Başvuru, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararına karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin karar nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararına karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin karar nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/4/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, polis memuru olarak görev yapmaktayken 8/7/2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (701 sayılı KHK) ekli 1 sayılı listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı 18019549 başvuru numarası ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon 15/10/2019 tarihinde başvuruyu reddetmiştir. Kararda başvurucunun üst amirinin 26/1/2018 tarihli değerlendirmesinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasıyla (PDY) kuvvetli irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde görüş belirttiği ifade edilmiştir. Başvurucunun Samanyolu Yayın Grubu kanallarının Digiturk platformundan çıkarılmasını gerekçe göstererek Digiturk aboneliğini 8/10/2015 tarihinde iptal ettirdiği belirtilmiştir. Bunun yanı sıra başvurucunun FETÖ/PDY'nin örgüt arşivine göre emniyet teşkilatı içinde örgütün mahrem yapılanmasında yer aldığı vurgulanmıştır. Bu tespitlerden hareketle başvurucunun FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Komisyon kararı başvurucuya 6/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, İçişleri Bakanlığına karşı 20/1/2020 tarihinde Komisyon kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, herhangi bir disiplin sürecine dayanmadan ve savunma hakkı tanınmadan doğrudan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiş, anılan durumun masumiyet karinesine aykırı olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu, tesis edilen işlem ile mahkeme kararı olmaksızın terör örgütü üyesi olarak ilan edildiğinden yakınmıştır. Örgüt tarafından hukuka aykırı olarak kişisel verilerinin kaydedildiğini, bu kayıtlara dayanılarak tesis edilen işlemin sebep unsuru bakımından sakat olduğunu ileri sürmüştür. Ankara İdare Mahkemesi 24/1/2020 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Kararda 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi ile 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un maddesine yer verildikten sonra yürütmenin durdurulması isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu bu karara karşı 14/2/2020 tarihinde itiraz etmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 2/3/2020 tarihinde itirazı reddetmiştir. Kararda, 6755 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmediği belirtilerek uyuşmazlık konusu olaya uygulanacak olan maddenin yürürlükte olduğu ifade edilmiştir. Anılan karar başvurucuya 14/4/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 20/4/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2577 sayılı Kanun'un "Yürütmenin durdurulması" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. (Değişik: 2/7/2012 - 6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. ...... Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar;... idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine, ... kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir." 6755 sayılı Kanun'un "Yürütmenin durdurulması" kenar başlıklı maddesi şu şekildedir:" Olağanüstü hal süresince yayımlanan kanun hükmünde kararnameler kapsamında alınan kararlar ve yapılan işlemler nedeniyle açılan davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez."