T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/109 Esas KARAR NO: 2026/399 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2025 ARA KARAR NUMARASI: 2025/22 ESAS DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/109 Esas KARAR NO: 2026/399 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/12/2025 ARA KARAR NUMARASI: 2025/22 ESAS DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacılar vekili İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/92 D.İş başvuru dilekçesinde özetle: Müvekkili ... firmasının çikolata ve şekerleme sektöründe tanınan bir üretici olduğunu, ...markasının tescilen ve ihdasen sahibi olduğunu, diğer müvekkili ... şirketler grubunun iştiraklerinden olduğunu, ... ürünlerine ilişkin markaların bu firma adına tescilli olduklarını, ... markası altında satışa sunulan ürünlerin yüksek tanınırlılığa sahip olduğunu, marka tescilleri ile koruma altında olduğunu, ... markaların sahibi olduğunu, markanın kırmızı beyaz renk kombinasyonu ile oluşturulduğunu, kendi yarattığı özgün ambalaj tasarımı içinde satışa sunduğunu, bu kompozisyon için gerçek ve öncelikli hak sahibi olduklarını, müvekkilinin ...markasının... tescil no'lu marka ile koruma altında olduğunu, söz konusu ambalaj tasarımlarının marka olarak da koruma altında olduklarını, ... ve ... ... müvekkili izni ve bilgisi olmadan kullanılmasının mümkün olmadığını, ... ve ... markalı çikolata ürünlerinin aleyhine tedbir talep edilen şirket tarafından yurt içi ve yurt dışında satışa sunulduğunu, www.....com.tr web sitesi ve sosyal medya hesaplarından tanıtımlarının yapıldığını, ... gibi online perakende platformlarından tanıtım ve satışların gerçekleştiğini, ürün kataloglarında tanıtımının yapıldığını, taraflara ait ürün ambalajlarının ürün satım alımlarının gerçekleştirildiğini, ...markalı ürün ambalajları ile müvekkilinin ... markalı ürün ambalajının kopyalandığını, ... ibareli markası ile müvekkilinin ...markasının kopyalandığını, aleyhine tespit istenen ürün ambalajlarının teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen sunum, boyut ve genel görünüm olarak müvekkilinin ürünleri ile iltibas yaratacak derecede benzer oluşturulduğunu, müvekkilinin markaları, faaliyetleri aleyhine girişimde bulunulduğunu, tanınmışlığından yarar elde etmeye çalışıldığını, markasal haklarının ihlal edildiğini, haksız rekabet yaratıldığını, aleyhinde tespit talep edilenin ... ürünleri ambalajları için çoklu tasarım tescilleri ve ... kelime markasını tescil ettirdiğini, haksız tesciller olduklarını, bu tescillerin önceki tarihli hak sahibinin haklarına karşı yaratılan tecavüzü ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin ... markası ile ... marka kullanımlarının benzer olduklarını, ambalajladaki kullanımlarının benzer olduklarını, renk kombinasyonu, ürün formu ve markasal ibarenin kopyalanmış olduğunu, ... ve ... ibareli ürün ambalajlarının müvekkilinin ... markalı ürün ambalajları ile iltibas yarattığını, müvekkili gibi tekli ve üçlü ürün ambalajlarında sunulduğunu, hindistan cevizi ve kırmızı kurdele öğesinin kullanıldığını, aynı renk kombinasyonunun kullanıldığını, müvekkilinin tescilli markalarından doğan hakların ihlal edildiğini, benzerlikler nedeniyle ... ibareli ürünlerin müvekkili ile idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanlış bir algı oluşturduğunu, ürünün herkes tarafından satın alınabilir olması nedeniyle tüketicinin göstereceği dikkat seviyesinin düşük olacağını, haksız rekabetin kaçınılmaz hale geleceğini, ambalaj kompozisyonunda tüm unsurlar aynı olmasa da ana unsur ve genel görünüm itibariyle benzerliğin karıştırılma ihtimali yarattığını, müvekkili tarafından yapılan çaba ve harcamaların sonunda kazanılan ün ve imajın zedelenebileceğini, markaların kelime olarak farklı olsa dahi, markaların ve üzerinde kullanıldıkları ambalaj kompozisyonlarının ortalama tüketici nezdinde iltibas veya çağrışım yaratacak derecede benzer olmasının marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratacağını belirtmiş ve; Aleyhine tedbir talebinde bulunulana ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında ... ibareli ürün görsellerinin sergilendiğine ilişkin delil tespiti yapılmasına, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbir talebine konu ... ibareli ürünlere ilişkin olarak tüm kullanımların engellenmesine, ürün ambalajlarının üretiminin, satış ve dağıtımının ithal ve