5. Hukuk Dairesi 2024/13172 E. , 2025/4641 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/277 Esas, 2021/264 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2020 tarih ve 2019/380 Esas, 2020/228 Karar Sayılı Kararı Davacının açtığı davada Mahkemenin yetkili olmadığı, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili bulunduğu, derdestlik itirazının görevli ve yetkili mahkemece incelenmesi gerektiği sonucu 6100 sayılı Hukuk Muhakem…
**5. Hukuk Dairesi 2024/13172 E. , 2025/4641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/277 Esas, 2021/264 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2020 tarih ve 2019/380 Esas, 2020/228 Karar Sayılı Kararı Davacının açtığı davada Mahkemenin yetkili olmadığı, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili bulunduğu, derdestlik itirazının görevli ve yetkili mahkemece incelenmesi gerektiği sonucu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 5 inci, 6 ncı ve 10 uncu maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2021 tarih ve 2020/227 Esas, 2021/264 Karar Sayılı Kararı Tüm dosya kapsamına göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. Değerlendirme 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanun'un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. Taraflar arasındaki dava, satış sözleşmesinden ayıp nedeni ile dönülmesi ve satış bedelinin iadesi ile satılan için yapılan giderlerin ödenmesi istemine ilişkindir. 3. Dosya kapsamından tarafların tacir sıfatını haiz olmadığı, yine taraflar arasındaki hukuki ilişki nazara alındığında kesin bir yetkili kuralının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. 4. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince aksine yasal bir düzenleme olmadıkça genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Bu hükme göre her dava açıldığı tarihte davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde görülecektir. 5. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili düzenlemeyi içeren, kamu düzenine ilişkin olmayan ve özel yetki kuralı niteliğinde bulunan 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ise “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” düzenlemesini içermektedir. 6. Bu doğrultuda sözleşmenin ifa edileceği yerin belirlenmesinde 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 89 hükmü dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu madde; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2.Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,