14. Hukuk Dairesi 2016/17639 E. , 2020/5603 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 01.02.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 02.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K …
**14. Hukuk Dairesi 2016/17639 E. , 2020/5603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 01.02.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 02.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Davacı; ... kızı ...’ın bekar olarak 17/01/2016 tarihinde vefat ettiğini, kardeşi ...’ın da bekar ve çocuksuz vefat etmesi nedeniyle kendisinin mirasçı sıfatı bulunduğu gerekçesiyle muris ...’a ait veraset ilamının verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Mahkemece, davacının mirasçı sıfatı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç da davanın niteliğine uygun düşmemiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda davanın kabulüne karar verilmesi için miras bırakanın nüfusa kayıtlı olması zorunlu değildir. Miras bırakanın gerçekte var olduğu ancak nüfusa kayıtlı olmadığı, mirasçı bırakmaksızın öldüğü belirlendiği takdirde son mirasçının Hazine olacağı göz önüne alınarak buna göre mirasçılık belgesi verilmesi gerekir. Bu tür davaların reddine karar verilebilmesi için miras bırakanın hiçbir şekilde yaşamadığının, böyle bir kişinin mevcut olmadığının belirlenmesi veya davacının miras bırakanın mirasçısı olmadığının tespiti gerekir. Mahkemece verilen yetki üzerine açılan davalarda davanın kabulüne karar verilebilmesi için davacının mirasçı olmasının gerekmediği de kuşkusuzdur.