Başvuru, mesleki nedenlerle yürütülen bir soruşturma sırasında başvurucunun dinî görüşünün ve mezhebinin araştırılmasının özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkını; kamu görevlileri hakkındaki şikâyetlerinin eksik ve yetersiz incelemeyle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mesleki nedenlerle yürütülen bir soruşturma sırasında başvurucunun dinî görüşünün ve mezhebinin araştırılmasının özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkını; kamu görevlileri hakkındaki şikâyetlerinin eksik ve yetersiz incelemeyle reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ankara'daki bir devlet okulunda felsefe öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından aynı okulda görev yapan ve aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı kişiler hakkında okul müdür yardımcısının şikâyeti üzerine soruşturma başlatılmıştır. Bu soruşturma sonrasında gerek başvurucuya gerekse tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulan diğer kişilere mezhebiyle ilgili sorular sorulduğu ve bu kişilerin rencide edildiği ileri sürülerek soruşturmayı yapan denetçilerin görevini kötüye kullandıkları iddiasıyla 20/9/2013 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca yapılan ön inceleme neticesinde Millî Eğitim Bakanlığının 6/2/2014 tarihli kararı ile ilgili denetçiler hakkında soruşturma izni verilmemiştir. Başvurucu, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni verilmemesine dairkarara karşı şikâyetçi sıfatıyla 24/2/2014 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulunmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun 21/5/2014 tarihli kararıyla ön inceleme raporu ve eki belgelerde yer alan tespitlerin isnat edilen eylemden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlikte olmadığı gerekçesiyle itiraz reddedilmiştir.Ret kararı 5/7/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4483 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre işlem yapabilirler; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunarlar. Ön inceleme birden çok kişi tarafından yapılmışsa, farklı görüşler raporda gerekçeleriyle ayrı ayrı belirtilir. Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi şöyledir:"(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır." 5237 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)"