12. Ceza Dairesi 2021/9578 E. , 2023/3043 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2020/692 E., 2020/572 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanu…
**12. Ceza Dairesi 2021/9578 E. , 2023/3043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2020/692 E., 2020/572 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 15.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/548 soruşturma sayılı dosya kapsamında 26.12.2013 tarihinde müvekkilinin şahsi aracı olan ... plaka sayılı 1999 model kırmızı renkli Mitsubishi marka kapalı kasa kamyonete el konulduğunu, 5 yıla aşkın bir süre yedi emin otoparkında kalan aracın 15.10.2018 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesiyle iadesine karar verildiğini, müvekkilinin 5 yıl boyunca kullanmadığı aracına ilişkin tüm vergileri yatırdığını, müvekkilinin büyük bir mağduriyet yaşadığını belirterek 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın el konulma tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 25.01.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/38 Esas 2020/55 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/692 Esas 2020/572 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; dava konusu aracın işçi ve tuğla taşımada kullanıldığını, 5 yıl boyunca aracın vergisinin ödendiği halde aracın el konulması nedeniyle kullanılamadığını, bilirkişi raporunda tespit edilen kira bedelinin maddi tazminata dahil edilmemesi ve davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; tazminata konu Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca 2013/548 soruşturma sayılı dosyası kapsamında yapılan teknik takip çalışmaları sonucunda, başta yurt genelinde çalınan ve hacizli yakalamalı araçların bir kısmını aynı marka ve özellikteki ağır hasarlı araçlara uyarlanıp change (şasi numarası değişim) işlemi yapıldığı, çalıntı araçlara resmi kimlik kazandırıldıktan sonra Batman ili ve çevre illerde hileli bir şekilde piyasaya sürüldükleri konuyla ilgili olarak soruşturmaya başlanıldığı, davacıya ait ... plaka sayılı, 199 model kırmızı renkli Mitsubishi marka kapalı kasa kamyonete bu suç kapsamında 26.12.2013 tarihinde el konulduğu, yürütülen soruşturma kapsamında dosyanın tefrik edilerek, bahse konu ... üzerinde Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen uzmanlık raporu ile somut olayda oto change işleminin gerçekleşmediği, ele geçen şasi numaralarının orijinal olduğu dolayısıyla atılı suçun unsurları oluşmadığı anlaşılarak bu nedenle davacı ... hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.10.2018 tarih ve 2018/17911 soruşturma, 2018/16376 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 26.12.2018 tarihinde de davacıya ait aracın davacı tarafından teslim alındığı görülmüştür. Davacının soruşturmasının yapıldığı ve davacıya ait ... plaka sayılı araca el konulduğu soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması nedeniyle aracın haksız el koyma nedeniyle otoparkta kaldığı günlerde otopark ve çekici ücreti ile birikmiş amortisman bedeline ilişkin davacının CMK'nın 141/1-j maddesi gereğince maddi tazminat talebinde bulunabileceği tereddütsüz görülmüş, mahkememizin CMK 142/6 ncı maddesi gereğince koruma tedbiri nedeniyle tazminat istemlerinde tazminat hukukunun genel prensiplerine göre değerlendirme yapılacağı Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2007/3 esas ve 2007/8-2 karar sayılı ilamı ile belirtmiş olmasına göre maddi zarar kavramından anlaşılması gereken zararın zikrolunan ilanda belirtildiği üzere davacının uğradığı kazanç kaybı olduğu, mahkememizce bu husular gözetilerek uzman bilirkişiden rapor alındığı ve uzman bilirkişinin davacının maddi zararını; 128.030,00 TL de kiralama sonucu elde etmesi muhtemel kar olarak belirlediği, sonuç olarak net kazancı; hesaplanan kira bedelinden aracın amortisman gideri ile vergi ödemeleri indirmek suretiyle 105.971,00.TL olarak hesaplamışsa da; mahkememizce bu belirlemeye kısmen itibar olunduğu, bilirkişice belirlenen maddi zarar içerisinde, aracın kiraya verilmesi halinde hesaplanmış zararın da olduğu, bu hali ile hesaplanan zararın muhtemel zarar olduğu, zikrolunan yüksek mahkeme kararında da belirtildiği üzere ortaya çıkması muhtemel zarara göre tazminat talebince bulunulamayacağı, keza mahkememizce davacının aracının el konulmuş olduğu tarihler arasında salt bu yüzden maddi kaybının; aracın amortisman gideri ile otopark ve çekici ücreti toplamı 27.737,04 TL'nin (18.500,00'TL si aracın amortisman gideri, 9.237,04 TL'si ise aracın çekici ve otopark ücreti olmak üzere) kabulünün hakkaniyete uygun olacağı düşünülmüş, 18.500 TL'lik amortisman giderinin, aracın el koyma tarihinden, davacının aracı teslim aldığı tarihe kadar hesaplandığı dikkate alınarak 18.500 TL maddi tazminata 26.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 9.237,04 TL maddi tazminata ise otopark ve çekici ücretinin ödendiği tarih olan 01.01.2019 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, davacının aracına el konulması nedeniyle hakkında manevi tazminatın hükmedilmesini gerektirir salt bu yüzden oluşmuş elem, acı ve üzüntü tespit olunamadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye, kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmamasına, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmamasına, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olmasına ve incelenen dosya kapsamına göre; yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/17911 soruşturma 2018/16376 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacıya ait araca resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında 18.12.2013-26.12.2018 tarihleri arasında 5 yıl 8 gün süre ile el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda 15.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığında karar verildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda davacının maddi zararına ilişkin el konulan süre dikkate alınarak 128.030 TL kira bedeli olarak belirlendiği, sonuç olarak; hesaplanan kira bedelinden aracın amortisman gideri ile vergi ödemeleri indirmek suretiyle 105.971,00.TL olarak hesaplamışsa da; mahkemece bu belirlemeye kısmen itibar olunarak bilirkişice belirlenen maddi zarar içerisinde aracın kiraya verilmesi halinde hesaplanmış zararın da olduğu, bu hali ile hesaplanan zararın muhtemel zarar olduğu, ortaya çıkması muhtemel zarara göre tazminat talebince bulunulamayacağı gerekçesiyle davacının aracının el konulmuş olduğu tarihler arasında maddi kaybının; aracın amortisman gideri ile otopark ve çekici ücreti toplamı 27.737,04 TL olarak belirlenerek bu miktarın tazminat olarak hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/692 Esas 2020/572 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.