1. Hukuk Dairesi 2026/1460 E. , 2026/2169 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/129 E., 2025/256 K. Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 969 parsel sayılı 963.428,57 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı neticesinde tapu kaydı, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildikten sonr…
1. Hukuk Dairesi 2026/1460 E. , 2026/2169 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/129 E., 2025/256 K. Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 969 parsel sayılı 963.428,57 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı neticesinde tapu kaydı, vergi kaydı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildikten sonra tashihen devir nedeniyle ... adına kayıtlanmış, 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uygulaması ile 1 01... parsel sayılı taşınmaz oluşmuştur. Davacı Hazine vekili; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 5 73... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı nedeniyle, 984 parsel sayılı taşınmazın ise 766 sayılı Kanun'un 42. maddesine göre ... adına, 969 parsel sayılı taşınmazın da kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edildikten yaklaşık 20 yıl sonra kadastro komisyon kararı ile söz konusu parsellerin ... adına olan bir vergi kaydı ve 28.05.1993 tarihli satış vaadi sözleşmesi dikkate alınmak suretiyle 969 parsel olarak ve yüz ölçümleri arttırılarak ... adına tescillerine karar verildiğini, dayanak vergi kaydının mühürsüz olup gerçeği yansıtmadığını, ...'na ait evrak kayıtlarında bu şahsa ait olabilecek miktarın 144.000 metrekare olarak belirtildiğini, bu miktardan fazla kısımda hakkı olmadığını, daha önce Kadastro Mahkemesinde açtıkları davanın husumet nedeni ile reddedildiğini belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalı ... vekili; Kadastro Mahkemesi kararı ile çekişmeli taşınmazın komisyon kararı gibi tesciline karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın ... tarafından 28.05.1993 tarihli düzenleme şeklinde satış sözleşmesi ile Güzelyurt Köyü Tüzel Kişiliğine satılması nedeni ile taşınmazın davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verildiğini, davalı yanın taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2013/286 Esas, 2015/1193 Karar sayılı kararı ile; Kadastro Komisyon kararına dayanak alınan vergi kaydının ... Vergi Dairesinin kayıtlarında yer almadığı ve herhangi bir sınır göstermediği, bu nedenle tespite esas alınamayacağı, taşınmazlara uygulanan 04.11.1952 tarih ve 32 sıra numaralı tapu kaydının kuzey sınırının tepe okumasına rağmen çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ... numaralı mera parseli bulunduğu, kaydın kuzey hududunun genişletilmeye elverişli olduğu, değişebilir nitelikteki sınırlarda kaydın miktarına itibar edileceği, bu nedenle 1983 yılında yapılan tespitin doğru olduğu, 984 parselin ... adına tespit gördüğü, tespite Hazinenin herhangi bir itirazının bulunmadığı, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 799.628,57 metrekarelik bölümün miktar fazlası olduğu, taşınmazın meradan kazanıldığı gerekçesi ile bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün çekişmeli taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilmek sureti ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/448 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek tapu kaydı ile Köy Tüzel Kişiliğinin akdi ilişkisi saptanması, tapu kaydının değişir sınırlı olduğu göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmazın öncesinin sınırda bulunan meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi, dava konusu taşınmaz mera niteliğinde değilse, dosya içerisinde bulunan krokiden yararlanılmak suretiyle ...’in çayırı ve yol sınırı ile bağlantısı kesilmeyecek şekilde kaydın kapsamının belirlenmesi, tapu kaydının oluşumuna ilişkin tescil ilamında Hazinenin taraf olmadığı göz önünde bulundurularak tapu kayıt kapsamındaki taşınmaz bölümünün zilyetlikle edinilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle edinilecek yerlerden ise zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılması, kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümü yönünden de zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin 18.07.2023 tarihli ve 2021/216 Esas, 2023/297 Karar sayılı kararı ile; dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, taşınmazın fiili durumu, getirtilen belgeler ve bilirkişi kök ve ek raporları esas alınarak fen bilirkişilerin raporunda (B) harfi ile gösterilen 819.418,00 metrekarelik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, Mahkemenin bozmaya uyularak verileren kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine; Dairenin 20.02.2025 tarihli ve 2023/5386 Esas, 2025/834 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazın mera olarak kullanıldığı ve köylünün taşınmazda hayvanlarını otlattığı beyan edilmiş, dosya arasında bulunan ziraat bilirkişi raporunda da çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olduğu, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya arasında bulunan ve çekişmeli taşınmaz bölümlerine ait olduğu anlaşılan fotoğraflara göre de taşınmazların mera niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde ... numaralı mera parseli de bulunduğu gözetildiğinde dava konusu taşınmaz bölümünün meradan açma olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenlerle çekişmeli taşınmaz bölümlerinin evveliyatının kamu orta malı niteliğinde mera olduğunun anlaşılması nedeniyle, dayanak tapu kaydının da Hazineyi bağlamayacağı gözetilerek Mahkemece taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli ve taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar da gözetilerek davanın tümden kabulüne karar verilmesi" gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemenin ilam başlığında belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazda köylülerin hayvanlarını otlattığı, alınan fotoğraflara göre öncesinde mera niteliğinde olduğu, günümüzde mera ile ayırıcı unsurunun bulunmadığı, taşınmaza komşu mera bulunması ve taşınmazın meradan açma nitelikte olduğu, taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek vasıfta olmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın tamamının mera vasfında olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 40.845,58 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.