4. Hukuk Dairesi 2023/7777 E. , 2024/6911 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/447 E., 2023/698 K. DAVA TARİHİ : 03.07.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/235 E., 2020/182 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı …
**4. Hukuk Dairesi 2023/7777 E. , 2024/6911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/447 E., 2023/698 K. DAVA TARİHİ : 03.07.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/235 E., 2020/182 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'den kredi borcu sebebi ile alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4437 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı hisselerini eski eşi olan diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen borcun asıl borçlusu dava dışı Kürüm Demir Sanayi Dış Tic. A.Ş. olup, bahsi geçen şirket halen ticari faaliyetine devam ettiğinden borcun tahsil kabiliyeti mevcut olduğunu, dolayısıyla kanunun aramış olduğu özel dava şartı olan "aciz hali" gerçekleşmediğini, davalılar arasındaki boşanmanın muvazaaya dayalı olmadığını ve eşlerin arasında husumet bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.