Başvuru, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru konusu Çorum'un İskilip ilçesine bağlı Bahabey Mahallesi'nde 197 ada 5 (imar planında yapılan değişiklik sonrası 53) parsel sayılı 569,78 m² yüz ölçümlü arsa üzerinde bulunan üç katlı ahşap ev, iki katlı briket dükkân, depo ve merdiven İskilip Belediyesinin (Belediye) 5/5/1986 tarihli kararıyla 524,306 TL (eski TL ile) değer biçilerek kamulaştırılmıştır. Belediye tarafından, kamulaştırılan taşınmazın davalı olması nedeniyle kamulaştırma bedeli 30/5/1988 tarihinde Vakıflar Bankası İskilip Şubesine (Banka) talimata istinaden ödenmek üzere bloke edilmiştir. Ardından 8/6/1988 tarihinde taşınmaz, Belediye adına tescil edilmiştir. Başvurucular, hisse sahibi oldukları taşınmazlarının kamulaştırılmasına rağmen bedelinin ödenmediği gerekçesiyle Belediye aleyhine 1/6/2004 tarihinde İskilip Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası açmıştır. Mahkemece 2/11/2004 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; davanın süresinde açılmadığı, taşınmazın kamulaştırıldığı ve bedelinin bloke edilerek başvurucuların murisine işlemin tebliğ edilmesi nedeniyle paranın alınıp alınmaması hususunun Belediyeyi ilgilendirmediği belirtilmiştir. Öte yandan daha önce açılan ve süre aşımından reddedilen kamulaştırma bedelinin artırılması davasında bu hususun ileri sürülmediği vurgulanmıştır. Ayrıca bloke edilmesine rağmen bedelin ödenmediği iddia ediliyorsa husumetin bankaya yöneltilmesi gerektiği açıklanmıştır. Başvurucular tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince 27/6/2006 tarihinde onanmış ancak karar düzeltme talebi kabul edilerek 7/7/2011 tarihinde bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı gerekçesinde; kamulaştırma hâlinde mülkiyetin tescilinden önce idareye geçmesinin kanun gereği olduğu fakat Anayasa'nın kamulaştırmayı, karşılığının peşin ödenmesi koşuluna bağlı tutması nedeniyle bu geçişin ancak kamulaştırma karşılığının ödenmesi veya malikin emrine depo edilmesi tarihinde gerçekleşeceği vurgulanmıştır. Bununla birlikte banka hesabına yatırılan bedelin malike ödenmesinin idarenin talimatı şartına bağlandığı ve paranın ödendiğinin de idare tarafından ispatlanmadığı ifade edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile başvurucuların uğradığı zarar tespit edilerek tazminin gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak bilirkişi raporu alınmıştır. 8/3/2013 havale tarihli bilirkişi raporunda, başvurucuların murisinin kamulaştırma tarihinde tespit edilen 524,306 TL bedel üzerinden 13824/84480 oranı üzerinden pay sahibi olduğu ve bu oran üzerinden başvurucuların murisine 000 TL hisse düştüğü ve bunun yeni Türk lirası değerinin 4,67 TL olduğu belirtilmiştir. Ayrıca murisin vefatıyla başvurucuların 1/5 payla eşit hisseye sahip olmaları nedeniyle her bir başvurucunun 0,93 TL pay sahibi olduğu ve bu değerin dava tarihindeki denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanması sonucu 405,69 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece 21/2/2014 tarihinde asıl davanın kısmen kabulüne, kamulaştırma bedelinin artırılması davasının yargılamasının yenilenmesi talebine ilişkin olarak birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. Kararda her bir başvurucu için 0,94 TL'nin kamulaştırmanın tebliğ tarihi olan 28/10/1986 tarihinden 17/10/2001 tarihine kadar yasal faizle, 17/10/2001 tarihinden sonra ise kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizle ödenmesine hükmedilmiştir. Ayrıca asıl davada reddedilen miktar üzerinden başvurucular aleyhine 170 TL vekâlet ücretine karar verilmişken lehlerine 500 TL vekâlet ücretine hükmolunmuştur. Kararın gerekçesinde ise bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek hüküm kısmı tekrar edilmiştir. Başvurucular tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 24/11/2016 tarihinde onanmıştır. Karar düzeltme istemi de Daire tarafından 23/5/2018 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucular vekiline 14/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 18/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Kamulaştırma bedelinin değer kaybı şikâyetleri ile ilgili hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073, 6/7/2017, §§ 18-