(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13434 E. , 2007/13735 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.11.1999 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat istemi yönünden kabulüne dair verilen 10.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13434 E. , 2007/13735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.11.1999 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın tazminat istemi yönünden kabulüne dair verilen 10.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki ile kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, bu istek kabul edilmediği takdirde de satış bedeli ve değer artırıcı masrafların tahsili istemine ilişkindir. . Davalılardan ... , taşınmazın yüklenici tarafından kendisine satıldığını ve tapuda iyiniyetle kazandığını belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece uyuşmazlık konusu bağımsız bölüm tapuda önceden davalı ... ’na satıldığından davacının dayandığı temlik sözleşmesi de geçersiz olduğundan mülkiyet aktarımı istemi reddedilmiş, bağımsız bölümün rayiç bedeli ile faydalı ve zorunlu giderlerin tahsiline karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın kısmen veya tamamen yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere bağımsız bölüm satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür.Aslında arsa sahibinin Borçlar Kanununun 364. maddesi uyarınca kural olarak eserin tesliminde devri gereken arsa payını inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırmasıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. Borçlar Kanununun 163. maddesi hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Ne var ki alacağın temlikinde aranan yazılı şekil temlik sözleşmesinin resmi şekilde yapılmasına engel değildir. Nitekim uygulamada yükleniciden şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilerin temlik sözleşmesini adi yazılı satış sözleşmesi veya noterde düzenleme şekilde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak yaptıkları görülmektedir.