1. Hukuk Dairesi 2011/1797 E. , 2011/3122 K. "" MAHKEMESİ : KADIKÖY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı C.'in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak 1020 ada 36 parselde yer alan 5. kat 9 nolu bağımsız bölümünü davalılara satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, miras bırakan taraf…
**1. Hukuk Dairesi 2011/1797 E. , 2011/3122 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KADIKÖY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı C.'in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak 1020 ada 36 parselde yer alan 5. kat 9 nolu bağımsız bölümünü davalılara satış yoluyla devrettiğini ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, miras bırakan tarafından davalılara yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacının miras payı oranında tapunun iptal ve tesciline karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden, dava konusu 1020 ada 36 parseldeki 12 nolu bağımsız bölümün miras bırakan C.tarafından 01.11.2004 tarihinde 1 / 3’er paylı olarak satış suretiyle davalı çocuklarına temlik edildiği, akit tarihinde miras bırakanın davacı ile evli olmadıkları, miras bırakanla davacının daha sonra 30.11.2004 tarihinde evlendikleri, miras bırakanın ise 17.06.2008 tarihinde vefat ettiği davacının miras bırakanın 2. eşi, davalıların da 1. eşten olma çocuklar oldukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.