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; - DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 25.184,94 TL bakiye hasar ve 11.000,00 TL ikame araç zararı olarak üzere toplam 36.184,94 TL tazminatın olay tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILAR ... VE ..... ŞTİ'DEN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin hasar bedeli talebinin REDDİNE,40.000,00 TL değer kaybı zararının davalı sigorta yönünden 06/02/2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, - Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 5.204,21 TL karar ve ilam harcından evvelce peşin alınan 1.774,86 TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 3.429,35 TL karar ve ilam harcının DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN (davalı sigortanın bu tutarın 1.800,53 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, - Davacı tarafından yatırılan 1.954,76 TL peşin, başvuru ve ıslah harcının DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN (davalı sigortanın bu tutarın 1.042,92 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davacı tarafından yatırılan 5.102,25 TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN (davalılar .... ve ...... Şti'nin bu tutarın 4.162,05 TL'si ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine, - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, - Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVALICIDAN ALINARAK ADI GEÇEN DAVALI ... ....LTD. ŞTİ'YE VERİLMESİNE, - Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALI ... A.Ş.'DEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 4- Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 2.732,40 TL'den peşin alınan 683,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.049,30 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 7- İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 665,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.834,40-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8- Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.