10. Hukuk Dairesi 2012/11855 E. , 2012/12246 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :55-1088 Dava, ödeme emrinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava dilek…
**10. Hukuk Dairesi 2012/11855 E. , 2012/12246 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :55-1088 Dava, ödeme emrinin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dava dilekçesinde; hem şahıs, hem de şirket hakkında dava açıldığı halde, mahkemece şirket hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi, ayrıca infazda tereddüt oluşturacak şekilde, karar başlığında iki davacı olduğu halde, hangi davacıdan olduğu belirtilmeden, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması isabetsizdir. 2-Davacılardan ...’nun davasının kabulüne ilişkin hükmün temyizine gelince; tüzel kişiliği bulunan işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35 ve 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen prim, sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler mal varlıklarıyla sorumludurlar. Her iki düzenlemede de sadece ortak olmak yeterli olmayıp, prim alacağının tahakkuk ettiği veya ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunmayı gerekli kılmaktadır. 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde ise; limited şirket ortaklarının kamu alacaklarından sorumluluğu düzenlenmiş, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılması koşuluyla şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı öngörülmüştür. ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 hissesini 23.09.2002 tarihinde devralarak şirket ortaklığına giren, 16.08.2005 tarihinde de 10 yıllığına şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olan, davacıya, ortağı olduğu şirketin 2003/8 ila 2005/8. aylar prim borçları nedeniyle ödeme emri tebliğ edilmiş olup, ödeme emirlerinde sorumluluk dayanağı, 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi ile, 5510 sayılı Yasanın 88 ve 89. maddeleridir. Mahkemece, davanın kabulü yönünde kurulan hükümde ise, davacının takip tarihinde şirketde pay sahibi olmadığı gibi, şirketten tahsil imkanının kalmadığının saptanmadığı gerekçesine yer verilmiştir.