T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/58 - 2026/7 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/58 KARAR NO : 2026/7 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 14.11.2025 NUMARASI : 2025/850 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 12.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/58 - 2026/7 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/58 KARAR NO : 2026/7 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 14.11.2025 NUMARASI : 2025/850 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 12.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.02.2025 tarihinde davalı ...'ya ait ve idaresinde bulunan ... plakalı ticari taksinin tam kusuru ile davacının yolcu olarak binmek üzere kapıyı açtığı sırada hareket etmesi sonucu davacının sürüklenerek yaralandığını, vücudunda kırıklar meydana geldiğini, uzun süreli tedavi görmek zorunda kaldığını, kalıcı fiziksel ile psikolojik zararlar oluştuğunu, davalının kazadan sonra sorumluluk üstlenmediğini, ödeme niyetinin bulunmadığını ve yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimalinin mevcut olduğunu, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL efor kaybı tazminatı, 100 TL bakıcı gideri tazminatı, 100 TL tedavi gideri ve 100 TL ulaşım giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalının aracının trafik kaydına, taşınır taşınmaz malları ile banka hesaplarına teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 14.11.20225 tarihli karar ile; dosya kapsamı değerlendirildiğinde; alacağın varlığı ve muacceliyeti ile borçlunun mal kaçırmaya yönelik somut ve yaklaşık ispat seviyesinde delil bulunmadığını, bu hususların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin bu aşamada yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; tazminatın kaza tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddi kararının hatalı olduğunu, davalı sürücününün asli, yaya davacının tali kusurlu olduğunu, alacağın muaccel olması ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davacı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İİK'nın 257. maddesi hükmüne göre: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. md.;Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir. Dosya kapsamına göre; 19.02.2025 tarihinde davalı ...'ya ait ve idaresinde bulunan ... plakalı ticari taksinin tam kusuru ile davacının yolcu olarak binmek üzere kapıyı açtığı sırada hareket etmesi sonucu davacının süreklenerek yaralandığı, vücudunda kırıklar meydana geldiği, uzun süreli tedavi görmek zorunda kaldığı ve kalıcı fiziksel ile psikolojik zararlar oluştuğu, davalının kazadan sonra sorumluluk üstlenmediğini, ödeme niyetinin bulunmadığını ve yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimalinin mevcut olduğunu belirterek, davalıya ait malvarlığı üzerine İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde, alacak miktarının hayatın olağan akışı içerisinde herkes tarafından ödenebilecek bir rakam olması, kusur oranı, davacının maluliyetinin ve iş göremezlik süresinin belirlenmemiş olması, talep edilen tazminat miktarı dikkate alındığında alacak muaccel ise de alacak miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi, alacağın miktarına ilişkin yaklaşık ispat koşullarının gerçeklemediği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ara karar yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin 14.11.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere12.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.