T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/132 Esas KARAR NO : 2026/426 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/310 Esas,14.10.2025 Tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/132 Esas KARAR NO : 2026/426 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/310 Esas,14.10.2025 Tarihli ara karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki faturalardan görüleceği üzere tarafların pastahane ve restoran ürünlerinin müvekkiline satılması konusunda anlaştığını ve müvekkili tarafından bedelin ödenmesi için bu satış karşılığında 28/02/2025 keşide tarihli ... seri numaralı muhattabı ... olan, 1.200.000,00-TL tutarındaki çekin ciro edildiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin bankadaki hesaplarına ve mal varlıklarına haciz konulduğunu, davalının avukatının müvekkilini arayarak fiili haciz yapacağını ve bu işlemin yapılmasını istemiyorsa taraflar arasında düzenlenecek protokolü imzalaması gerektiğini beyan ederek müvekkilini tehdit ettiğini, borçlu olmamasına rağmen 28/03/2025 tarihli protokol ve takip konusu senetlerin müvekkiline imzalatıldığını, müvekkilinden gerçekte olduğu miktardan çok daha fazla borcu bulunmamasına rağmen 04/04/2025 tarihli 350.000,00-TL bedelli, 11/04/2025 tarihli 1.195.000,00-TL bedelli ve 15/04/2025 tarihli 500.000,00-TL bedelli senetler alındığını, bu senetler açısından müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu senetler ve protokolün müvekkilinden haciz tehdidi ile alındığını, müvekkilinin davalıya senetlerden ve protokolden kaynaklanan borcunun bulunmadığını, davalıya dava konusu icra dosyasına bildirdiği üzere tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla protokolde belirtilen icra dosyalarındaki alacakların tahsili için ikinci kez takip yapıldığından bu ödemelerin ve yapılan harici tahsilatların mahsubu ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, ayrıca tarafların ticari defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalıya verilen senetlerin teminat senedi olduğunu, TBK 19 maddesi gereğince tarafların gerçek iradesinin araştırılması gerektiğini, bu senetlerin takibe konulmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle, müvekkilinin davalıya İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitine, öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte olunması halinde ise teminatlı olarak İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası bakımından tedbir taleplerinin kabulüne, davalının haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığından İİK 72. Madde uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesinin 02.05.2025 Tarihli ara kararı ile; "İcra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden takibin durdurulmasına yönelik istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak çoğun içinde az da vardır kuralı gereği davacı talebi ile ilgili icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir verilebilmesi için İİK m72. İle HMK 389 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi ve ilerde açılması muhtemel davanın esasının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı iddiası, dosya kapsamı ve sunulan deliller kapsamında telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmış ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu dava konusu miktarın %15'inin nakdi veya gayrinakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması halinde İİK’nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesini teminen tedbirin kabulü" şeklinde karar verilmiştir.05/05/2025 tarihli ara karar:"Mahkememizin 02/05/2025 tarihli ara kararı ile her ne kadar sehven "İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı dosyasında icra takibine konu miktar olan 1.605.090,02-TL'nin %15'i olan 240.763,50-TL'nin mahkeme veznesine nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu olacak şekilde gayrinakdi teminatın yatırılması halinde, İİK’nın 72/3. maddesi uyarınca; İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında İCRA VEZNESİNE YATIRILAN PARANIN TEDBİREN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİNE," karar verilmişse de, davacı vekilinin 05/05/2025 tarihli dilekçesi ile kararda belirtilen icra takibine konu miktarın 1.605.090,02-TL olmadığını, bakiye miktarın 731.695,04-TL olduğunu beyan ettiği görülmekle, dosya incelendi. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE," şeklinde karar vermiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİLMESİ İlk derece mahkemesinin 14/10/2025 tarihli ara kararı;"...İcra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak davacı talebi ile ilgili icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir verilebilmesi için İİK m 72. İle HMK 389 maddelerinin birlikte değerlendirildiğinde davacı iddiası, dosya kapsamı ve sunulan deliller kapsamında telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmış olmakla İhtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Mahkemenin yetki itirazını gözardı ettiğini, davanın yetkisizlik mahkemede açıldığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında genel yetki kuralı gereği davalı şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun kabulünün gerektiğini,İhtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, aksine dosyaya sunulan 28.03.2025 Tarihli protokol ve muacceliyet sözleşmesinin borcun varlığına en güçlü delil olduğunu, hiçbir zorlama olmaksızın bir ödeme planı ve protokol imzalandığını, protokol ve senetler 28.03.2025 tarihinde imzalanmışken fiili haczin ise bir ay sonra 21.04.2025'te vuku bulduğunu, bir ay sonra yapılacak haczin bir ay öncesinden ikrah teşkil edecek şekilde iradeyi sakatladığını iddia etmenin kabul edilemeyeceğini, Bir hakkın kullanımı olan icra takibi veya haciz ihtarı, Türk Borçlar Kanunu kapsamında iradeyi sakatlayan bir tehdit olarak kabul edilemeyeceğini, Mahkemenin, 02/05/2025 tarihli ilk kararında tedbir talebini haklı olarak reddetmişse de, aynı gün içinde hiçbir yeni delil sunulmadığı halde bu kararından dönerek tedbir kararı verdiğini,Davacıların dava açma haklarından feragat ettiklerini, davacı borçluların, protokolü imzalayarak hem mevcut icra dosyalarındaki borçları ve ferilerini kabul ettiklerini, hem de bu borçlara ilişkin menfi tespit davası açma haklarından açıkça ve gayrikabili rücu olarak feragat ettiklerini, hukuki yarar yokluğu nedeni ile talebin reddi gerektiğini, Senetlerin ödeme aracı olduğu protokolle de sabit olduğunu, 28/03/2025 tarihli protokolün 4/a maddesinde; "İşbu protokol mevcut dosyaların tahsiline yönelik bir anlaşma olup borcun yenilenmesi anlamına gelmemektedir. Bu protokol ve bono teminat senedi değil bir ödeme aracıdır." hükmü yer aldığını,Mahkemenin kararından dönmesinin yerinde olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verdiği ilk kararın istinaf yolu açıkken mahkemece aynı gün üstelik şartlarda hiçbir değişiklik olmaksızın dönmesinin kabul edilemeyeceğini, istinaf mahkemesinin yetkisinde olan bir değerlendirmenin yerel mahkemece rücu yoluyla yapılmasının hatalı olduğunu,Teminat miktarının hatalı belirlendiğini, mahkemece, icra müdürlüğünden güncel kapak hesabı almadan veya ödemeleri teyit etmeden, bakiye borcun 731.695,04-TL olduğu iddiasını esas alınarak teminatın düşürüldüğünü, teminat miktarının düşürülmesine dayanak teşkil eden belgelerin, herkes tarafından her zaman düzenlenebilir nitelikteki "adi evrak" mahiyetinde olduğunu, davacı tarafın, belirlenen bu düşük teminat miktarını dahi yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo etmediğini, teminatı yatırma süresinin açıkça gösterilmemesi bir usul eksikliği olup, her halükarda yasal bir haftalık süre içerisinde bu yükümlülüğün yerine getirilmediği sabit olduğunu, teminatın süresinde depo edilmemesi nedeniyle, verilen ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden hükümsüz kaldığını belirterek 16.12.2025 tarihli kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulları oluşmuş olup ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde de usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/03/2026