Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3988 E. , 2024/4716 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3988 Karar No : 2024/4716 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Kahramankazan Belediye Başka…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3988 E. , 2024/4716 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3988 Karar No : 2024/4716 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Kahramankazan Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde mühendis olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması nedeniyle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idare tarafından davacının sözleşmesinin çalıştığı kadroda personel ihtiyacı bulunmaması nedeniyle yenilenmediği belirtilmiş ise de; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sözleşmeli personelin kamu görevlisi olarak kabul edildiği, davacının hizmet sözleşmesinin 15. maddesinde sözleşmenin hangi hallerde feshedileceğinin düzenlenmesi ve sözleşmenin feshinin objektif kriterlere bağlanması gerektiği hususları dikkate alındığında, idarede boş bulunan mühendis kadrosunda davacının hizmetine ihtiyaç duyulması üzerine 2016 tarihinden itibaren sözleşme imzalandığı ve en son olarak yeniden hizmetine ihtiyaç duyulduğundan bahisle, 01/01/2020 tarihinden 31/12/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere imzalanan sözleşme ile davacının, davalı idarede göreve başladığı, ancak; dava konusu işlem tesis edilmek suretiyle sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirildiği, Mahkemece verilen ara kararlarına cevaben gönderilen savunma ve beyan dilekçeleri ile eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı ya da kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda görevini gereği gibi yerine getirmediği yolunda hukuken kabul edilebilir nitelikte somut bilgi veya belgelerin bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacı ile imzalanan sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin işlemin haklı bir nedene dayanmadığı ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 31/12/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin sözleşmenin feshi değil, yenilenmemesi olduğu, davacının işinin, uzmanlık gerektirecek nitelikte olmadığı ve yaptığı işe dönem dönem gereksinim duyulduğu, sözleşmenin 31/12/2020 tarihinde kendiliğinden sona erdiği, davacının uzmanlığını gerektirecek alanda devam eden ya da sözleşmeli personel çalıştırılması öngörülen süre içinde yapılması planlanan bir projesinin, dolayısıyla sözleşmeli personel çalıştırılmasına gerek olup olmadığı hususları araştırılmaksızın karar verildiği, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı ve sözleşmesinin bitiminden sonra yerine personel alınmadığının somut bilgi ve belgelerle ispat edildiği, Mahkeme kararı ile personel istihdamına zorlanılamayacağı, takdir yetkisinin yasalara ve usulüne uygun şekilde kullanıldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "yoksun kaldığı parasal haklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 31/12/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 22/01/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 31/12/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.