6. Hukuk Dairesi 2024/2304 E. , 2025/1928 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/407 E., 2024/519 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/289 E., 2023/850 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara …
**6. Hukuk Dairesi 2024/2304 E. , 2025/1928 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/407 E., 2024/519 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/289 E., 2023/850 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 08.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'nden aldığı yol yapım ihalesine ilişkin olarak, müvekkili ile de alt yüklenicilik sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin taşeron olarak işi süresinde tamamlayıp teslim ettiğini, davalı söz konusu iş nedeniyle damga vergisinden muaf olduğundan, müvekkili şirketin de muaf olduğunu, buna rağmen müvekkilinin hakedişlerinden 814.491,49 TL damga vergisi kesintisi yapıldığını ve yapılan bu kesintinin vergi dairesine yatırılmadığını, bu tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ihaleyi veren idare ile yapılan ana sözleşme ve eklerinin davacıyı da bağladığını, davacının ara hakedişlere ve kesin hakedişe ihtirazi kayıt koymadan ödemeleri kabul ettiğini, bu nedenle sözleşme gereğince kesilen damga vergisi kesintilerinin iadesini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen alt yüklenicilik sözleşmesi gereğince düzenlenen 24 adet hakedişe dayalı olarak davalı tarafından davacıya ödemeler yapıldığı, düzenlenen hakedişlerde davalı tarafından toplam 814.491,79 TL damga vergisi kesintisi yapıldığı, davalı ile dava dışı idare arasında imzalanan ana sözleşme kapsamında, davalıdan damga vergisi kesintisi yapılmadığı, ihale konusu işin damga vergisinden istisna olduğu, bu itibarla davalının damga vergisini ödemediği halde davacının hakedişlerinden bu kesintiyi yaptığı, ne var ki sözleşmenin eki niteliğindeki YİGŞ 40. maddesindeki usule uygun olarak hakedişlere itiraz etmeyen davacının, damga vergisi kesintisinin iadesini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: Dava konusu talebin doğrudan eser sözleşmesinden kaynaklanmadığını, sözleşmedeki edimlerin ifa edilip edilmemesiyle de ilgili olmadığını, müvekkilinin hakedişinden damga vergisi adı altında kesilen tutarın vergi dairesine ödenmediğini, uyuşmazlığın vergi mevzuatından kaynaklandığını, davalı kestiği damga vergisini, vergi dairesine yatırmış olsa idi herhangi bir uyuşmazlık çıkmayacağını, davalı bu tutarı vergi dairesine yatırmadığından, vergi dairesinin müvekkilinden tahsil ettiğini, alacağın sebepsiz zenginleşmeden veya haksız fiilden kaynaklı bir alacak olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ihtirazi kayda ilişkin 40 ve 41. maddelerinin, sözleşme nedeniyle yapılan imalatlar, birim fiyatlar, fiyat farkı, iş bedeli gibi sözleşmenin asli unsuru olan alacaklara ilişkin olduğunu, verginin ise tarafların tasarrufunda olan bir konu olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu belirtildikten sonra söz konusu tablonun 1. bölümünde; mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknamelerden belli bir parayı ihtiva edenlerin nispi damga vergisine tabi tutulacağı, Kanunun 3. maddesinde de; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında, dava dışı Karayolları 9. Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen, 2011/80114 ihale kayıt numaralı Diyarbakır – Ergani Yolu (Gap) KM: 10+500-45+500 Arası Toprak İşleri (Kavşak Düzenlemeleri) Sanat Yapıları, Üstyapı ve Bitümlü Sıcak Karışım Kaplama Yapılması İşine ilişkin alt yüklenicilik sözleşmesi düzenlendiği, davacı alt yüklenicinin bu işe ilişkin olarak 04.10.2013 – 23.12.2016 tarihleri arasında düzenlenen hakedişlerinden toplam 814.491,49 TL tutarında damga vergisi kesinti yapıldığı anlaşılmıştır. Vergi Dairesinin 23.05.2023 tarihli yazısında, ihale konusu işin damga vergisi yönünden takdire sevk edildiği, ilgili takdir komisyon kararına göre söz konusu mükellef ... Oto..A.Ş. hakkında ihbarname düzenlendiği, damga vergisi tahakkuk ettirildiği ve mükellefin toplam 889.985,69 TL ödeme yaptığı bildirilmiştir. Anılan Yasa hükümlerine ve dosyaya gönderilen Vergi Dairesi yazılarına göre, uyuşmazlık konusu damga vergisinin mükellefi olan davacının hakedişlerinden, davalı tarafından damga vergisi kesintisi yapılmış olmasına rağmen, ilgili Vergi Dairesine kesilen bu tutarların ödenmediği, bu nedenle davacının Vergi Dairesine tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığı ve sonuç olarak, davacının hakedişlerinden yapılan damga vergisi kesintisinin davalının uhdesinde kaldığı ve davalının bu suretle davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.