ihracının, satışa sunulmasının önlenmesine, ürün ambalajlarının internet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine, tedbir talebine konu edilen ..., ... ibareli ürünlerin sergilendiği sayfaların erişime engellenmesine, tedbir talebine konu ürün ve ambalaj görsellerinin 0her türlü ürünler, basılı yayınlar, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, video ve sair her türlü tanıtım malzemesi, kağıt, fatura, ticari evrak ile alan adlarının kullanılmasının önlenmesine, bu şekilde bastırılmış olan materyalin bulundukları yerlerde toplanarak emin bir yerde muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İstanbul 1. FSHHM'nin 2024/92 D.İş sayılı dosyasındaki 20/01/2025 tarihli kararında:Davacıya ait markalar ile iltibasa sebebiyet verdiği değerlendirilen davalıya ait ...”, “...” ve “...” ibareli ürünlerin kullanıldığı ambalajları üzerinde kullanılan grafik kompozisyonların birbirleri ile benzer olarak algılandıkları ve tespit isteyene ait... markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, her iki firmanın aynı sektörde bulunması, hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ''...İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/12/2025 tarih ve 2025/22 Esas sayılı ara kararıyla; ''...Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının kısmen kabulü ile; Mahkememiz dosyasına sunulan 05/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığı anlaşılmakla İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/92 D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen 20/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden kaldırılmasına, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/92 D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen 20/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına "..." ibareli ürünler yönünden yapılan itirazın reddine dair karar verilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-DAVALI VEKİLİNİN İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZININ KISMEN KABULÜ İLE; Mahkememiz dosyasına sunulan 05/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığı anlaşılmakla İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/92 D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen 20/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden kaldırılmasına, 2-İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/92 D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen 20/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına "..." ibareli ürünler yönünden yapılan itirazın reddine,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Raporda açık hata ve eksiklikler bulunduğunu, dosyada mevcut önceki rapor ve tedbir kararı kapsamındaki tespitlerle çelişkiler barındırıyor olması sebebiyle, öncelikle dosyanın uygun uzmanlık alanlarından oluşturulacak yeni bir heyete tevdi edilmesine ve yeni rapor alınmasına karar verilmesi, davalının ihtiyati tedbire itirazlarının, yeni rapor alındıktan sonra ele alınmasına karar verilmesi talep edildiğini, Ancak 05.10.2025 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin esaslı itirazlarımıza ve raporda ... ve ... ibarali ürünler bakımından açıkça hatalı ve çelişkili değerlendirmeler mevcut olmasına rağmen, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 04.12.2025 tarihli duruşmada (1) nolu ara kararı ile, doğrudan doğruya ilgili bilirkişi raporuna atıfta bulunarak yaklaşık ispat şartının ... ve ... ürünleri bakımından kalktığını belirtmek suretiyle, davalının tedbire itirazlarının bu kısım ürünler yönünden kabulüne, ancak ... ürünü bakımından reddine karar verildiğini, Durum böyle olmasına rağmen İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 04.12.2025 tarihli duruşmada oluşturduğu (2) nolu ara kararıyla dosyada mevcut raporlar arasında ... ve ... ürünleri bakımından çelişki bulunduğunu teyit ederek yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, 20.01.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararını ... ve ... ibareli ürünler bakımından kısmen kaldıran, 04.12.2025 tarihli gerekçeli kararı taraflarına e-tebligat ile 08.12.2025 tarihinde iletilmiş olup, ilgili karar incelendiğinde ise uyuşmazlık geçmişi ve edinilen raporlar özetlendikten sonra tedbir kararının kaldırılması bakımından tek gerekçe olarak “Mahkememiz dosyasına sunulan 05/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden yaklaşık ispat şartının ortadan kalktığı anlaşılmakla” ifadesine yer verildiğini, Davalının ihtiyati tedbire itirazlarının ... ibareli ürünler bakımından reddedilmiş olması dosyada bu ürün bakımından yaratılan iltibas halinin defaatle teyit edilmiş olması karşısında isabetli olduğunu, ancak ... ve ... ibareli ürünler bakımından 05.10.2025 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak ve bu raporun ilgili kısımlarının dosya kapsamında mevcut önceki tespitlerle açıkça çelişkili olması, benzerlik değerlendirmelerinde markasal unsurları gözetmemesi (örneğin, ... ve ... kelime markaları) gibi AÇIK HATALAR barındırıyor olması karşısında, ihtiyati tedbir kararının bu ürünler yönünden kaldırılmış olmasının son derece hatalı olduğu, zira ... ve ... ibareli ürünler bakımından da dosyanın bütünü gözetildiğinde yaklaşık ispat şartında değişiklik bulunmadığını, bilirkişi raporunda “...” ve “...” ... benzerliği dahi incelenmediğini beyanla İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, davalı yanın ihtiyati tedbire itirazının kısmen kabulüne dair verdiği 04.12.2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı firmanın Türkiye genelinde 9680'i kapsayan bayi ağıyla Ege, Marmara, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın bir dağıtım ağına sahip olan müvekkil şirket, ülke çapındaki bayilik çalışmalarını genişleterek tüm Türkiye'yi kapsama hedefiyle faaliyetlerine devam ettiğini, kuruluşundan bu yana düzenli olarak her yıl yüzlerce haberde yer alarak bilinirliğini hızlıca arttırdığını ve tanınmışlığını sabit kıldığını, Müvekkili Şirketin bu kapsamda basiretli bir tacir olarak sınai haklarına da önem verdiğini, halihazırda TÜRKPATENT nezdinde tescilli “...”, “...” ve “...” esas unsurlu markalarını birçok kez tescile konu ettiğin, Müvekkili Şirket'e ait TÜRKPATENT nezdinde tescilli “...”, “...” ve “...” esas unsurlu markaları bulunduğunu, markaların tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini, tedbir kararına itirazın alınacak bilirkişi raporundan sonra değerlendirilmesine karar verildiğini, alınan raporun denetimden uzak olduğunu, maddi vakıaların eksik ve hatalı değerlendirilmesi, teknik ve hukuki tespitler bakımından çelişkiler içermesi ve somut olayın özelliklerine uygun olmayan varsayımlara dayanılması sebebiyle hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, Taraflarınca sunula uzman görüşü ile çelişkilerin giderilmediğini, yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğini beyanla İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04.12.2025 tarihli ve 08.12.2025 tarihinde tebliğ edilen, ihtiyati tedbire itirazlarımızın kısmen reddine ilişkin kararının, HMK m. 353/1-b-2 uyarınca kaldırılarak ihtiyati tedbire yönelik itirazlarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka ve ambalaj kompozisyonlarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair 05/12/2025 tarihli ara karara ilişkindir. Ara karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 1. FSHHM' nin 2024/92 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacıya ait markalar ile davalıya ait "...”, “...” ve “...” ibareli ürünlerin kullanıldığı ambalajları üzerinde kullanılan grafik kompozisyonlarının birbirleri ile benzer olarak algılandıklarına dair görüş bildirildiği, yargılamada alınan bilirkişi raporunda ise davalının "..." ve "..." ibareli ürünlerin kullanımın iltibas yaratmayacağı ve ancak "..." ibareli ürün yönünden benzerlik tespiti yapıldığı görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Değişik İş dosyasından alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait "...”, “...” ve “...” ibareli ürünler yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi yerinde olduğu gibi yargılamada alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat değerlendirmesinin davalı lehine değişmesi karşısında ihtiyati tedbir kararının davalıya ait "..." ve "..." ibareli ürünler yönünden kaldırılması ve "..." ibareli ürünler yönünden ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmesi yerinde olup, yargılamanın devamı sırasında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir kararı hakkında her zaman yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün olması karşısında taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 160,60 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 160,60 TL harcın davalı tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/03/2026